Zorlu göç yolculuğu ardından Kuzey Kürdistan’a göç eden Êzîdîleri katliamın izlerini yaşamlarının her anında taşımaya devam ediyor. Şengal’deki katliam ve göç yolculuğundan en çok etkilenenler ise çocuklar. Aileleriyle birlikte sınırı geçerek Roboskî‘ye buradan da Urfa’nın Viranşehir İlçesi’ne geçen çocuklar, bir yandan yeni yaşamlarına alışmaya çalışırken, bir yandan da Şengal’in özlemini çekiyor.

Şengal’in Xanesor Köyü’nden göç etmek zorunda kalan 13 yaşındaki İvon Xalî, IŞİD çetelerinin gece saatlerinde köylerine yönelik saldırı ardından göç yollarına düştüklerini söyledi. Köylerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyleyen İvon Xalî, o anları şöyle anlattı: “Önce attıkları topların sesi geldi. Ardından köyü bastılar. Onların zulmünü gören, top seslerini duyan çocukların hepsi ağladı. Sabahın erken saatlerinde eşyalarımızı toplayıp Şengal Dağları’na doğru yola çıktık. Şengal Dağları’nda 3 gün kaldık. Bu süre içerisinde birçok çocuk açlıktan ve susuzluktan öldü. Sütü olmadığı için bazı anneler çocuklarının dudaklarını tükürüğü ile ıslatıyordu.”

‘Geri dönmek istiyoruz’

Yanlarına hiçbir şey almadan dağa çıktıklarını söyleyen Xalî, gece soğuktan, gündüz de aşırı sıcaklardan dolayı zorlandıklarını belirtti. Xalî, “Soğuktan uyuyamıyorduk. Dereler uzak olduğu için su getirmeye de gidemiyor, açlık ve susuzluktan dolayı yürüyemiyorduk. Artık konuşamayacak hale geldik. Daha sonra HPG’liler geldi ve güvenli bir şekilde buraya gelmemizi sağladı. Bizi ölümden kurtardılar” dedi.
‘’Halamı ve 9 çocuğunu IŞİD kaçırdı. Şimdi neredeler bilmiyoruz’’ diyen Xalî, ninesini de Şengal Dağı’nda bırakmak zorunda kaldıklarını belirtti. Xalî, tüm yaşadıklarına rağmen, Şengal’e geri dönmek istediğini vurguladı.

‘Çocukları öldürdüler’

IŞİD vahşetine tanıklık eden 12 yaşındaki Şerîban Dexîl ise, “IŞİD benim yaşımdaki çocukları öldürdü.Kadınları kızları aldılar, akrabalarımızı öldürdüler. Erkekleri de öldürdüler. Akrabalarımızın küçük çocuklarını bile aldılar” dedi.
11 yaşındaki Salih Dexîl de “Biz Êzîdîler direndik, ama yine de Şengal’den çıkmak zorunda kaldık. Bir çok çocuk ve yaşlı gözümüzün önünde susuzluktan öldü” sözleriyle yaşadıklarını özetledi.

DİHA/URFA