Adana'da Perihan Sarı ve kızı Zahide Bulan sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanınca Bulan'ın küçük çocuklarına teyzeleri bakıyor. 

Adana'da 6 Eylül’de gözaltına alınan 6 kişiden Perihan Sarı ile kızı Zahide Bulan ve Mahmut Sümer, sosyal medya paylaşımlarıyla "örgüt propagandası yapmak"tan 8 Eylül'de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi. 


Suç unsuru da bunlar

Adana'da "Anne-kız PKK operasyonuyla gözaltına alındı" haberleriyle basına yansıyan Sarı ve Bulan'ın sosyal medya hesaplarındaki 'suç unsuru' ise YPG bayrağı ve HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın resminin çerçevesinin sarı, kırmızı ve yeşil olması ile fotoğrafın altında "Başkanım kalbimdesin" yazısının yer alması görüldü. En büyüğü 9, en küçüğü ise 1.5 yaşında olan Bulan'ın çocuklarına kız kardeşleri bakıyor.

Annelerini isteyen çocuklara açıklama yapamadığını söyleyen teyze Sultan Bulan, "Sürekli ağlayıp annelerini istiyorlar. Hiçbir suçları yokken tutuklandılar" dedi.

Perihan Sarı'nın ağabeyi Şahin Sarı ise kardeşinin ve yeğeninin sosyal medya paylaşımları üzerinden tutuklanmasının ne vicdani ne de ahlaki olduğunu ifade ederek,"Anne sütü emen bir çocuk ile bakıma muhtaç diğer çocukları annelerinden ayırmak haksızlıktır. Kız kardeşimin de eli sakat. Kardeşim ve yeğenim hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Kaçma durumları söz konusu değildir. Çocuklar sürekli olarak annelerini istiyor. Serbest bırakılmalarını talep ediyoruz" diye konuştu. 


 ADANA





Cezaevlerinde 69 bin öğrenci


CHP’li İlgezdi’nin soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde 69 bin 301 öğrencinin olduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e cezaevlerindeki öğrenci sayısını sordu. İlgezdi’nin, “Ceza İnfaz Kurumlarındaki Öğrenci Mahkûmlar”a ilişkin önergesine yanıt veren Adalet Bakanlığı, “Ceza İnfaz Kurumları’nda 2016 yılı sonu itibariyle toplam hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısı 36 bin 33 ve bu kişiler lise ve dengi okullar, ön lisans ve lisans programlarına kayıtlı. Ayrıca açıköğretim programlarına kayıtlı toplam 33 bin 268 hükümlü ve tutuklu bulunuyor” yanıtını verdi.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı veriler, 2016 yıl sonunu içeriyor. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında açıklanan verilere göre ise cezaevlerinde 197 bin 297 tutuklu ve mahkum bulunuyordu. Yani 197 bin tutuklu ve mahkumun yaklaşık 69 bini öğrenciydi.


25 kat arttı

Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’deki cezaevlerinde Mayıs 2013 itibariyle 2 bin 776 tutuklu ve hükümlü öğrenci bulunuyordu. Bu sayı 2016 yılı sonu itibariyle 25 kat artarak, 69 bin 301’e yükseldi. 


Türkiye tarihinin rekoru

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İlgezdi, “Türkiye tarihinin en yüksek mahkûm öğrenci sayısına bu iktidar döneminde rastlıyoruz. 69 bin mahkûm, hapishanelerde zor koşullarda eğitimlerine devam ediyor. Bu sayı, 2016 sonu itibariyle hapishanedeki mahkûmların üçte birine denk geliyor. Yani her üç mahkûmdan biri öğrenci” dedi.

İlgezdi, bu ceza anlayışı nedeniyle işkence ve kötü muamelelerin yaşandığını söyledi. İlgezdi, “Zor koşullarda eğitimlerine devam eden mahkûm öğrenciler de bu anlayıştan fazlasıyla payını almaktadır. Zaten hukuk düzenin cezalandırdığı bir şahsı, bir yurttaş olarak dünya görüşünü bilimin ilkelerine uygun bir şekilde oluşturacak, akademik hoşgörü ve tartışma ahlakı doğrultusunda kişiliğini şekillendirecek bir üniversite eğitiminden mahrum bırakarak ikinci kez cezalandırmanın yararı olmadığı görülmelidir” diye konuştu.

İlgezdi açıklamasında son olarak hapishanelerdeki öğrencilerin karşılaştığı sorunları anlattı. İlgezdi’nin ifade ettiği sorunlar şöyle:

* Yeni eğitim ve öğretim yılında kayıtlarını yenilememeleri

* Maddi imkanı bulunmadığı için okul harçlarını ve eğitim masraflarını karşılayamamaları

* Mahkûm oldukları için devam zorunluluğu olan derslere katılamamaları ve mazeretli kabul edilmedikleri için devamsızlık nedeniyle dersi geçememeleri

* Okuldan atılmaları

* Sınavlara götürülmeleri ve cezaevinden öğrenciyi götürecek araçların temini konusunda yardım alamamaları

* Ring araçlarında yolculuk yapacak olan öğrencilerin sınavlara gidip gelebilmeleri için ücret ödemek zorunda olması

* Eğitim görecekleri üniversite ve okullardan uzakta, farklı illerdeki cezaevlerinde tutulmaları

* Öğrencilere tahsis edilmiş oda, kütüphane, bilgisayar, internet vb. olanakların olmaması

* Uzun tutukluluk nedeniyle öğrencilik haklarından mağdur edilmeleri. 


 ANKARA