Aile bu defa Adana Valiliği’ne başvuruda bulundu. Ataş’ın ailesi, kızları Eylem’in kendilerine gönderdiği son mektubu da basınla paylaştı. Eylem mektubunda “Çocuklarımızın cansız bedeni kıyılarımızı vurmasın diye ezilenlerin yazdığı tarihin yanında yer almalıyız” diyor. 

Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) savaşçısı Eylem Ataş’ın (Cemre Heval) Minbiç’te şehit düşmesinin üzerinden tam 94 gün geçti. Ataş ailesi İçişleri Bakanlığı’ndan sınır güvenliğinden sorumlu olan kurumlara kadar aylardır girişimlerde bulunmasına rağmen olumlu bir cevap alamadı. Aile son olarak dün Adana Valiliği’ne dilekçe verdi. Baba Mehmet Ataş kızlarının vasiyeti üzerine doğduğu topraklarda defnetmek istediklerini söyledi ve mezarlık yerlerinin inşası-yabancı ülkelerden cenaze naklini düzenleyen 37. madde ile ilgili dilekçe sundu. 


Son mektup… 

Ataş ailesi önceki gün de kızları Eylem’in kendilerine gönderdiği son mektubu yayımladı. BÖG savaşçısı Cemre Heval son mektubunda şunları ifade etti: 

“Onlar ki dünyada kahraman olmaya mahkumdur

sislenen anılar kaldı onlardan

renkleri bozulup duran

solgun anılar nasıl yazılmalı ki silinip gitmesin

bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

hoş olsun bütün verdikleri aldıkları su çiçeklerinin

gül susar Çiğdem uyanır

tüfek başlar konu değişir

hep böyle süreceği sanılır gül hikayesinin

hep böyle sürer gerçi 

ama bir gün sonu değişir 

baştan yazacağımız hikayelerimiz...

Değiştireceğimiz adil bir hayat için aldığım bu kararı sizinle paylaşıyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim, Ortadoğu’da, ezilen insanlardan yana yeni bir tarih yazılıyor. Bize düşen de bu tarihi yazanların, yanında yer almaktır. Yani çocuklar daha çok ekmek yesin diye, yani insanlar gözlerimizin önünde parçalanmasın diye, yani bizim çektiğimiz sıkıntıları yeğenlerim Mahir Ulaş ve Eylül yaşamasın diye. Bir alıntıyla, Mamoste Çorumi’nın de dediği gibi biz Peter Pan olup yanlarına gidelim ki çocuklarımızın cansız bedeni kıyılarımızı vurmasın diye... EYLEM ATAŞ“