Kürdistan’da köyleri boşaltılarak Çukurova’ya yerleşmek zorunda bırakılan Kürtler, gittikleri metropollerde de devletin baskısı ile karşı karşıya kalıyor. Mersin’de Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahalleleri ablukaya alan polislere taş atan Kürt çocuklar, polis işkencesi, yargı kıskacı ile büyürken; 2 yıl önce tutuklu olan çocuklara yönelik devlet kurumlarının organizeli cinsel taciz ve tecavüz şiddeti gündeme geldi, sorumluların cezalandırılması yerine fatura çocuklara kesildi. 'Kamu malına zarar verdikleri' gerekçesiyle yaşlarının iki katı hapis cezası alan ve Pozantı Çocuk Cezaevi’nde cinsel istismara maruz kalan Kürt çocuklar üzerinde fizibilite çalışması yapan İHD Mersin Şubesi Başkanı Ali Tanrıverdi, çocuklar ve ailelerinin mağduriyetine dikkat çekti. "Pozantı Mağduru" olan çocukların ailelerine bir yıl içinde 1 milyon 270 TL idari para cezası verildiğini açıklayan Tanrıverdi, Mersin Emniyet Müdürlüğü'nün bilinçli politikası sonucunda 140 çocuğun büyük kısmının tekrar cezaevine konulduğu, bir kısmının polis dayatmasıyla dağa çıktığı ve bir kısmının da baskılara dayanamayarak ajanlık yapmak zorunda kaldığını söyledi.


Çatışmalı süreci aştı

Tanrıverdi, 'çözüm süreci'ne rağmen ortaya çıkan hak ihlallerinin çatışmalı süreçte dahi olmadığını ifade ederek, Mersin’de Kürt çocuklarına yönelik sistematik sindirme politikasını şöyle anlattı: “Çocuklara yönelik baskı, şiddet, tutuklama, tecavüz olayları devam ediyor. Aileler üzerinden çocuklara yönelik hak ihlali iddialarının araştırılması ve gerçeğin ortaya çıkartılması, sorumlular hakkında gerçekçi kovuşturmasının yapılması talebiyle suç duyurusuyla bulunuyoruz ama bu hak ihlallerin üzeri sürekli kapatılıyor. Şu açıkça görülüyor; devletin tüm kurumları ortak hareket ediyorlar. Örneğin bir olayla ilgili suç duyurusunda bulunuyoruz, oradaki görevli hakkında yasal işlemin yapılmasını istiyoruz. Ama orada mobese kameraları bozuk çıkıyor. Ancak kendini koruyan çocuklar ve insan hakları aktivistleri çok ciddi baskı altında tutuluyor.”

Ajanlaştırma dayatması

Mersin Emniyet Müdürlüğü'nde çocuklar ve ailelerine ajanlık dayatması yapıldığını öğrendiklerini söyleyen Tanrıverdi, ajanlığı kabul etmek zorunda kalanların olduğunu, kabul etmeyenlerin cezaevine konulduğunu belirtti.
Kürt çocukların sokak gösterilerinde attığı taş ve molotofkokteylinin, "ateşli silah ve nükleer silah" olarak kabul edildiğini kaydeden Tanrıverdi, “Bu çocuklara her aşamada çocuk gözüyle bakılmıyor” diye konuştu.

3 yılda 578 yıl hapis cezası

Tanrıverdi, son 3 yıl içerisinde gözaltına alınan ve tutuklanan Kürt çocuklarına toplam 578 yıl hapis cezası verildiğini açıklayarak, şöyle devam etti: "Mersin’de 2011 yılında TMK kapsamı dışında mağdur olan çocuklardan 152 kişi gözaltına alındı; bunlardan 76 tanesi tutuklanıyor. 2012 yılında da 217 çocuk gözaltına alınıyor, 2013 yılında ise 129 çocuk gözaltına alınıyor ve 67 çocuk hakkında dava açılıyor ve Mersin 1. ve  2 Çocuk Mahkemesi bu çocuklara 578 yıl 11 ay 6 gün hapis cezası veriyor. Bu yetmiyormuş gibi 978 bin adli para cezası veriliyor. Bu yıl içerisinde de Pozantı Mağduru olan ailelere de bir milyon 270 TL idari para cezası veriliyor."

Ya cezavi ya dağ

Pozantı Mağduru olan K.Ö adlı çocuğa 46 yıl hapis cezası verildiğine de dikkat çeken Tanrıverdi, cezaevine girmeyi göze alamayan çocukların polis baskısı sonucunda dağa gitmeyi tercih ettiğini kaydetti. Tanrıverdi şöyle konuştu: “Şimdi Özel Yetkili Mahkemelerin yerine gelen Ağır Ceza Mahkemesi, 18 yaşını dolduran Pozantı Mağduru çocuklara jet hızıyla hapis cezası veriyor. Örneğin K.Ö adlı çocuğa ikinci duruşmada 90 gün içerisinde 46 yıl hapis cezası veriyorlar, hem de 53 gün içerisinde Yargıtay'da cezası onaylanıyor. Pozantı Mağduru olan çocuklardan eğitimi devam ettiren, mahallede olan ya da iş güç sahibi olan hiç kimse yok. Sayısı 140’ı bulan bu çocukların büyük çoğunluğu yine cezaevindedir. Cezaevinde olmayanlar sokağa çıkamayacak durumdadır. Bir kısmı da dağa çıkmıştır."



FERHAT ARSLAN/ANF/MERSİN