
YEKO ARDIL / STRASBOURG
Strasbourg’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için günlerdir eylemde olan kadınlar, „Haber alıncaya kadar buradan ayrılmayacağız“ diyor. Gün boyu Avrupa Konseyi’nin (AK) yanında bulunan yol kenarında Öcalan posterleri ve bayraklarıyla gösteri yapan Kürtler, Fransızca „Öcalan’a özgürlük“ ve „CPT İmralı’ya“ sloganları atıyor.
Beşinci güne giren oturma eyleminde kadınların çokluğu dikkat çekiyor. Kadınlar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenliğinde endişe ettiklerini belirtirken, „Özgürlüğünü sağlayana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz“ diyor. Üzerlerinde Öcalan fotoğraflarının yer aldığı tişörtler, Kurdî motiflerle günlerdir oturma eyleminde yer alan Almanya, Fransa, İsviçre, Belçika gibi farklı ülkelerden kadınlar, Strasbourg’da merkezi olan CPT, AKPM, AP gibi Avrupa kurumları seslerini duyana kadar alanları terk etmeyecekleri mesajını veriyor.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 27 Temmuz 2011’den beri avukatları, 5 Nisan 2015’ten beri de İmralı Heyeti ile görüştürülmüyor. En son Kürt siyasetçilerin süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlatması üzerine 11 Eylül 2016’da kardeşi Mehmet Öcalan ile görüştürülmüştü. O günden bu yana haber alınamıyor. En son çıkan haberler ise sağlık ve güvenliğiyle ilgili kaygıları büyüttü.
‘Bir an önce haber almak istiyoruz’

Almanya’nın Stuttgart kentinden eyleme katılan Sacide Acar Öcalan ile ilgili sosyal medyada çıkan iddialarla ilgili olarak; „O uğursuz haber yayınlanıca yüreğime ateş düştü“ diyor. „Bir an önce Önderimizden haber almak istiyoruz“ diyen Acar, „Haber alıncaya kadar da buradan ayrılmayacağız“ diye belirtiyor. „Zerre kadar onur sahibi olan her insanın bu eyleme destek vermesi lazım. Özellikle de kadınlar, çünkü Öcalan en fazla kadınların ve ezilenlerin önderidir“ diye ekliyor.
‘Bütün varlığımla Başkan Apo’ylayım’

Eyleme Almanya’nın Kehl kentinden katılan Rojin Almas, 33 yıldır Almanya’da yaşıyor. Strasbourg’da bugüne kadar gerçekleştirilen çok sayıda eylemin müdavimlerinden birisi olan Almas, „Bütün varlığımla Baskan Apo ile beraberim“ diyor. „Düşman bizi sınamak istiyor. Ona bağımızı, sevgimizi ölçmeye çalışıyorlar“ diyerek kaygısını dile getiren Almas, „O nedenle sürekli alanlardayız ve sonuç alıncaya kadar devam edeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar Başkanımızlayız. Halkımız el ele versin. Mutlaka kazanacağız“ mesajı veriyor.
‘Görevlerini yapsınlar yeter’

Halle an der Saale’den gelen Qedirya Cizîrî, eylemin ilk gününden itibaren Strasbourg’da. 12 yıldır sürgünde olan, şehit annesi ve ablası olan Cizîrî’nin ailesinde 13 şehit var. Öcalan için „Sadece Kürtlerin değil tüm ezilenlerin önderidir“ diyen Cizîrî, Avrupa’ya da şöyle sesleniyor: „Beklentimiz bir rica değil, görevlerini yapsınlar yeter.“ Eyleme katılımın büyümesi gerektiğinin altını çizen Cizîrî „Önderimizin durumu karşısında dünyayı ayağa kaldırmamız gerekiyor. Kadın, genç, herkes her yerde seferber olmalı. Türk devleti de aklını başına alsın, insanlığa davet ediyorum. Avrupa iki yüzlü politikadan vazgeçerse Önderimiz de özgür olur“ diyor.
‘Daha acil bir şey olamaz!’

Urfalı Nezihe Ayşe Can, Darmstadt’tan geliyor. Geldiği kentte meclisin Adalet Komisyonu’nda yer alıyor. Sağlık sorunları var, 5 ameliyat olmuş, kalp rahatsızlığı var. „Ama o haberi aldığımda bütün ağrılarımı unuttum“ diyor ve ekliyor: “Bundan acil bir şey düşünemiyorum. Halkımıza sesleniyorum; gerekirse kapılarınızı kilitleyin buraya gelin. Önderimiz, dağdaki gerilla, zindandaki evlatlarımızı unutamayız. Hep birlikte özgürlüğü başarabiliriz.“
‘Evimize ateş düştü’

Êzîdî Kürdü Nefiya Gökçe de Duisburg Meclisi’nin Şehit Aileleri Komisyonu’nda yer alıyor. Şehit Evdo Sevgat’ın ablası. „Başkanımızla ilgili haberler ilk çıktığında evimize ateş düştü sanki. Duyar duymaz sokaklara çıktı. Serok, Roma’ya geldiğinde de oradaydım. Yedi gün açlık grevinde kaldım. Êzîdî, Müslüman, Alevi, Zerdeştî hiç farketmez her kes elini vicdanına koymalı ve harekete geçmeli. O hepimizin önderi ve düşmanın elinde bu şekilde bırakamıyız. Canımız, malımız, her şeyimizle onunlayız“ diye konuşuyor.
‘Artık sabrımız taştı’

Belçika’nın başkenti Brüksel’den eylem için Strasbourg’a gelen Arife Soysüren, Elbistanlı. Belçika’dan 8 kişi olarak oturma eylemine geldiklerini belirtiyor. „Çıkan haberler nedeniyle büyük bir şok ve infial yaşadık ve hemen sokağa çıktık. Strasbourg eyleminin ilk gününden itibaren de buradayım“ diye belirtiyor. „İşkenceyi önleme komitesi olan CPT’nin milyonlarca Kürtün kaygılarını sonlandıracak bir görüşme için İmralı’ya gitmesini istiyoruz“ diyen Soysüren, „Bunu yapamıyorsa bağımsızım demesinler“ diye ekliyor. Kürt Halk Önderi’nin 19 yıldır rehin tutulduğunu anımsatan Soysüren, „Yeterince sabırlı davrandık. Artık sabrımızın taştığını, sonuç alınacaya kadar eylemde olacağımızı herkese, tüm Avrupa kurumlarına ilan ediyoruz“ mesajı veriyor.
‘Mücadelemizle özgürleştireceğiz’

Strasbourg’daki oturma eylemine sanatçılar da katılıyor. Bunlardan birisi de Sosin. İlk günkü basın toplantısında da yer alan Sanatçı Sosin „Başkanın esareti de tecriti de siyasidir. Biz de dünyaya sesimizi duyurmak, yaşananlarda sorumlu olan kurumları harekete geçirmek için buradayız. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan haber alamadığımız her günümüz bizim için Roma sürecidir. Halkımız, Roma ruhuyla buraya akmalı. Mücadelemizle O’nu fiziki olarak özgürleştireceğimiz o muhteşem günü yaşayacağımıza inanıyorum“ diye belirtiyor.
Koçali: Öncü gücü kadınlardır

Strasbourg eyleminde düzenlenen panelde konuşan Savaşa ve Diktatörlüğe Karşı Avrupa Barış Forumu’ndan Filiz Koçali, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin Rojava’da hayat bulduğunu söyledi. Öcalan’ın savunmaları hakkında da konuşan Koçali, “Savunmaların özü, eşitlik, özgürlük ve demokrasidir“ dedi. Kadınların özgürlük mücadelesine ilişkin de konuşan Koçali, “Bu mücadelenin baş unsuru, öncüleri, motor gücü kadınlardır. Kadınlar özgür olmadan, toplum özgür olamaz. Sadece Ortadoğu için degil Avrupa için de umut olan bir hareketiz. Bu felsefe, bu ışık hiçkimsede yok“ diye konuştu.