
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın iki yılı aşkın bir süredir yürüttüğü demokratik çözüm sürecinde mutabakat sağlanan ve geçen hafta İmralı Heyeti ile hükümet üyeleri tarafından açıklanan 10 madde tartışılmaya devam ediliyor. Prof. Dr. Fuat Keyman, Türkiye tarihinde ilk defa hükümet ile Kürt sorununu temsil eden aktörlerin ortak açıklama yaptığına dikkat çekerek, “Öcalan’ın da söylediği gibi stratejik ve tarihi nitelikte bir gün yaşadık” dedi. Keyman, Öcalan’ın sunduğu 10 maddenin ise Türkiye’nin demokrasisini ileri götürecek somut öneriler olduğunu söyledi. Keyman, taslaktaki “demokratik siyasetin içeriği tartışılmalı” şeklindeki ilk maddeye ilişkin şöyle konuştu: “Maddelere bakıldığında yüzde 10 barajının azaltılması, siyasete katılımla ilgili sorunların ortadan kaldırılması, kimlikle siyaset arasındaki ilişkilerde daha müzakereci daha katılımcı bir yapının sağlanması gibi hem demokrasiyi ileriye götürecek hem de sadece Kürt sorununda değil tüm bunlar bağlamında da nasıl bir siyaset anlayışı izleneceği üzerinde somut öneriler içeriyor.”
Yerel yönetimlerin güçlenmesi
Keyman’ın “Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarının tanımlanması” maddesine ilişkin görüşü ise şöyle: “Bu maddede demokratik özerklik kullanılabilir. Sadece bir bölgeye dönük değil, Türkiye’nin farklı illeri ve bölgelerinde yerel yönetimlerin güçlenmesine dönük olarak da kullanılıyor. Örneğin; Ege bölgesinde, Trakya bölgesinde ve diğer bölgelerde de yaşanan sorunlara bu madde referans ediyor. İller temelli düşündüğümüz zaman da 25-26 şehre kadar çıkan bir yapıda illere bağlı olarak ademi merkeziyetçiliğin güçlendirilmesi olarak görülüyor. Tabi ben buna yumuşak kullanış diyorum. Ama ister sert, ister yumuşak olsun demokratik özerkliğin orada bulunmaması onun yerine yerellik denilmesi bence müzakere bağlamında önemlidir.”
İnşanın temel sorunları
Keyman, “Çözüm sürecinin sosyo-ekonomik boyutları” maddesine ilişkin ise şöyle konuştu: “Silahsızlanma ve demokratik siyasete geçersek, bunun literatürdeki ismi, çatışma sonrası yeniden inşa sürecine giriş olacak. Hepimiz biliyoruz ki Kürt sorunun yaşandığı iller, Türkiye’nin yaşanılabilir iller sıralamasında en sonda yer alıyor. Yoksulluk ve işsizlik alanında ciddi sorunlara sahipler. O yüzden bölgesel kalkınma sosyo-ekonomik olarak çok önemli bir maddedir.”
‘Kamu düzeni sınırlayıcı ve otoriter’
“Çözüm sürecinde demokrasi, güvenlik ilişkisinin kamu düzeni ve özgürlükleri koruyacak şekilde ele alınması maddesine ilişkin” ise Keyman, “Kamu düzeni çok muğlak bir kavram. Çünkü ‘İç Güvenlik Paketi’ gördüğümüz gibi polise, belli devlet aktörlerine aşırı yorumsal rahatlık veriyor. Kamu güvenliği ve özgürlük ikileminde özgürlüklere ağırlık vermezsek, çözüm sürecinin de sürdürülebilir barışa gitmesi zordur” dedi.
Anayasa tartışması paralel
Keyman, “Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşması” maddesini değerlendirirken, “Bu madde, sadece bir gruba bir kimliğe değil de toplumun farklılıklarına hitap eden bu farklılıkları, içerdiği hakları ve özgürlükleri güvence altına alan, çoğulcu, çok kültürlü olarak, bu yönlü demokrasiye ve müzakereye açık bir devlet, toplum ve siyaset ilişkisini kurar” diye belirtti. Çözüm sürecinde yol alınmasında bu maddenin önemine vurgu yapan Keyman, şöyle devam etti: “Sürecin ana öznesi olan Kürtler kadar Aleviler, gayri Müslimler, kadınlar, gençler, çevreciler ve toplumun farklı kesimlerinin de özgürleşmesi demektir. Bu paket geri dönüşü olmayan, ileriye gidecek bir yol haritasına girmiş bulunduğumuzu gösteriyor ve bu çok önemlidir” diye belirtti.