BDP ile Blok vekilleri, artan siyasi ve askeri operasyonları ve tecrit politikasını protesto etmek amacıyla süresiz açlık grevine giren Şırnak Milletvekili Selma Irmak ile Faysal Sarıyıldız’ın da içinde bulunduğu tutsaklara destek vermek için açlık grevine başladı. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkezi’nde dün saat 10:00’da başlatılan ve iki gün sürecek açlık grevindeki vekiller, AKP Hükümeti ile Meclis’e seslenerek Kürt sorununun çözümü için bir an önce diyalog ve müzakere sürecinin başlatılmasını talep etti. Vekiller üstlerine „Çözüm müzakerede“, „Çözüm diyalogda“ yazılı beyaz önlükler giyerken, eylemin yapıldığı salona ise „Savaş değil müzakere tecrit değil özgürlük“ pankartı asıldı. Mesud Barza’nin daveti nedeniyle Güney Kürdistan’da bulunan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve BDP Van Milletvekili Nazmi Gür de bugün açlık grevine dahil olacak. Eylem nedeniyle BDP binası ziyaretçi akınına uğradı. Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Erciş Çelebibağı Belde Belediye Başkanı Veysel Keser ile TKP ve ÖDP’li yöneticilerden oluşan bir heyet de ziyaretçiler arasındaydı.

Açıklamayı Kışanak yaptı

Açlık grevi eylemi yapan vekiller adına açıklama yapan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, „Bu eylemlerin, çözümün önünü açmasını umut ediyor, özgürlük ve barış mücadelemizi kararlı bir biçimde sürdüreceğimizi buradan bir kez daha dile getiriyoruz. Onların baskıları varsa, bizim de onurlu direniş geleneğimiz var“ dedi. Kışanak, Türkiye’nin her geçen gün demokratik, özgür, eşit ve barış içinde bir gelecekten uzaklaştığı bunun sorumlusunun da 10 yıldır iktidardaki AKP Hükümeti olduğu söyledi. Kışanak, aralarında milletvekili, belediye başkanı, yazar, gazeteci, insan hakları savunucusu, demokratik kitle örgütleri temsilcisi, avukat, sendikacı, kadın ve öğrencinin olduğu 6 bin kişinin tutuklu olduğu belirtilerek AKP’nin demokratik siyaseti ve muhalefeti ortadan kaldırmaya çalıştığına vurgu yaptı.

Hükümet ölümleri artırıyor

„Roboski Katliamı başta olmak üzere bu ülkede yaşanan ölümlerin hesabını vermeyen bir iktidar var karşımızda“ diyen Kışanak, Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorunu konusunda çözümü müzakere ve diyalog masasında değil çatışma ve tasfiye politikalarında gören siyasi iktidar zihniyeti nedeniyle çatışmaların tırmandığını ölümlerin arttığını söyledi.

Tecrit süreci tehlikeli kılıyor

Kışanak, Öcalan’a uygulanan tecridin süreci daha tehlikeli kıldığını belirterek, „Sayın Öcalan, Kürt sorununun çözümünde önemli bir aktördür. Hükümetin bu gerçeği yok sayması, 7 aydır sürdürdüğü tecrit ve rehine politikasında ısrar etmesi Türkiye’yi çözüm sürecinden her geçen gün daha da uzaklaştırmaktadır“ dedi. 

Bu çığlığa kulak verin
Kışanak, eylemlerinin demokrasi güçlerinin desteğiyle, onurlu bir barış gelinceye, adil bir çözüm gerçekleşinceye kadar süreceğini belirterek, AKP Hükümeti’ne şu çağrıyı yaptı: „Barış için, çözüm için bedenlerini ölüme yatıran cezaevlerindeki bu çığlığa kulak verin, Türkiye’ye kaybettirecek, çatışmaları derinleştirecek, çözümsüzlük politikalarından vazgeçin, diyalog ve müzakere sürecini acil olarak başlatın. Kürt sorunu bu ülkenin, hepimizin ortak sorunudur. Çözüm de ortaktır. Bu nedenle kritik bir eşikten geçtiğimiz şu günlerde herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.“

Meclis seyirci kalmamalı

Kışanak, Meclisin de Kürt sorunu gibi tarihsel bir sorun karşısında kendi rolünü oynaması, çözüm için devreye girmesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi:“Bu parlamentonun üyeleri bu ülkedeki zulme karşı bedenini ölüme yatırıyorsa, bu ülkeye barışın gelebilmesi, demokratik bir çözümün gerçekleşebilmesi için açlık grevine giriyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de Kürt sorunu gibi tarihsel bir sorun karşısında kendi rolünü oynaması, çözüm için devreye girmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki, gerçekleşecek adil bir çözüm tüm Türkiye’ye kazandırır, çözümsüzlük ise bütün ülkeye kaybettirir.“


Acilen müzakere başlatılsın
Türkiye’nin diyalog ve müzakereye dayalı demokratik anayasal bir çözümden başka alternatifi ve seçeneği olmadığını vurgulayan Kışanak, „Bu yüzden vakit kaybedilmemeli ve bir an önce çözümün startı verilmelidir“ dedi. 


Başkanlar da katılacak

BDP’li belediye başkanları da demokratik siyaset kanallarının açılması için hafta sonu Amed’de açlık grevi yapacak. Bu açıklama BDP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı İdris Baluken’den geldi. Baluken partililerin ve milletvekillerinin açlık grevine destek amacıyla belediye başkanlarının da açlık grevi yapma kararı aldığını açıkladı. Baluken, „Belediye başkanlarının 2-3 gün sürecek olan açlık grevi için bir planlama yapılıyor. Açlık grevinin önümüzdeki hafta sonucu Diyarbakır’da yapılması planlanıyor. Açlık grevine, seçilmiş tüm belediye başkanları ve tutuklu olan başkanların yerine de belediye başkan vekilleri katılacak. Destek amacıyla yapılacak açlık grevi Diyarbakır İl binasında yapılabilir. Bu konu ile ilgili önümüzdeki günlerde genel kapsamlı bir açıklama yapılacaktır“ dedi.


Türkiye tehlikeli bahara yelken açıyor

BDP ve Blok milletvekilleri, yaşanan sürecin hükümete bir uyarı olduğunu belirterek, ‘’Türkiye tehlikeli bahara yelken açıyor“ dedi.

Muş Milletvekili Demir Çelik:
AKP faşizminin Türkiye halklarına kazandırdığı zulüm, baskı ve şiddet olmuştur. AKP toplumu teslim almaya çalışarak kendi iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Bir takım meşru eylemliliklerle toplumun duyarlılığını ortaya çıkarmamız gerektiğini biliyoruz. Yeri geldiğinde sivil itaatsizlik eylemleri, yeri geldiğinde grevler, yeri geldiğinde yol kapatmalar ile bunları yapacağız. Kürdü, Türkü, Çerkezi ile bir bütün olarak özgürlükten ve kardeşlikten yana bütün halkları buluşturmayı amaçlıyoruz.

Ağrı Milletvekili Halil Aksoy:
İnsanlar demokratik yolları açmak için bedenlerini ölüme yatırıyor. Bu hükümete bir uyarıdır. Hükümetin bu süreci iyi kavraması gerekiyor. Öcalan ile yeniden diyalog ve müzakere çalışmaları başlatılmalı. Önümüz yazdır. Bu yaşanan süreç daha da derinleşebilir. Bu işin altında kimin kalacağı çok belli değil. Ama bir şey belli bunun zararını hem Türkler hem de Kürtler görecek.

Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu:
Bu grevimizde amacımız, AKP’nin ikiyüzlü politikalarını deşifre ederek uyarmaktır. Eğer bu yöntemde onların vicdanında bir iz bırakmıyorsa. Artık bu onların maskesinin düşmesi demektir. Cemaat, AKP ve polis birleşerek Kürtler üzerinde bir sindirme politikası yürütüyorlar.


Bingöl Milletvekili İdris Baluken:
Türkiye’de topyekun bir tasfiye sürecinin yaşanıyor ve bu siyasi-askeri operasyonlar ve tecritle yürütülmeye çalışılıyor. Son olarak da Roboskî’de yaşadığımız gibi sivil halka yönelik bir katliam oldu. Tüm bu yaşananlar nedeni ile cezaevlerinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevleri başlatıldı. Biz de savaş ve tasfiye konseptini boşa çıkarmak ve cezaevindeki arkadaşlarımıza destek amacıyla bu eylemi yapıyoruz.



Hakkari Milletvekili Esat Canan:
Keşke Türkiye bu ortamı hak etmemiş olmasaydı. Daha demokratik ve barışçıl politikalar uygulansaydı. Siyasi operasyonlar, işkence, İmralı üzerindeki hukuk dışı uygulamalar devam etmektedir. Son dönemde uygulanan bu zulüm karşısında kendi bedenlerimizi ortaya koyarak buna tepki gösteriyoruz.

Hakkari Milletvekili Adil Kurt:
Türkiye tehlikeli bir bahara yelken açıyor. Bu baharın demokrasi ve özgürlüklere vesile olmasını arzu ettiğimiz için bugün bu eylemin içindeyiz. Türkiye’deki bütün halkların ortaklaşarak demokratik zeminde sorunların çözümünü bulabileceği bir ortamı amaçlıyoruz. Bu olmadığı zaman Türkiye’de herkes kaybedecek. Bu ülkeyi yönetenleri uyarmak istiyoruz. Tercih ettikleri yöntem Türkiye’yi büyük bir kaosa sürüklüyor. Bu yanlıştır. Bundan artık geri dönmeniz gerekiyor.

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel:
AKP hükümetinin uyguladığı savaş stratejisi süreci tıkadı. Biz de sorunun barışçıl çözümü ve Öcalan’ın bu sürece katılımını talep ediyoruz. Türkiye’deki halklar, eşit özgür yurttaşlık temelinde yeniden birarada olmalıdır.  Eylemimiz aynı zamanda Türkiye kamuoyuna bir çağrıdır. Buradan halkımıza da bir çağrı yapıyorum. Bu ülkede gerçek anlamda özgürlüğün inşası için duyarsız kalmamalarını istiyorum.


 DİHA/ANKARA