Kürt Halk Önderi Öcalan’ın “Çözüm sürecini biz yok etmedik, devlet iki kişi göndersin, sorunları 6 ayda çözelim” çağrısını “Öcalan HDP’yi muhatap almıyor” diyerek çarpıtan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’a cevap veren İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken, “AKP yetkilileri cevaptan kaçmak için yeniden algı operasyonuna başvuruyor. Yapay tartışmalardan vazgeçip birlikte hazırladığımız yasaları nereye sakladıklarını açıklasınlar” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşi aracılığıyla ilettiği “Önceki çözüm sürecini biz yok etmedik. Çözüm süreci tek taraflı olmaz. Sorun ne kadar siyasi ise o kadar da hukuksaldır. Bizim projelerimiz var, devlet iki adamını buraya gönderir, 6 ay içinde her şeyi çözebiliriz” açıklamasına hükümetten ilk karşılık Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’tan geldi. Kaynak şunları belirtti: “Devlet iki görevli göndersin. Muhatap devlet olsun. Ve biz bu işi 6-8 ayda çözelim’ diyor. HDP bunu ‘Yeniden çözüm masası kurulsun, siyasi aktörler HDP tarafından belirlensin, İmralı Heyeti yeniden gitmeye başlasın’ gibi alıyor. Öcalan’ın mesajının doğru algılandığını zannetmiyorum. HDP’yi değil, devleti muhatap almak istiyor Öcalan. Öcalan, devletle görüşmek istiyor. Devlet her zaman görüşmelerini yapabilir. Zaten yapıyor. ‘Altı ayda çözeriz’ lafını ise kendi liderliğini pekiştirmek için söylüyor. Kendisinin muhatap alınması demek, Kürt siyasetinde kendi liderliğini pekiştirmesi demektir.”


Neden bozduğunu açıkla

HDP Grup Başkanvekili ve İmralı Heyeti Üyesi İdris Baluken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tutumuna ilişkin çarpıtmalara yanıt verdi. ANF’ye konuşan Baluken, Başbakan Yardımcısı Kaynak’ın “Öcalan HDP’yi muhatap almak istemiyor” şeklindeki sözlerini yalanladı. “Sayın Öcalan’ın verdiği mesajlar gerek iç, gerek dış kamuoyunda şimdiden büyük bir çözüm tartışması yarattı” diyen Baluken, devamla şunları kaydetti: “AKP yetkilileri bu mesaja cevap vermek yerine yine algı operasyonuyla bu mesajın önemini muğlaklaştırmaya çalışıyor. Sayın Öcalan, bir durumu bozdu ve sürecin AKP tarafından bozulduğunu ortaya koydu. 15 gün içinde heyetin gelmesini beklerken savaş konseptinin AKP tarafından sahaya sürüldüğünü söyledi. Bu, tarihi bir tespittir. AKP, neden süreci bozduğunu, 15 günlük süre içinde neden izleme heyetini İmralı’ya göndermediğini açıklamak zorundadır. 


Cevaptan kaçmanın yolu

Özellikle Türkiye kamuoyunda da bazı aydın, yazar, barış ve demokrasi çevrelerinde, süreci kimin bozduğuyla ilgili kafa karışıklığı vardı. Sayın Öcalan bu kafa karışıklığını da giderdi. Şimdi AKP’den süreci neden bozduğuna dair cevap beklentisi oluştu. AKP yetkililerinin yaptığı açıklamalar bu vermeleri gereken cevaptan kaçma anlamına geliyor; yeniden algı operasyonuna başvuruyorlar.”


AKP cevap vermeli 

Yine Öcalan’ın çözüm için projelerinin hazır olduğu yönündeki açıklamasına da işaret eden Baluken, “AKP bunun cevabını vermeli. Bu kan böyle mi devam edecek, savaş konsepti barış taleplerine rağmen devam mı edecek, yoksa 6 ay içinde kalıcı barışın gelişeceği tarihi tespite cevap mı verilecek” dedi.


HDP’nin rolünü biliyorlar

AKP yetkililerinin muhataplık üzerinden tartışma yaratmak istemesine tepki gösteren Baluken, şunları ifade etti: “AKP, devlet yetkilileri Kürt sorununun çözümünde Sayın Öcalan’ın, PKK’nin, HDP’nin muhataplık rolünün ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Sayın Öcalan’ın müzakere sürecinin içeriğiyle ilgili verdiği mesajları adeta gölgelemek için geri bir tartışma yaratmak istiyorlar. Sorun, muhatapların kimler olacağı, muhatapların tekrar belirlenmesi yöntemi değil; müzakerenin içinin nasıl doldurulacağıdır. Önümüzdeki günlerde de AKP’nin bu geri tartışmayı sürdürmesi durumunda iyi niyetinden bahsetmek mümkün olmayacaktır.”


Öcalan HDP heyetini sordu 

Baluken, Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile İmralı’daki son görüşmedeki bir sorusunu da ilk kez gündeme getirdi. Baluken, şu bilgileri verdi: “Sayın Öcalan, Mehmet Öcalan ile yaptığı görüşmede neden avukatların ve HDP Heyeti’nin gelmediğini sordu. Bu diyalog, devletin tutanaklarına da geçti. HDP’yi muhatap almak istememesi bir yana, HDP’nin İmralı’da olmamasına tepki gösteriyor. İmralı’ya avukatların ve HDP heyetinin gelmesiyle ilgili çok net vurguları var. Bütün bunlar ortadayken, meseleyi muhataplık mekanizması üzerinden ele almak geri bir tartışmadır.”

Baluken, AKP’nin HDP’yi hedefe koymak için Öcalan’ı araçsallaştırmak istediğine ancak başaramadığına vurgu yaparak, “Bu son derece ahlaksız bir yöntemdir. Bu yöntemden çözüm çıkmaz” diye ekledi.


Tecrit gölgelenmek isteniyor 

HDP Grup Başkanvekili ve İmralı Heyeti Üyesi İdris Baluken, AKP’nin algı operasyonu ile tecridi de gölgelemek istediğine dikkati çekerek, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kalkmış değil. Avukatlar, bağımsız, siyasi heyetin kendisiyle görüşememesi, kendisinin müzakere koşullarının sağlanmış olmaması, AKP’nin yine sahada var gücüyle savaş konseptini dayatması aslında AKP’nin durduğu noktayı gösteriyor. AKP’li yetkililer toplumun dikkatlerinin bu hayati konular üzerine yoğunlaşmaması için çabalıyorlar. En küçük samimiyet varsa tecridin kalkması gerekiyor, müzakere koşullarının sağlanması gerekiyor. Birçok temel çözüm konusu çorap söküğü gibi kendiliğinden gelecektir. AKP’lilerin yaptıkları açıklamalara, algı operasyonlarına karnımız toktur. 


Hazırladığımız yasalar nerede?

Böyle açıklamalar yapacaklarına, HDP ile birlikte neredeyse son noktasını koyma aşamasına getirdikleri; yerel yönetimlerin yetkilerini alabildiğine genişleten düzenlemelerle ilgili tartışmayı başlatmaları gerekiyor. Belediyelere kayyum atadıkları bir süreçte ‘Çözüm Süreci’nde İçişleri Bakanlığı nezdinde son aşamaya getirdikleri ve merkezi düzeydeki pek çok yetkiyi yerele götüren yasal düzenlemeleri nerede sakladıklarının cevabını vermeliler. Aynı şekilde bütün toplumu baskı cenderesine aldıkları bir dönemde, sürecin nihai aşamaya gelme noktasında birlikte hazırladığımız sivil toplum yasasının niye saklandığının açıklanması gerekiyor. 

Dolayısıyla bu yapay tartışmalardan vazgeçip, o dönem birlikte hazırladığımız yerel yönetimler yasasının neler içerdiğini, sivil toplum yasasının neler içerdiğini kamuoyuna açıklayabilirler.”



Top devletin sahasında 



Öcalan’ın mesajını olumlu karşılayan akademisyenlerden Baskın Oran “Öcalan kanın durması için umut ışığı yaktı. Bundan sonra top devletin sahasındadır” dedi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 1.5 yıl sonra yaptığı ilk görüşmede verdiği mesaj, barış isteyen çevreleri umutlandırdı. Akil İnsanlar Heyeti’nden AKP’nin çözüm niyetinin olmadığını belirterek istifa eden Prof. Dr. Baskın Oran, Öcalan’ın kendisiyle yapılan ilk görüşmede barış ve çözüm çağrısı yapmasını şöyle değerlendirdi: “Bu bir umuttur, bu karanlıktan çıkmak için bir umut kıvılcımıdır. Top devletin sahasındadır. Kan akışını durdurmak istiyor mu istemiyor mu? Devletin bu mesaja vereceği yanıtla bunu anlayacağız.”

Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Öcalan’ın kısa, net ve açık bir mesaj verdiğini belirterek, “Çok sağduyulu ve Öcalan’dan beklenen bir açıklama oldu” diye belirtti. Öcalan’ın açıklamasının, “Türkiye’nin ihtiyacını dile getirdiğini” kaydeden Katırcıoğlu, “‘Bu iki tarafın bir birini yenebileceği bir savaş değil’ diyerek doğru bir tespit yapmış. ‘Asıl büyük oyuncu burada devlet, problemi çözmesi gereken devlettir. Devlette istek ve irade varsa biz hazırız’ diyor. Bu problemin çözümünde önemli bir yaklaşımı ifade ediyor” şeklinde konuştu. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetinin “Bir tür ‘son PKK’li yok edilene kadar’ diyerek gerçekçi ve anlamlı olmayan bir yaklaşım sergilediğinin altını çizen Katırcıoğlu, “Böyle bir son olmayacak. Bu daha önceki yıllarda da denendi ve sorunu derinleştirdi” diye belirtti. 

MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş de, Öcalan’ın mesajının özellikle içinde geçilen koşullar açısından çok önemli olduğunu vurguladı. “Çözüm talep eden, barış talep eden her ses önemlidir. İçerisinde geçmekte olduğumuz koşullarda, 6 ayda bu sorunu çözebiliriz düşüncesi hepsinden daha önemlidir” diyen Öneş, Öcalan’ın açıklamasının herkes ve bütün aktörler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kandil’in’de bu mesajı değerlendirmesi gerektiğini kaydeden Öneş, diyalog ortamının sağlanması için silahların susması gerektiğinin altını çizdi. 

Barış Bloku Eşsözcsü Bahadır Altan “’Çözüm mözüm yok’ demek siyasetçiler açısından bir suçüstü yakalanmayı gösteriyor. Kimse ölmek ister mi galibin olmayacağı bir savaşta? Bu yüzden zaman önemli. Barış hemen dememizin sebebi de bu” diye konuştu. Kürt hareketinin ve liderinin barıştan yana olduğunu batıdaki insanların da anlaması gerektiğini vurgulayan Altan, “Bence bu mesaj siyasilerde karşılığını bulmasa da halkta karşılığını bulacak. Diyaloga ve çözüme zorlayacak olan da halkın tutumudur. Esas savaşı durduracak şey, batıdaki insanların ‘Artık yeter’ diyecek noktaya gelmesidir” diye belirtti. 

Barış Vakfı Yöneticisi Hakan Tahmaz da, barış sürecini engelleyen faktörün tecrit olduğunu ifade ederek, “Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile görüştürülmesi gerekir. HDP’li belediyelerin seçilmişlerine yönelik siyasi kırım hareketinin durdurması gerekir ki çözüm sürecine yeniden dönülebilsin. Bunun nasıl olacağına ilişkin mesaj verilmiştir. Öcalan bir koşul koyuyor. Buna devletin olumlu cevap vermesi gerekiyor. Öncelikle görev devletin. Ama devlet buna dair bir işaret vermiyor. Çözüm yok diyor” değerlendirmesinde bulundu. Mesajın karşılık bulması için kendilerine düşen görevin ise toplumsal duyarlılığı yaratmak olduğunu belirten Tahmaz, aynı zamanda hükümeti bu konuda adım atmaya ikna etme görevinin de kendilerine düştüğünün altını çizdi. 


ALİ BARIŞ KURT /ANF / ANKARA