Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Yürütme Komitesi, 24 Haziran seçim sonuçlarının AKP-MHP faşizminin çöküşünü engelleyemeyeceğini belirtti.
HBDH Yürütme Komitesi, seçimlere ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu. Seçimlerin, AKP-MHP faşist ittifakının uyguladığı savaş politikalarının gölgesinde gerçekleştiğini; Efrîn işgali ve sonrasında gerçekleşen Güney Kürdistan savaşının, faşist ittifakın seçimler yaklaşırken şovenizmi yükselterek ezilenler cephesini zayıflatma politikası olarak hayata geçtiğini anımsatan HBDH, "Faşist iktidar erken seçim yaparak hem Erdoğan'ı Başkan yapıp aynı zamanda HDP'yi parlamento dışı bırakmayı hedeflemekteydi" dedi. Ancak bütün engelleme, tutuklama ve baskılara rağmen HDP barajı aşarak, AKP-MHP ittifakının 400 vekile ulaşma planını bozduğunu kaydeden HBDH, Kürt halkının ve sosyalistlerin ortak ittifakı olan HDP’nin, AKP-MHP faşist ittifakı ve Millet İttifakı karşısında işçi sınıfı ve ezilenlerin tek seçeneği olduğunu belirtti.
Direnen güçlerin başarısı
HDP'nin barajı aşmasının, esasen faşizme karşı direnen güçlerin başarısı olduğunu; HDP'de birleşen emek, demokrasi ve özgürlük güçlerinin faşizmin seçim barajını aştığını anımsatan HDBH, açıklamasını şöyle sürdürdü: "AKP-MHP ittifakı bütün çabalarına rağmen Türkiye işçi sınıfı ve ezilenlerin ortak mücadelesi karşısında başarısız olmuştur."
Seçimler meşru değil
HDP'yi Meclis’e taşıyan emek, demokrasi ve özgürlük güçlerinin mücadelesini kesintisiz bir şekilde sürdürmesi gerektiği belirtilen açıklamada, esasen tutuklamaların ve baskıların gölgesinde gerçekleşen seçimin, AKP-MHP faşist ittifakının devletin bütün olanaklarını kullanarak yaptığı meşru olmayan bir seçim olduğunun altı çizildi.
Savaş siyaseti sürecek
HBDH Yürütme Komitesi, açıklamasına şöyle devam etti: "AKP-MHP faşizminin çöküşünü seçimler engelleyemeyecektir. Erdoğan seçim sonrası yaptığı balkon konuşmasında Kürt halkına ve devrimci güçlere dönük savaş politikalarını sürdüreceğini beyan etmiştir. İşçi sınıfı ve ezilenlere dönük savaş ve saldırı siyasetini devam ettireceğinin vurgusunu yapmıştır.
Rehavet yaratılmamalı
Gelinin noktada HDP'nin seçim başarısı kitlelerde bir rehavet yaratmamalıdır. 7 Haziran seçimleri sonrasında olduğu gibi faşist devlet karşısında savunmada kalan bir politika izlenmemelidir. Emek, demokrasi ve özgürlük güçleri faşizm karşısında sokaklarda mücadeleyi yükseltmeli, parlamenter mücadeleyle kendisini sınırlamamalıdır.
Parlamento sadece bir mevzidir
Faşist rejimin karşısında Parlamento’daki mücadele sadece bir mevzi olabilir. Faşizm ancak birleşik devrim mücadelesiyle yenilecektir. Dolaysıyla demokratik siyasetin kazandığı mevziler devrimci siyasetin meşruiyet alanını geliştirmesi açısından oldukça anlamlıdır. Faşizmi yenecek olan yegane güç Halkların Birleşik Devrim Hareketi’nin öncülük ettiği birleşik devrimci savaş pratiğidir. HBDH bileşenleri başta olmak üzere bütün devrimci güçler faşizme karşı mücadeleyi yükseltmeli bu temelde tarihsel sorumluluğa uygun bir şekilde kendini örgütlemelidir.
Devrimci savaş büyümeli
24 Haziran'da kendisini tahkim eden faşist rejim karşısında şehirlerde ve dağlarda devrimci savaşı büyütmek bizlerin temel görevidir. Bugün faşizm işçi, emekçi, genç ve kadın bütün ezilenler için ülkeyi bir halklar hapishanesine çevirmiş bulunuyor. Bizlere düşen görev devrimci savaşı büyüterek halklar hapishanesinin bütün duvarlarını yıkarak halklarımızı özgürleştirmektir.
Şimdi sokaklarda ve dağlarda özgürlük mücadelesini yükseltmek; fabrikada, okulda ve sokakta faşizme karşı barikatları kurmak; faşizme karşı çıkan halk kitlerini devrimci savaşa kazanma zamanıdır. Bugün tarihsel sorumluluğumuz mücadeleyi bütün alanlarda büyüterek kitleleri devrim mücadelemize kazanma görevidir."
ANF/BEHDİNAN