
DEHAP, HADEP, DTP ve şimdi de BDP içinde siyaset yapan Zeynep Calıhan, 18 yıldır Kürt ve Türk halkının kardeşliği için mücadele veriyor. Kürtlerin Türkiye'de sömürüldüğünü, haksızlığa maruz kaldığın söyleyen Calıhan, "Ben de Türküm. Türklüğümden onur duymuyorum, ama utanmıyorum da. Halkların arasına ayrım koyan utansın" dedi.
Kürt sorununun çözümü için mücadele eden Kürt annelerinin yanında Türk anneleri de yer alıyor. DEHAP, HADEP, DTP ve şimdi de BDP içinde çalışma yürüten anne Zeynep Calıhan, 18 yıldır aralıksız çalışmalarını sürdürüyor. BDP Fatih İlçe Örgütü'nde yönetici olan Calıhan, Kürtlerin haklı bir mücadele verdiği için onların yanında yer aldığını söylüyor. 18 yıllık siyasal hayatında birçok kez gözaltına alınan ve baskı gören Niğdeli Calıhan, polislerin "Pardon seni yanlışlıkla aldık. Biz aslında teröristleri alıyorduk" dediklerini aktarıyor.
'İki kızım da cezaevinde'
Kürtlerin Türkiye'de sömürüldüğünü, haksızlığa maruz kaldığını fark ettiğinden beri Kürtlerin yanında olduğunu söyleyen Calıhan, halklar arasındaki bu ayrımcılığı kabul etmediğini dile getirdi. Calıhan, uzun zamandır yürüttüğü mücadelede ailesinin de yanında yer aldığını, kızı Aslı'nın Siirt Cezaevi'nde olduğunu, Hatice'nin ise Siirt Cezaevi'nden Şakran Cezaevi'ne sürgün edildiğini aktardı. Kızlarının cezaevinde olmasından dolayı önce kaygılandığını belirten Calıhan, "Kürt annelerinin yaşadığı kayıpları görünce verdiğimiz bedellerin aslında onların ki kadar büyük olmadığına fark ettim. Bundan sonra da mücadelemi yürüteceğim" diye konuştu.
'Halkların arasına ayrım koyanlar utansın’
Kürt kadınlarının sürekli barışı dinlendirdiğini söyleyen Calıhan, "Ben de bir Türk'üm. Türklüğümden onur duymuyorum ama utanmıyorum da. Halkların arasına ayrım koyan utansın. Kürt anneleri çocukları öldüğünde ölümler olmasın diye barışı haykırırken, Türk anneleri ise çocukları öldüğü zaman 'vatan sağ olsun' diyor. Benim çocuğum öldükten sonra bana vatandan ne fayda gelir. Ben bu savaş devam ettiği sürece çocuğumu askere göndermem. Savaşa kurban edecek evladım yok" dedi. Türkiye'de savaşta ısrarcı olanların evlat acısı çekmeyenler olduğunu söyleyen Calıhan, Türk ve Kürt annelerine "Gelin çocuklarımızı askere göndermeyelim. Edî bese" dedi.
'Tecrit kaldırılmalı'
Türklerin özgürlüğünün Kürtlerin özgürlüğünden geçtiğine inanan Calıhan, sorunun çözülmesi için öncelikle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak, diyaloga geçilmesi gerektiğine inanıyor. Öcalan'ın sağlığından kaygılı olduğunu vurgulayan Calıhan, "Uzun süredir kendisinden haber alınamıyor. Sürekli 'koster bozuk' deniliyor. Bu halk kendi Önderinin kosterini tamir edecek kadar onurlu bir halktır. Aslında koster değil Türk devletinin zihniyeti bozuktur" diye konuştu.
HÜLYA EMEÇ / DİHA/İSTANBUL