Genellikle yetişkinlerde karşılaştığımız baş ağrısı çocuklarda yaş ilerledikçe veya ateşin olduğu dönemde sık ortaya çıkan bir şikayettir. Okul öncesi dönemde çocukların yüzde 25’inde, ergenlik çağında ise yüzde 75’inde baş ağrısı yaşanmaktadır. Baş ağrısı çocuk nöroloji bölümüne başvurma nedenlerinin başında gelmektedir. Araştırmalar en sık görünen baş ağrısı türünün migren olduğunu gösterir.
Baş ağrısının birçok nedeni bulunmaktadır. Çocuklarda migren dışında enfeksiyonlar baş ağrılarına yol açan nedenlerdendir. Bunların başında sinüzit ve kulak-göz-ağız-boyun enfeksyonları gelmektedir. Menenjit (beyin zarları iltihabı) ve ensefalit (beyin dokusu iltihabı) de baş ağrısı yapan enfeksiyon hastalıklarıdır. Bu hastalıklar genelde ani baş ağrıları ile bağlantılıdır.
Kafa içi kanamalar, travmalar, tümür ve kist gibi yer kaplayan oluşumlar da baş ağrısına yol açmaktadır. Oksijen yetmezliği de baş ağrısına sebep olmaktadır. Bu durumlarda ani bir ağrıdan ziyade baş ağrısı genelde yavaş ilerlemektedir.
Havaleler ve epilepsi nöbetleri de baş ağrısı ile birlikte seyretmektedir.
Ancak baş ağrısına sebep olabilecek piskolojik sorunlar da gözardı edilmemelidir.
Gençlerde ise ilaç bağlantılı baş ağrıları da sık görülmektedir. Ufak bir baş ağrısına karşı hemen ağrı kesici kulanan ve bunu sık yapan kişilerde ilaçların yan etkisi olarak baş ağrısı meydana gelmektedir.
Beyin görüntüleme her baş ağrısı için gerekli değildir. Ancak çok ani başlangıçlı baş ağrısı ile birlikte şuur kayıbı yaşanıyorsa, nörolojik muayene bulguları anormal ise veya baş ağrısı uykudan uyandırıp kusma ile seyrediyorsa beğin tomografisinin çekilmesi önerilmektedir.
Sık veya şiddetli yaşanan baş ağrılarında ağrı kesici ilaçlar verilmelidir. Bunun yanı sıra baş ağrısının nedenleri araştırılmalı ve bulgulara göre ek tedavi yapılmalıdır. Yeterince sıvı alımı da önemlidir.