
Raporda, çocuk mahpuslara özellikle hastane ve mahkeme sevklerinde çıplak arama uygulamasının dayatıldığı ve çocukların infaz koruma memurlarının ve jandarmaların kötü muameleleri ile karşılaştıkları belirtildi. Koğuşlarda bulunan tuvaletlerin gün boyunca gardiyanların izni dahilinde kapılarının açılmasının onur kırıcı ve aşağılayıcı olduğuna değinilen raporda, çocuk mahpusların doğrudan diğer mahpusların önünde yahut görüp/duyulabilecek mesafelerde kaba dayağa, ağır hakaretlere maruz bırakıldığı belirtildi.
Çıplak arama dayatması
Çocuklara zor kullanılarak çıplak aramanın dayatıldığına yer verilen raporda, "Çocuklardan biri Haziran 2013'te diğer arkadaşları ile birlikte hastaneye gitmek üzere ring aracına bindirilmeden önce kendilerine zor kullanılarak çıplak aramanın uygulandığını bildirmiştir. Olayın gelişimi hakkında ise, kamerasız odaya alındıklarında, bir infaz koruma memurunun 'soyunmalarını' söylediğini, kabul etmediklerinde odaya dört beş infaz koruma memurunun girdiğini, zor ve şiddet ile üzerlerinde bulunan tüm kıyafetlerin çıkarıldığını belirtmiştir. Ayrıca, bir diğer çocuk da, diğer arkadaşlarının bulunmadığı, yalnız başına hastane sevki için gittiği bir zamanda dört infaz koruma memuru tarafından üzerinde bulunan tüm kıyafetlerin zorla çıkartılarak çıplak aramaya maruz bırakıldığını dile getirmiştir" denildi.
Çocuklar gözetleniyor
Çocukların yaşam alanları ise kamerayla izleniyor. Çocukların yaşadığı odada birer şahsi banyo ve tuvalet bulunuyor, sabah saat 7'de yapılan sayımla birlikte çocuklar sabah sporu için çıkarılmakta ardından gün boyunca ortak alanda bulunmaktalar. Odaların dışında çocukların yaşadığı alanı izleyen dört adet kamera olduğuna dikkat çekilen raporda "Ayrıca, çocukların yaşadığı alanı, dışarıdan izlemeye olanak veren bir camlı bölüm içerisinde 7/24 gardiyan bulunmaktadır. Gardiyan camlı bölme içerisinde, bilgisayarın başında, çocukları izlemekte, kamera görüntülerini kontrol etmektedir. Çocuklar odalarından çıktıklarında, odalar, otomatik kilit ile gardiyan tarafından kilitlenmektedir" denildi.
Tuvalet işkencesi
Ayrıca çocukların uyudukları, şahsi banyo ve tuvaletlerinin bulunduğu odalara gün içerisinde girebilmek için gardiyanlara seslenmeleri gerektiğinin belirtildiği raporda, şöyle devam edildi: "Çocuklar, tuvalete gitmek istediklerinde, gardiyanların kasıtlı olarak kapıları açmadıklarını belirtmişlerdir. Gardiyanın, diğer gardiyanlarla sohbet etmek için yerinden ayrıldığını, böylesi durumlarda, tuvalet ihtiyaçlarını giderebilmek için uzun süre kapıları yumruklamak zorunda kaldıklarının altını çizmişlerdir."
Pozantı ambargosu
Raporda, Pozantı Cezaevi'nden getirilen çocuklar için cezaevi yönetiminin ve gardiyanların "Bunlar terörist bunlarla konuşmayın" şeklinde kendilerine uyarıda bulunulduğu yönünde anlatımların yer aldığı raporda, şöyle ifade edildi: "Bir defasında, çocuklar, futbol sahasına dört kişi olarak çıkarıldıklarında, yan futbol sahasında diğer çocuklarla karşılaştıklarını, içlerinden bir çocukla konuştuklarını, konuşmayı gören gardiyanın diğer çocuğu çekip, belirli bir mesafeye götürdükten sonra dövdüğünü, çocuğa onlarla konuşmaması gerektiğini söylediğini anlatmışlardır."
Telefonda tekmil
Raporda, başka cezaevlerinde uygulamasının kalmadığı bilinen telefon görüşmelerinde tekmil uygulamasının, ısrarla, aşağılayıcı bir şekilde uygulanmaya devam ettirildiği, çocuklarla birlikte ailelerinin de tekmil vermeye mecbur bırakılarak cezalandırıldığı belirtildi. Tekmil verilmediği takdirde telefon görüşmesinin yapılmasına izin verilmediğine dikkat çekilen raporda, "Özgür Gündem" ve "Azadiya Welat" gazetelerinin çocuklara verilmesinde gecikmelerin olduğu, gazetelerin çoğu zaman yırtılmış olarak teslim edildiği ve avukatlar ile gazetelere göndermek istedikleri mektuplara el konulduğu ifade edildi.
Raporun sonucunda çocuklar tarafından dile getirilen hak ihlalleri iddialarında yer alan ilgililerin ciddi bir denetime tabi tutularak bu ihlallerin sonlandırılması gerektiği belirtilerek, "İlgililer hakkında gerekli idari/cezai soruşturma yürütülmesi, uygulanan tecridin, disipline etme sisteminin, onur kırıcı/aşağılayıcı muamele ve uygulamaların sonlandırılması gerekmektedir" denildi.
DİHA/ANKARA