Atmosfere salınan sera etkili gazların yüzde 90’ından sorumlu olan bu ülkelerin vaatlerini yerine getirmeleri halinde küresel ısınmanın 2100 yılına kadar 3 derece ile sınırlı kalması mümkün olacak.

Uzmanlar, sanayi devrimi öncesi döneme göre 3 derecelik bir ısınma artışının iklimsel felaketleri önlemek için yeterli olmayacağı ve bunun en fazla 2 derece olması gerektiğinde birleşiyor. Sera etkili gazların azaltılması noktasında yeni adımlar atılmaması halinde ise küresel ısınmanın 2100 yılına kadar 4 ile 5 derece artış göstereceği ve büyük felaketler yaşanacağı tahmin ediliyor.


Vaatleri tutacaklar mı?

COP21 öncesinde sera gazı salınımlarının büyük kısmından sorumlu ülkelerin BM’ye ilettiği bazı vaatler şöyle:

ÇİN: Atmosfere salınan gazların dörtte birinden sorumlu tutulan Çin, aynı zamanda dünyanın en büyük kömür tüketicisi ülkesi konumunda. Çin, 2030 yılına kadar kömürden kaynaklı karbondioksit (CO2) salınımlarını 2005 yılına oranla yüzde 60-65 oranında azaltmayı vaat ediyor. Çin aynı zamanda doğacak enerji açığını yenilenebilir enerjilerle kapatmayı hedefliyor.

ABD: Bugüne kadar CO2 salınımları konusunda gerekli adımları atmakta direnen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) aynı zamanda atmosfere en fazla zararlı gaz salan ikinci ülke. ABD, 2025 yılına kadar gaz salınımlarını 2005 yılına oranla yüzde 26 ile 28 arasında azaltmayı vaat etti.

AB: Atmosfere salınan gazların azaltılması konusunda BM’ye hedeflerini ilk ileten ülkeler ise Avrupa Birliği (AB) üyeleri oldu. AB’nin Mart ayında ilettiği yeni iklim planında, gaz salınımlarının 2030’a kadar 1990 yılına oranla yüzde 40 oranında azaltılması hedefi yer alıyordu. Tüm dünyadaki zararlı gaz salınımlarının yüzde 10’u 500 milyonu aşkın nüfuslu 28 AB ülkesine ait.

HİNDİSTAN: Artan nüfusu ve büyüyen ekonomisiyle önde gelen ‘atmosferi kirleten’ ülkelerden olan Hindistan ise karbondioksit salınımını 2030 yılına kadar yüzde 35 azaltmayı vaat ediyor. Hindistan, bunun için 2005 yılındaki salınım düzeyini baz alırken, diğer zararlı gazlara dahil global bir hedef ortaya koymuyor.

RUSYA: Gaz salınımlarında beşinci sırada gelen Rusya ise, 2030 yılına kadar 1990 yılına oranla yüzde 25 ile 30 arasında azaltma hedefliyor. Ancak Rusya’nın geniş topraklarındaki ormanlar sayesinde karbondioksit salınımları zaten ciddi oranda azalırken, ülkenin sanayisinin göstereceği gerçek çabanın sadece yüzde 10 civarında olacağı tahmin ediliyor.

JAPONYA: Kömür tüketiminde önde gelen ve gaz salınımlarında altıncı sırada olan Japonya ise 2030 yılına kadar 2013 yılı salınımlarına oranla yüzde 26’lık bir azaltma vaat ediyor. Japonya’nın bu hedefini gerçekleştirmek için 2011’deki Fukuşima faciası sonrasında terk edilen nükleer enerjiye geri dönüşe güvenmesi ise çevreci kuruluşlar tarafından eleştiriliyor.

KANADA: Geniş petrol kumu yataklarına sahip olan ve daha önce Kyoto Protokolü’nden çıkma kararı alan Kanada, gaz salınımlarını 2030 yılına kadar yüzde 30 azaltacağını ilan etti. 

Başta İran, Brezilya, Endonezya, Meksika, Gabon, Suudi Arabistan, Fas, Etiyopya olmak üzere gelişmekte veya yükselmekte olan birçok ülke de iklim vaatlerini BM’ye iletmişti.


 ANF/PARİS