Fransa kriz derinleştikçe tasarruf tedbirlerini artırıyor. Bu temelde yeni hükümet tarafından Meclis gündemine taşınan 50 milyar Euro’luk tasarruf paketi onaylandı. Fransız halkı 2017 yılına kadar bu tedbirlere göre yaşayacak. Mecliste gerçekleşen oylamalar sırasında tasarruf paketine 265 milletvekili onay verdi. Pakete karşı çıkan 232 milletvekili arasında 41 Sosyalist Parti milletvekili bulunuyordu.
Fransa’da uzun süredir yaşanan krizin faturasını en ağır biçimde ödeyen emekçiler için önemli bir mücadele günü olan 1 Mayıs öncesi böylesi bir kararın onların oylarıyla işbaşına gelmiş Sosyalist Parti’den gelmiş olması sendikalar tarafından tepkiyle karşılandı. CGT, FSU ve Solidaire sendikaları yapmış oldukları yazılı açıklamada, son 30 yılın en kötü döneminin yaşandığına dikkat çekti. Son iki ay içerisinde işsizlik oranında yüzde 2 oranında bir artışın yaşandığını belirten sendikalar hükümetin MEDEF’in hükümeti olduğunu ifade etti. Sendikalar, ilgili bakanlıklarla yapacakları görüşmelerin sonuçlarını bekliyor. Bu görüşmelerin sonucunun ne olacağı ise açık.
Sendikalar meydanlara çıkıp destekledikleri Hollande ve Sosyalist Parti hükümetinden bütünüyle umudu kesmelerine rağmen harekete geçme konusunda sınıfta kaldı. Hala kitleleri sokağa indirecek, eyleme geçirecek güçlerini kullanmıyorlar. Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen son bir yıl içerisinde yapılan grev ve eylemlere katılım oranı giderek düşüyor. Uzmanlar; özellikle işçilerde işsizlik korkusu, var olan işini her koşulda koruma isteği ve sendikalar güvensizliğin bu sonucu getirdiğini iddia ediyor. Sendikalar mevcut durum karşısında; işsizliğe, krize ve sosyal yıkıma karşı yazılı açıklamalar yapmanın ötesine geçemiyor.
Fransa’da yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerde krizden nasibini alıyor. Fransa’da yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerin çoğunluğu kendi küçük işletmesine sahip ya da patronu kendi halkından olan bir işyerinde çalışmakta. Yeni kuşaklar, dil bilen ya da Fransa’da eğitim gören kesimler dışında Fransız firma ve işverenlerle çalışan göçmen Kürt sayısı çok düşük bir oran olarak kalıyor. Kürtlerin özellikle çalıştığı iki önemli sektör bulunuyor. Restoran ya da inşaat sektörü. Her iki sektörde sendikalı Kürt sayısı yüzde 1 oranını bile doldurmuyor. Restoranlar, daha çok aile bağı olanların birarada çalıştığı işyerleri oluyor ya da mesleksizlerin zorunlu tercihi haline geliyor. Uzun çalışma saatleri ki bu saatler neredeyse 10 ile 15 saat arasında değişiyor, düşük ücretler, sigortasız ve işgüvencesiz çalışma koşulları altında bulunan Kürtler bu çalışma koşullarına rağmen sendikal hak ve özgürlüklerini talep etmekten çok uzak bir yerde duruyor.
Çoğunluğu konfeksiyon ve restoran alanında çalışan Kürdistanlılar özellikle son 10 yıl içerisinde işgücü anlamında inşaat sektörüne doğru kaymaya başladı. İşveren ve işçi pozisyonunda çalışan Kürdistanlıların bu alanda da sendikası, işgüvencesi bulunmuyor. Ağır çalışma koşullarına sahip Kürdistanlıların çoğu sigortalı değil. Sigorta ve herhangi bir iş anlaşmasına sahip olmadıkları için iş kaybı durumunda herhangi bir hak iddia edemiyor. İşveren durumundaki Kürdistanlılar ise neredeyse üçüncü el olarak piyasada yer alıyor. Büyük firmalardan sonra, ara Fransız firmalar, daha sonra Kürtlere iş gelinceye kadar fiyatlar yüzde 50 oranında bir kayba uğruyor. Bununla birlikte sektöre özellikle son yıllarda Avrupa Birliği’ne dahil olmuş yeni üye ülkelerden ucuz işgücü akını nedeniyle iş almak için firma sahipleri fiyatlarda giderek düşüşe gidiyor. Bütün bu döngüde en büyük kaybı yaşayanlar ise yine işin emekçisi olan işçiler oluyor.
Fransız işçi ve emekçiler sendikal hak ve özgürlükler konusunda çok güçlü bir geçmişe sahip. Ülkede yaşanan ekonomik, siyasal kriz hali sendikaları da sarmış durumda. Fransız işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesini iki cepheye karşı geliştirmesi gerekiyor.
Krizin en büyük faturasını ise göçmenler ödüyor. Geçtiğimiz yıl sonunda yapılan bir araştırmaya göre Fransa’da ekonomik krizin daha çok Afrikalı göçmenleri etkilediği belirtiliyor. Çalışma Bakanlığı verilerine göre işsiz göçmen Afrikalı oranı yüzde 23. Araştırmaya göre tüm göçmenler arasındaki işsizlik oranı ise yüzde 16 şeklinde. Tüm göçmenlerin genel olarak çalıştığı sektörler; güvenlik, inşaat, tekstil, restoran ve altyapı hizmetleri olarak sıralanıyor. Önümüzdeki aylarda özellikle inşaat alanında bir krizin kapıda olduğu belirtiliyor.
Bu kriz halinden Kürdistanlılar da nasibini almaya devam edecek. Buna rağmen insanca çalışma koşulları, iş güvencesi ya da sigortalı çalışma koşullarının oluşturulması ve bütün bunların güvencesi anlamında örgütlenme-sendikalı olma fikrinden çok uzak bir yerde duruyorlar. Kürdistani kurumların da bu yönlü çabası bulunmuyor. Örgütlenme ve sosyal haklar gerçekliğini, işsizler ordusunun bir neferi olduklarında hatırlayacaklardır!
Çok yönlü kriz hali!
Fransa Gündemi