
Barış yapma kültürü yok
KCK çevresinin kendi tabanıyla hedeflerini paylaştığının altını çizen Ergil, "Fakat hükümet toplumla paylaşmakta yetersiz kalıyor" dedi. Şu ana kadar kullanılan resmi söylemlerin de çözümün kabulünü zorladığını belirten Ergil, ''Bizim bir barış yapma kültürümüzün olmadığı aşikar'' diyerek, toplumun buna karşı tarafın yenilgisi ve devletin tüm şartları kabulü olarak baktığını ifade etti.
Kürt sorunu bölgeselleşti
Hükümetin seçimlere hazırlandığını ve toplumun güvensizliğinin siyasete de yansıdığını dile getiren Ergil, bunun hükümette bir panik hali yarattığını kaydetti. Üçüncü olarak da bu aşamaların ne olduğunu kimsenin bilmediğinin altını çizen Ergil, "Eğer bütün toplumu içerecek toplumu korumasını istediğimiz bir barış olacaksa toplumun bunun hangi şartlarda olduğunu bilmesi lazım" dedi. Ergil, Türkiye'nin Kürt sorununun kendi içinde çözemediğini kaydederek, "Türkiye bunu çözecek basireti gösteremedi. O yüzden Kürt sorunu bölgeselleşti. Türkiye'nin çözeceği boyutların ötesine taştı. Suriye'de El Nusra'ya karşı PYD kazandı. Türkiye'de bir yerde bunun kutlamaları yapılıyor. Ya da Cizre'de protesto gösterileri yapılıyor. Kürt sorunu bileşik kaplar misali Türkiye'nin çevresindeki ülkeleri de içine alan bir nitelik kazandı" ifadesini kullandı.
Bu nedenle sorunun Türkiye'de çözülmesinin yetmeyeceğinin altını çizen Ergil, "Kürtler İran'da, Ira'ta, Türkiye'de, Suriye'de demokratik çözümün bir parçası olmak ve yönetime katılmak istiyorlar. Bütün ülkelerde bu sağlanana kadar Kürt sorunu çözülmeyecek. Ondan sonra bölgeselleşmiş bir Kürt sorununda ikinci aşama gelecek. Yönetime katılım, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık istiyorlar. İkinci aşama kendi aralarında birlik aramadır. Bu ne zaman gelişir şimdiden kestirmek zordur. Erbil'de yapılacak toplantı bölgesel anlamda birinci aşamanın nasıl yapıldığının toplantısı olacak. İkinci aşama konusunda bir tür fikir yürütülecek" dedi.
Türkiye hazırlıksız
Türkiye'nin bütün bu gelişmelerden endişe duyduğunu ve bu konuyu fetişleştirmiş olduğunu dile getiren Ergil, Türkiye'nin tam olarak kararını vermediğinin altını çizdi. Ergil, Kürt sorununun çözme noktasında ele geçirilen bu tarihi fırsatın kaçırılmaması gerektiğine işaret ederek, Türkiye'nin siyasi açmazını da şöyle ifade etti: "Türkiye halkını hazırlamadı. Genel olarak hazırlıksızdır. Kürt siyaseti konusunda hazırlıksızdır. O yüzden inisiyatif Öcalan ve KCK üzerinden yürüyor. Türkiye arkasından koşuyor" dedi.
Kürt korkusu!
Türkiye'nin devirmek istediği Suriye rejimini diktatörlük diye karşısına alan ve bir tür öz yönetimle katı merkeziyetçiliği aşmaya çalışan Kürtlere karşı çıktığını ve onlara müdahale etmeye çalıştığını belirten Ergil, burada sürdürülen politika ilişkin şöyle konuştu: "Şam yönetimine karşı çıkan ve demokratik hak talebinde bulunan Kürtlere karşı çıkarak dolaylı olarak Şam yönetiminin ekmeğine yağ sürüyor. Hepsi Kürt korkusundan. Nasıl çözeceği konusunda belirsizlik olduğundan bunlar oluyor." Kürt sorununun ancak ve ancak çağdaş bir demokratik sistem içinde çözülebileceğini belirten Ergil, "Devlet merkezli otoriter ve tek kültürcü bir eğilimle sürdürdüğümüz sürece siyasette bu sözünü ettiğimiz yüksek siyasal standartlara ulaşmamız mümkün değil" dedi.
NAGİHAN AKARSEL/DİHA/ANKARA