NİHAL BAYRAM/MAINZ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde açılan ve 3 aya yakın bir süredir test yayını yapan JIN TV, 30 Haziran’da normal yayına başladı. Kadınlar JIN TV’den beklentilerini anlatarak, nasıl bir televizyon kanalı istediklerini anlattı.

Gazetemize konuşan kadınlar JIN TV’nin yayına başlamasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Wiesbaden Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) Eşbaşkanı Fatma Uç, “JIN TV’nin toplumsal yaşamın yarısını temsil eden, yaşamın en önemli yükünü taşıyan kadınların sesi olmasını önemsiyorum ve selamlıyorum” dedi. Uç, JIN TV’den beklentilerini şöyle özetledi: “JIN TV’den eğitici, öğretici, sağlık ve sosyal programlar sunmasını bekliyorum. Aynı zamanda sınıfsal ve toplumsal mücadelede kadının rolünü ve önemini anlatan programlar olmalı. Kürdistan toplumunda yaşayan kadınların sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan programlar da günlük yaşama önemli katkı sunar.”

JIN TV’nin tarihsel ve toplumsal mücadelede öne çıkmış kadın öncülerin yaşamı ve mücadelesini anlatmasını beklediğini söyleyen Uç, son olarak şu öneride bulundu: “Sağlık ve sosyal yaşamı konu alan, erkek egemen şiddeti ve anlayışı teşhir eden programlara önem verilmeli.”

Bu proje çok değerli

Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Bedrana Yıldırım ise JIN TV’nin yayına başlamasına ilişkin duygularını şöyle ifade etti: “Hayatın her alanında olduğu gibi görsel alanda da erkek egemen sistemin baskın olduğunu görüyoruz. Son dönemlerde yaşanan ve gittikçe artan tecavüz, şiddet, istismar, kadın ölümlerine karşı dirençli, örgütlü, bilinçli kadınların çoğalması ve öz savunmalarını gerçekleştirebilmesi için bu proje çok değerli.”

“Amaç reyting değil” diyen Yıldırım, “Amaç kadınların kendini bulabileceği, tanıyabileceği bir alan yaratmak. Var olan sistemin karşısında olabilmek, alternatif bir duruş ortaya koymak olacaktır” diye belirtti. Yıldırım ayrıca TV’lerde kadın kuşağı programlarının içeriğine dikkat çekerek, JIN TV’den beklentilerini şu sözlerle ifade etti: “JIN TV kalıplar dışında çıkarak, sanat, spor, felsefe, tarih, sosyoloji konularına yer vererek, kadın gözüyle görüp; kadını evrensel bir cümlenin öznesi haline getirecektir.”

Kollektif yayıncılığı kadınca örelim

Kültürlerarası Gençlik Forumu (KAGEF) ve Yeni Kadın Aktivisti olan Nilüfer Bıçakçı, “Öncelikle ezilen, sömürülen, ikinci cins görülen kadının, hak ve özgürlüklerini kazanma mücadelesinde yeni bir ses, yeni bir soluk ve güç olacağına inancımla JIN TV’ye yayın hayatında başarılar diliyorum. Yolunuz açık, başarınız daim, kadınca coşkunuz hep diri ve renkli olsun” dedi. “Emeğim, bedenim ve kimliğim benimdir, doğrultusunda kadına yönelik her türlü şiddete karşı duruşun önemli bir mevzisi olacağına inanıyorum” diyen Bıçakçı JIN TV’den beklentilerini şöyle dile getirdi: “Kültür, sanat, edebiyattan, objektif kadın haberlerine, röportajlarla hayatın içinden kadın yaşamlarına dokunmaya, kadınların mücadele tarihinden günümüzde kadının örgütlü mücadelede öncü, önder ve özne olmasına öncülük edecek bilgiler sunmaya kadar dolu dolu yayınlarla kadınların çekim merkezi olmasını umut ediyorum. Kadınların kollektif emeğiyle var olmaya çalışacak olan JIN TV’nin yine geniş kesimden kadınlarla ve demokratik kadın örgüt ve kurumlarıyla kollektif yayıncılığı kadınca örmesi gerektiğini de önemsediğimin altını özellikle çizmek isterim.”

Gençleri kültürleriyle buluşturmalı

Kürtçe Koro Eğitmeni Esra Diner ise, “Kendi dilimizde yeni bir TV kanalının olması benim için önemli” dedi. Diner, “Çoğu kez kendimizi kendi kültürümüzde ve dilimizde ifade etme sorunumuz, imkan darlığımız var. Bundan dolayı görsel basın ve yayınları alanı, toplumlara kendimizi anlatabilmek, önemli ve verimli bir yol” ifadelerini kullandı. “Yeni bir renklilik açısından, Avrupa‘da neler olup bittiğini öğrenmek çok önemli” diyen Diner “nasıl bir televizyon” beklentisi olduğunu ise şöyle özetledi: “Özellikle toplumsal konular üzerine bilgi edinmek istiyorum. Bu yolla kendimizi görmemiz, bulmamız çok önemli. Bunların içerisinde sağlık, aile tanıtım dizileri ve kaliteli düzeyde siyasi konular olabilir. İyi bir program ortaya çıkarmak elbette kolay değil; bunu biliyorum. Bunun için başta maddi alt yapı yani düzenli gelir, eğitimli bir çalışma ekibi ve iyi bir alt yapı gerekiyor. Aynı zamanda bir programın başarılı olması için çok sayıda takipçisinin olması gerekiyor. Özellikle kaybetme ile yüz yüze kaldığımız gençlerimizi kazanmamız, kültürleriyle buluşturmamız gerekiyor. Gençlerimizin ilgi alanları mutlaka konu edilmeli, işlenmeli. Gençlerimiz toplumumuzun merkezidir, geleceğidir. Ben bunu çok önemsiyorum.”

 
 

Hoş geldin JIN TV

   

Avrupa Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB), kadın televizyonu JIN TV’nin açılışını kutlayarak, dayanışma çağrısında bulundu.

SKB tarafından yapılan açıklamada, “Binbir emekle yayın hayatına başlayan JIN TV’nin sevincini, coşkusunu Avrupa Sosyalist Kadınlar Birliği olarak Türkiye, Kürdistan ve Avrupa’da bulunan işçi, emekçi, genç ve göçmen kadınlarla paylaşmak istedik” denildi. JIN TV’nin kuruluşunun kadın isyanının büyütülmesinde büyük bir kazanım olacağı vurgulanan açıklamada, “Aramıza hoş geldin” denilerek, JIN TV’yi sahiplenme çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Kadın televizyonuna öncülük eden tüm sevgili kadın yoldaşlara teşekkürlerimizi ve en içten dileklerimizi iletiyor, yayın hayatında başarılar diliyor, eşitlik ve özgürlükten yana tüm kadınları JIN TV’yi sahiplenmeye çağırıyoruz” mesajı verildi.