
Medya Savunma Alanları'na yönelik hava operasyonuna tepki göstermek için sınır noktalarında canlı kalkan eylemi başlatan annelerin de yer aldığı yürüyüş ile Kürdistan'ın bütün illerinden yola çıkan Kürt kadınlar, canlı kalkan eylemi sırasında Şirnex’te (Şırnak) annelere "Çözüm burada değil; Ankara'da" diyen devlet yetkililerinin bu söyleminin ardından, bu kez Öcalan'a yönelik uygulamayı protesto etmek için Ankara'ya geldi.
Polis ablukası altındaydılar
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde, "Kürt sorununa Demokratik Çözüm Öcalan'a özgürlük" sloganıyla başkente gelen binlerce Kürt ve Türk kadın, 17-18 saatlik yolculuğun ardından polis tarafından aramadan geçirildi. Sıhhıye Meydanı, Abdi İpekçi, Kurtuluş Parkı etrafının adeta polis ablukasına alındığı yürüyüşte, Şirnex konvoyundan 4, Bedlîs konvoyundan da 1 aktivistin gözaltına alındığı öğrenildi.
Buradan Toros Sokağı'na geçen kadınlar, beyaz tülbentleri, sarı kırmızı yeşil flamaları ve yöresel kıyafetleriyle Ankara sokaklarını renk cümbüşüne çevirirken, yol yorgunluğuna rağmen sık sık sloganlar atarak halay çekti.
Türkiyeli çok sayıda kadın kurumunun ve siyasi organizasyonun da katıldığı eylemde, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, milletvekilleri Sebahat Tuncel, Nursel Aydoğan, Pervin Buldan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, SDP Genel Başkan Yardımcısı Yeşim Ergül, ESP Ankara İl Başkanı Fadime Çelebi ile çok sayıda kadın örgütü temsilcisi de kadınların yanında yer aldı.
Ankara'nın göbeğinden haykırdılar: Öcalan'a özgürlük!
Alanda, "Sayın Öcalan üzerindeki tecrit son bulsun, operasyonlar durdurulsun", "Barışı tecrit etmeyin", "Kadınlar ölümler değil çözüm istiyor", "Öcalan sağlığı sağlığımız, güvenliği güvenliğimiz, özgürlüğü özgürlüğümüzdür" pankartları taşındı.
Halay ve sloganlar eşliğinde geçen beklemenin ardından bütün kadınların Ankara'ya ulaşmasıyla birlikte, Toros Sokak'tan Abdi İpekçi Parkı'na doğru yürüyüşe geçildi. Buradan Abdi İpekçi Parkı'na yürüyen kadınlar, Ankara'nın göbeğinde 'Öcalan'a özgürlük' diye haykırdı.
Ardından yürüyüşe destek veren milletvekilleri halkı selamladı.
Kara harekatından vazgeçin!
Mitingin açılış konuşmasını, tertip komitesi adına İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu yaptı. Savaşa dur demek için dört bir yandan Ankara'ya yürüdüklerini belirten Otlu, "Soframızdan ekmeğimizi çalan bizleri işimizden, yerimizden, yurdumuzdan köyümüzden, evimizden, çocuklarımızdan eden savaş bitene kadar kadınlar yürüyeceğiz" dedi.
Kışanak: Barışa bir ses de siz verin!
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak da, kadınlar olarak savaşın ne demek olduğunu çok iyi bildiklerini, savaşın ölüm, kan, gözyaşı, taciz, tecavüz olduğunu belirtti. Kışanak, "Yüreğimiz yanıyor. Onun için kadınlar olarak buradayız. Yoksulluğu, göçü her türlü baskıyı yaşadık. Onun için buradayız. Acının Türk'ü Kürt'ü yoktur. Acının milliyeti yoktur. Türkiyeli tüm kadınlara sesleniyorum. Gelin barışa bir ses de siz verin. Barış mücadelesini birlikte yükseltelim" dedi.
Ölümde ısrar etmek zorbalıktır
Artık kadınlar olarak tabut taşımak, gözyaşı dökmek istemediklerini ifade eden Kışanak, özgür bir ortamda eşit yurttaşlık temelinde yaşamak istediklerini ifade etti. Askeri ve siyasi operasyonların arttığını söyleyen Kışanak, "Bugünlerde yine onlarca gencimizi kaybettik. Onları rakamlarla değil, isimleriyle anmak istiyoruz. Şemdinli'de bir gençti Osman Ertaş, katledildi. Maraş'ta bir polisti Yavuz Baysal, hayatını kaybetti. Zozan Doğan, bir kadın gerillaydı. Yaşamını yitirdi. Yıldırım Ayhan, askeri operasyonların son bulması için sınıra gitti. Canlı Kalkan oldu. Gaz bombasıyla öldürüldü. Ali Gezer bir gerillaydı, yaşamını yitirdi. Deniz Demir, Erhan Er, Nilay Kerman her birinin ayrı ayrı hayalleri, umutları, sevdikleri vardı. Ama şimdi aramızda değiller. Onları rakamlarla ifade etmek ruhumuzu öldürüyor. Artık onları isimleriyle analım" dedi. Bu toprakların artık ölümlere doyduğunu belirten Kışanak, "Ölümde ısrar etmek zorbalıktır. En büyük zalimliktir. Zalimler er ya da geç bunun hesabını vermeye mecburdurlar" dedi.
Tecrit savaşta ısrardır
"Aslında Kürt sorununu çözmek için tek yol diyalog ve müzakeredir" diyen Kışanak, yayınlanan ses kayıtlarını anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Görülüyor ki, bu görüşmelere Türkiye kamuoyunun açık bir desteği var. KCK ile devlet arasında, Sayın Öcalan'la devlet arasında yapılan görüşmeleri tüm kamuoyu biliyor. Kimsenin buna itirazı yok. Artık açık bir müzakerenin zamanı geliyor. Sayın Öcalan bir yol haritası sundu, protokol hazırladı, barış konseyi kurulsun, dedi, hakikatleri araştırma komisyonu kurulsun dedi. Tüm bunlara tecrit ile yanıt verdiler. Tecridi ve savaş politikalarını kabul etmiyoruz. Sayın Öcalan'la açık bir müzakerenin başlatılarak, Türkiye kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz. Bu savaşı durdurmak mümkün. Bu savaşı durdurmanın anahtarı; Başbakan'da ve Meclis'te."
Gültan Kışanak, "Savaşın çözümsüzlüğün karşısında dimdik mücadele ederiz, herkes bunu böyle bilmeli. Barış ve kardeşlik gelinceye kadar mücadele edeceğiz" dedi.
Dosya bugün Meclis'e verilecek
Ardından KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, Barış Annesi İnisiyatifi'nden Nuriye Abay, Kadınlar Barış İçin Ankara'ya Yürüyor İstanbul İnisiyatifi'nden Nimet Tanrıkulu ile DÖKH'ten Zübeyde Zümrüt birer konuşma yaptı.
Bu arada yürüyüş öncesi "Öcalan'a özgürlük" adlı imza kampanyasında toplanan imzalar ile kadınların taleplerini içeren bir dosyanın BDP'li vekillerin de yer aldığı bir heyet tarafından Pazartesi günü Meclis'e verileceği öğrenildi.
Konuşmaların ardından müzikler eşliğinde halay çeken kadınlar arabalarının olduğu alana giderek geldikleri şehirlere geri döndü.
DİHA/ANKARA