
Baskılara ve ambargolara direnen Mêxmûr Mülteci Kampı, eğitim, savunma, ekonomik üretim gibi birçok ihtiyacı kendisi karşılamak için büyük mücadele veriyor. Komünal bir ekonomiyi geliştirmeye çalışan kamp sakinleri, yeni üretim alanlarını da geliştiriyor.
Yadê Asya, Mêxmûr Mülteci Kampında (Şehîd Rustem Cûdî Kampı), çöl sıcağında seracılık yapılıyor. Nüfusu 10 binin üzerinde olan kampın tüm sebze ihtiyacı bu seralarda karşılanıyor.
Mêxmûr Mülteci Kampının sebze ihtiyacını karşılayan sera üretimini İştar Kadın Meclisi ve halk meclisi bünyesinde örgütlenmiş kampın ekonomi komitesi ortaklaşa başlattı. İştar Kadın Meclisi’nin üyelerinden Yadê Asya, geçen Şubat ayında başlatılan sera üretimini 7 çadır altında domates, salatalık, biber, patlıcan, bamya gibi sebzeleri üretmekle başlattıklarını söylüyor.
Biz kadınlar olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın projelerini hayata geçirip kendi ekonomik ihtiyaçlarımızı karşılamak için böyle bir çalışmayı başlattık diyen Yadê Asya: “Mêxmûr İştar Kadın Meclisi ve ekonomi komitesinin öncülüğüyle böyle bir çalışmayı başlattık. Zevk alarak bu çalışmayı yürütüyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılıyoruz. Doğal üretimi esas alıyoruz.”
Tamamen doğal bir üretim
Serada ürettikleri sebzelerin hem ekonomik hem de sağlıklı olduğun söyleyen Asya, Mêxmûr’un çöl sıcağında seracılığın oldukça zor olduğunu, ancak buna rağmen kampın tüm sebze ihtiyacını karşıladıklarını belirtiyor. Dışarıdan aldıkları sebzelerin hormonlu ve sağlıksız, hem çok pahalı olduğunu belirten Yadê Asya, “Ancak biz burada hem doğal hem de ucuz bir üretimle kampımızın sebze ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Halkın alım gücü düştü
Sera üretiminde çalışan Hacı Serhat ise, sebze fiyatlarına dikkat çekerek, halkın alım gücünün oldukça düşük olduğunu, bunun da üretimi zorladığını belirtiyor.
Ürettikleri sebzelerin hormonsuz olduğunu da sözlerine ekleyen Hacı Serhat şunları ifade etti: “Kampın esnafına toptan satıyoruz. Biz kampımızın tüm ihtiyaçlarını buradan karşılıyoruz. Bir buçuk ayda ektiğimiz tohumların ürününü alıyoruz. Büyük emek istiyor, ama bizim açımızdan kendi üretimimizi gerçekleştirmiş olmak güzel bir durum. Ancak her zaman istediğimiz gibi satamıyoruz. Çünkü alım gücü düştü. Toptancılar eskiden 300-400 kilo alıyorsa şimdi 100 kilo alıyor. Çünkü halkın da alım gücü düştü. Bu da bizi zorluyor.”
ANF/MÊXMÛR