BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Bitlis’in Norşîn (Güroymak) ilçesinde 1 Haziran’da tekrarlanacak yerel seçim çalışmaları kapsamında bir miting düzenledi.  BDP ve HDP’li çok sayıda belediye başkanı ile milletvekillerinin de katıldığı mitingde, halka seslenen Demirtaş, halk ile BDP arasında kurulan sevgi bağının seçimden daha önemli olduğunu söyledi.

Bitlis-Tatvan arasında bulunan Üçyol mevkiinde binlerce yurttaş tarafından karşılanan Demirtaş ve beraberindekiler, yüzlerce araçlık konvoy eşliğinde ilçe merkezine geldi. Öcalan’ın posterleri ve BDP bayraklarının taşındığı konvoya, yoldan geçen araçlar korna çalarak destek verdi. Yol güzergahı boyunca zafer işareti yapan ve sarı-kırmızı-yeşil flamaları taşıyan yurttaşlar tarafından selamlanan Demirtaş, mitingin yapıldığı alanda “PKK halktır halk burada” gibi sloganlar atan binlerce kişi tarafından karşılandı. “Kimliğimizi ve irademizi yok sayan biz de yok sayarız” ve “Bu halk size boyun eğmez” pankartlarının taşındığı miting alanında Öcalan’ın posterleri ve BDP bayrakları dalgalandırıldı.
BDP seçim bürosu önünde yapılan miting, “Ey Raqip” marşı eşliğinde durulan saygı duruşuyla ile başladı. Selamlamanın ardından kısa bir konuşma yapan Osman Baydemir, amaçlarının dört parçada Kürtleri birleştirmek olduğunu ifade ederek, ilçe halkının 1 Haziran’da diğer bölgelerde yaşayan Kürtlere müjdeli haberi vermesini istedi.
Baydemir’in ardından alkış ve zılgıtlar eşliğinde halkı selamlayan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise ilçe halkıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Asıl amaçlarının halkın gönlünü kazanmak olduğunu söyleyen Demirtaş, halk ile BDP arasında kurulan sevgi bağının seçimden daha önemli olduğunu kaydetti. “Yenilmeye doymayanlar bir kez daha boyunlarının ölçülerini alır” diyen Demirtaş, Güroymak’ın tarihinin zulüm ve zalimlere karşı boyun eğmeyen direnişlerle dolu olduğuna vurgu yaptı. Demirtaş, halkın ilçeyi halktan alıp, hırsızlara verenlere hiç bir zaman izin vermeyeceğini dile getirdi. AKP’li belediyelerde yolsuzluk, hırsızlık ve rant olduğunu belirten Demirtaş, “AKP bu topraklarda hırsızlıklar ile anılan bir parti oldu. 2000’de AKP iktidara gelerek ‘Kemalist zihniyeti değiştireceğiz. Kardeşlik ve barış getireceğiz’ dedi. Tam 12 yıldır iktidarlardır. Tüm vicdanlı halka sesleniyorum. MHP ve DSP koalisyonlarından farklı ne yaşıyoruz. Başbakan her yerde tekleyerek, bir halkın gözüne baka baka tek millet diyor. Bunlar Kürtlerin gözüne baka baka söyleniyor. Allah eğer isteseydi bize tek millet dil yapardı. Sen haşa Allah’tan büyük değilsin. Biz tek dil ve millet olmayacağız” diye konuştu.

Faşist dayatmayı tekrarlıyor

Başbakan’ın sıkça tekrarladığı “Tek dil, tek millet” sloganın Kenan Evren’in sloganı olduğunu hatırlatan Demirtaş, “Tek dil ve tek millet demek faşizm demek. Hitler Almanya’sında da bu söylem vardı. Başbakan dün Ağrı’da ‘tek millet ve dil’ diyordu. Sandık’ta kaç milletin ve dilin olduğunu göreceğiz. Kürdistan’da tek milleti ve dili kabul etmiyoruz. Kabul etmeyeceğiz ve ettirmeyeceksiniz. Bu topraklarda herkes kendi anadiliyle yaşayacak. Bu asla bu topraklarda değiştirilmeyecek bir kanundur” dedi. AKP’nin tekçi politikalarını, hırsızlığını, kalpazanlığını 1 Haziran’da sandığa gömeceklerini söyleyen Demirtaş, “Hile yapamayacakları tedbirleri aldık. Büyük bir farkla tek milletçi ve dilcileri, hırsızları sandığa gömeceğiz” diye konuştu.

‘Yeni bir Norşin yaratacağız’

Bir sonraki yerel seçimlerde Kürdistan’da yüzde 95 oy alacaklarını ifade eden Demirtaş, “Halk iktidarını perçinleyeceğiz. AKP’den aldığımız borçlu belediyelere rağmen 5 yıl içerisinde yapmadığımız hizmet kalmadı. Kültür, park ve gençlik merkezlerini imkansızlıklara rağmen yaptık. Yeni bir Norşin’i inşa edecek tek parti BDP anlayışıdır. Hırsızlar bunu yapamaz. Norşin bir daha o karanlık günleri yaşamayacak” dedi.

‘Türkiye’ye örnek model olacağız’

30 Mart yerel seçimlerinin ardından BDP’nin bölgede 100’den fazla belediye kazandığını hatırlatan Demirtaş, BDP’nin bölgede iktidar partisi AKP’nin ise muhalefet partisi olduğunu söyledi. Halka layık olmak için daha fazla çalışmak gerektiğini dile getiren Demirtaş, “İşsizliği, tarımı ve hayvancılığı sorununa kadar biz çözeceğiz. Gençlerimizi uyuşturucuya alıştıranları buradan biz kovacağız. Bunların hepsi bizim boynumuzun borcudur. Demokratik Özerkliği inşa ederek, tüm Türkiye’ye örnek model olacağız. Diğer bölgelerdekiler buradaki yönetimi kıskanacak. Oradakiler burayı imrenerek izleyecek. Onlar sizin bu modelinizi kıskanacak” şeklinde konuştu.

Oy için bu kadar yalan

Başbakan’ın Ağrı’da yaptığı mitingde “BDP seçim günü kadınları evlere kapatıyor” sözlerini eleştiren Demirtaş, şöyle devam etti: “Siyaset yapmak için değil bunu samimiyetle söylüyorum. İnsan bu kadar yalan da ustalaşır mı? Başbakan’ın yerine ben utandım. Oy için bu kadar insan yalan konuşur mu? Diyorki BDP kadınları seçim günü eve kapatıyor. BDP’nin 77 kadın belediye başkanı var. AKP’nin tüm Türkiye’de 7, CHP 6, DP 1 tane belediye başkanı var. BDP’nin tek başına 77 belediye başkanı var. Biz kadınları eve kilitliyormuşuz AKP’ye oy vermesinler diye. Kürt kadını başı dik, namusu ve onuruyla, özgürlüğünün arkasında savaşan bir kadındır. Sen kendi kafan ve zihniyetinle karıştırma bunları.”

‘Analar senin planını istemiyor’

Öcalan tarafından başlatılan sürece işaret eden Demirtaş, Başbakan’ın Ağrı’da kadınlara yaptığı çağrıyı anımsatarak, “Diyorki, ‘gidin sizde meydanlarda çadır kurun çocuklarınızı dağdan indirin’  Bir dakika önce hakaret ediyor bir dakika sonra da analardan medet umuyor. Çaresiz kalmış ne yapacağını bilemez halde yine dönüp dolaşıp analardan medet umuyor. Ben oradaki anaların yerinde olsam Başbakan’a sorardım. Ya ‘Başbakan eğer biz bu çocukları biz dağdan indireceksek o koltuktan in biz o koltuğa oturalım. Başbakan da biz olalım’ desinler. Sen orda bostan korkuluğu musun yoksa Başbakan mısın?” diye sordu.
Belediye binası önünde çadır kuran ailelerin durumuna da değinen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunu oradan anaların duygusunu nasıl istismar edebilirim diye hemen siyaset malzemesi yapıyor. Analar dün ona cevap verdiler. Analar, biz senin B ve C planını istemiyoruz dediler. Lanet gelsin senin B ve C planına, biz evlatlarımızın hepsiyle kucaklaşmayı biliriz’ dediler. Oradaki her bir ana bizim anamızdır. Hepsinin ellerinden öptüm. Sizin evlatlarınızın hepsi dağdan insin diye çalışıyorum. Bizim amacımız bu. Tek bir insanımız ölmesin diye. Bizim çabamız zaten bunun üzerine kuruludur dedik. Ve her bir ana AKP’nin bu kirli siyasetine alet olmayacağını dün açıklamalarında belirttiler. Biz çocuklarımızın dağa çıksın diye değil dağdan insin diye siyaset yapıyoruz. Bugün bu çocukları dağa çıkaran politika AKP’nin politikasıdır. Başbakanın halkı tahrik eden konuşmalarıdır. Sanki Başbakan bütün çocukları seviyor da onların çocuklarına üzülüyor. İnanın onun sevdiği 4 çocuk var. 4’ü de onun çocuğudur. Başka da hiçbir çocuğu sevmiyor. Biri paraları toplar, biri yatırımları yapar, biri paraları çırpar, biri de hani bana hani bana der. Senin başka bir çocuğu sevdiğini görmedik. Senin yüreğinde çocuk sevgisi olmuş olsaydı Berkin Elvan’ın anasını meydanlarda yuhalatmazdın. Sen çocukları sevseydin Ceylan’ı, Uğur Kaymaz’ı da severdin. Senin umurunda değil ki çocuklar. Bütün analardan ricam bu. Bu ikili politikalara asla kanmayın. Bizim çocuklarımız omuzlarında boya sandıkları ve peçete satarak geçimini sağlarken onun çocukları ABD’de milyonları saklamaya çalışıyordu. Onun çocuk sevgisi budur.”

Korku ve panik içinde

Korku ve paniğin Başbakan’ın yüreğine kadar sindiğini söyleyen Demirtaş, “Seçim kaybetme korkusu Başbakan’da artık kabusa dönüşmüştür. Seçimi kaybedince hesap gününün geleceğini biliyor. Hadi halkı kandırdın Allah’ı nasıl kandıracaksın. Elbet öbür dünyadan burnundan fitil fitil gelecek. Bak Başbakan sen höt dediğinde etrafındakiler senden korkabilir. Ama biz halkımızla birlikte 7’den 77’e senin önünde gözümüzü bile kırparsak namerdiz” dedi.

 DİHA/BİTLİS