
Türk Başbakan Erdoğan'ın 34 Kürt'ün katledildiği hava bombardımanına ilişkin sarf ettiği "Hatayı da tazminatı da açıkladık. Allah aşkına tazminatsa tazminat... Bizim resmi tazminatımız ötesinde yaptık...İstihbaratı Amerika değil bizim milli istihbaratımız sağladı. Biz yetkiyi vermişiz, TSK bunu kullanmış. TSK görevini samimi şekilde yapmıştır" sözlere Roboskîliler tepki gösterdi.
Dicle Haber Ajansı'na konuşan aileler paranın lafını dahi duymak istemiyor. Katliamda kardeşi Orhan'ı kaybeden Ömer Encü, AKP'nin olayı kapatmak için sürekli olarak para teklif ettiğine dikkat çekerek, "Bizler çocuklarımızı hiçbir şeye satmayız ve değiştirmeyiz. Sadece sorumluların açığa çıkarılmasını istiyoruz. İstihbaratı kimin verdiği önemli değil. İster ABD versin ister başkası vermiş olsun. Biz sadece ve sadece katliamın sorumlularının açığı çıkarılıp, yargılanmasını istiyoruz" dedi.
Encü, olay yerinde hala yakınlarının ceset parçalarını bulduklarını söylerek, bunun acılarını daha da arttığına dikkat çekti.
Tanık ülkeyi terk etti
Katliamdan sağ kurtulmayı başaran Servet Encü'nün olayı basına anlattığı için cezalandırıldığını ve tehdit edildiğini anlatan Ömer Encü, "Servet Encü de ailesiyle birlikte köyü terk etti ve Güney Kürdistan'a yerleşti" dedi ve ekledi: "Hükümet bu şekilde yaklaşmaya devam ederse biz de buraları terk edeceğiz."
Uçakları kim kaldırttı
Salih Ürek'in annesi Medine Ürek ise "İstihbaratı bizim milli istihbaratımız sağladı" diyen Başbakan'a şu soruyu sordu: "Kim uçakları kaldırttı, kim çocuklarımıza bomba yağdırdı ve çocuklarımızın katili kimdir?"
Kim çocuğunu paraya değişir?
Erdoğan'ın susmaları ve olayın üzerini örtmeleri karşılığında kendilerine para teklif ettiğini belirten Ürek, "Bir ev dolusu para verseler çocuğumu vermem. Onlar çocuklarını paraya değiştirebilir mi ki biz çocuklarımızı paraya değiştirelim. Sonuna kadar davamızın takipçisi olacağız. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'nın peşini bırakmayacağız. Bu katliam bize karşı bilerek yapıldı" dedi.
Medine Ürek, bombardıman sonrası devletin kendilerine yardım göndermediğine de dikkat çekerek "13 yaralı çocuğumuz elimizde öldü. Yani bize yardım etmediler. Çocuklarımızı kendi imkanlarımızla oradan aldık” dedi.
Bu işin peşini bırakmayacağız
Yüksel Ürek'in babası Abdurrahman Ürek de “Başbakan iyi bilsin ki, bu işin peşini bırakmayacağız. 5 aydır susuyorlar ve bu olayın üstünü örtmeye çalışıyorlar. Ama bu katliamın sorumluları mutlaka bir gün açığa çıkacaktır ve cezasını çekecektir" diye konuştu. Acılı baba, Başbakan'a "Sen her zaman Başbakan kalacağını mı düşünüyorsun? Bir gün mutlaka o koltuktan ineceksin ve bunun hesabını vereceksin" dedi ve ekledi: "Allahı'nızdan bulursunuz inşallah. Allah'tan korkunuz yok mu? Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah'ı vardır. Dosyalarımızı yazıp Kuran-ı Kerim'in içine koyup namaz kılıyoruz ve dua edip bunu yapanları Allah'a havale ediyoruz."
Allah'tan korkunuz yok mu?
Ürek, katliama sessiz kalan AKP’li Kürt milletvekillerine de tepki gösterdi: "İçinizde Allah korkusu olsaydı AKP'den istifa edecektiniz. O zaman sizi kendi halkımızdan ve milletvekillerimizden sayacaktık. O partide kaldığınız sürece utanın ve bizden oy beklemeyin!"
Katile oy vermeyin
Ürek, Türkiye kamuoyuna da seslenerek AKP'ye oy verilmemesini istedi: Bütün Türkiye'ye sesleniyoruz. Katliamcı bir partiye oy vermeyin. Allah'tan korkusu olan, AKP'ye oy vermesin. Çünkü AKP hükümeti katliamcıdır ve katildir" diye konuştu.
Soruşturmada gizlilik kararı alınmasına da tepki gösteren Ürek, "Her şeyin açık bir şekilde yapılmasını ve yürütülmesini istiyoruz" dedi.
Oğlumun katırını da vermem
Yüksel Ürek'in annesi Emine Ürek de "para değil adalet istiyoruz" diyerek Başbakan ile Genelkurmay Başkanı'na şöyle seslendi: "Ne Başbakan'ın koltuğu ne de Genelkurmay Başkanı’nın rütbesi Allah'ın yanında geçerlidir. Koltuk ve rütbelerine güvenmesinler. Bizler davamızı Allah'a havale etmişiz. Bir gün mutlaka bunun hesabını vereceksiniz."
Erdoğan'ın "Tazminatsa tazminat" sözlerine de "Bana 200 trilyon verseniz bile değil oğlumu, oğlumun yanında götürdüğü katırı bile vermem” diye yanıt verdi.
DİHA/ŞIRNAK