Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle Van F Tipi Cezaevi’nde 16 Aralık’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Şahin Öncü’nün babası Ahmet Öncü, “Şehadetler yaşanmadan açlık grevcilerine daha fazla sahip çıkalım” diyerek, duyarlılık çağrısında bulundu.

 Van F Tipi Yüksek Güvenlik Cezaevi’nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren 5 kişiden biri olan Şahin Öncü’nün babası Ahmet Öncü, açlık grevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baba Öncü, çocuğunun üniversite öğrencisi olduğu 2015’te gittiği Hakkari’deki aşiretler üzerine yaptığı araştırmalar sırasında gözaltına alındığını ve çıkarıldığı mahkeme tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildiğini ifade etti. Kendisinin Mardin’in Kızıltepe ilçesinde ikamet ettiğini ve her hafta Van’a giderek çocuğuyla görüştüğünü kaydeden Öncü, çocuğunun kendisine “Tecrit son bulana kadar eylemimi sürdüreceğim” dediğini aktardı.

Sonuna kadar yolundayız

 Güven ve açlık grevine girenlerin eylemlerini selamlayan Öncü, “Direnişleri bizim direnişimizdir, talepleri bizim taleplerimizdir. Sonuna kadar onların yolundayız” diye konuştu. Açlık grevine girenlerin sağlık durumlarının her geçen gün daha tehlikeli bir boyut aldığını belirten Öncü, Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, “Tecridin kaldırılması hem Kürt hem Türkiye halkları için iyidir. Bu zulüm kalksın. Birliktelik olsun” şeklinde konuştu.

Zaten hukuksal haklarıdır

 Açlık grevcilerin talebinin sadece Öcalan’ın hukuksal haklarını verilmesinin olduğunun altını çizen Öncü, “Bu hakkı verin. Çok mu zor bir şey. Diğer tutukluların yararlandığı hakkı verin. Başka bir şey istemiyoruz” dedi. Toplumun açlık grevi eylemcilerinin sesine sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Öncü, “Bu zulüm bugün onlara yapılıyor, yarın sıra dışarıdakilere gelecek. Açlık grevcileri , sadece tecridin kaldırılmasını talep ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Şehadetlerin sorumlusu hükümettir

 Açlık grevi eylemlerine ilişkin hükümetin var olan sessizliğine tepki gösteren Öncü, şunları dile getirdi: “İçeride yaşanacak bir şehadetin sorumlusu hükümettir. Çünkü, çocuklarımız onların elinde ve dört duvar arasındadır. Onun için yaşanacakların sorumlusu hükümettir. Hükümet, bir an öne açlık grevcilerini taleplerini karşılamalıdır. Toplumdaki sessizliğe karşı cezaevleri toplumun sesi oldu. Ancak, onların sesine tam olarak sahip çıkamıyoruz. Halk şimdiye kadar çoktan ayaklanmalıydı. Seslerini daha fazla duyurmak için gecemizi gündüzümüze katıp seslerine ses olmalıydık. Şehadetler yaşanmadan açlık grevcilerine daha fazla sahip çıkalım.”