Almanya, İsviçre ve Fransa’dan Alman, Türkiyeli sol kuruluş  temsilcileri dün Strasbourg’u ziyaret etti. 19 Aralık saldırısında yaralanan ölüm orucu direnişçilerinden Sait Oral Uyan, AvEG-KON Eşbaşkanı Şafak Arabacı, ATİK Eşbaşkanı Zeynep Çalışkan, Almanya’dan Sol Parti adına Rudoef Bürgel, Lukas Osswald, Tatort Kurdistan adına Holger Deilke, KNK adına Tahir Kemalizade, YNK adına siyasetçi Dr. Osman İsmail, HDP’li vekiller Özdal Üçer, Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız, PYD adına Amed Kobanê olmak üzere çok sayıda kişi dün eylemdeydi. 


Sol Parti: Türkiye’ye baskı yapın

Rutin olarak öğle saatlerinde eylemciler, yaptıkları bir miting ile CPT ve AK’yi görevlerini yapmaya çağırdı. Burada bir yapılan konuşmalarda, kurumlarının sessizliği eleştirildi. Sol Parti Federal Parlamento Grubunun danışmanlarından Rudoef Bürgel, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridi kınayarak şöyle konuştu: „Sol Parti olarak Kürt halkının istek ve talepleri bizim de taleplerimizdir. Bir ön önce Öcalan’ın avukatları İmralı’ya gidip görüşmesi gerekiyor. CPT ve AK’den isteğimiz Türkiye’ye baskı yapıp bu görüşmenin gerçekleşmesidir. Çünkü Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da barışı sağlayan kişi Abdullah Öcalan’dır. Bir önce bu tecridin son bulmasını istiyorum.“

AKP’nin Kürdistan’daki Kürt kentlerindeki saldırıların da değinen Bürgel, devamla şunları söyledi: ”AKP ve Erdoğan Kürtlere karşı bir savaş başlattı. Bu savaşta onlarca kent yıkıldı, 500 bin kişi yerinden yurdundan oldu. Tıpkı 1990 yıllardaki yaşananlar gibi. Merkel hükümeti de Türk devletiyle işbirliği yapıyor. Bugün Türkiye ile ciddi bir silah ticareti yaşanıyor. Almanya artık bu iki yüzlülüğü bırakmalı ve Öcalan olmak üzere bütün HDPli’lerin bırakılması için Avrupa’nın Türkiye’ye baskı yapması gerekiyor.” 

Lukas Osswald da Almanya ile Türkiye’nin tarihi işbirliğine değinerek, “Bu tarihi itifak faşizm ve anti demokratiktir. Bu ittifaka karşı demokrasi ve özgürlük taraftarları olarak birlikte mücadele etmemiz gerekiyor” diye çağrıda bulundu.

Tatort Kürdistan adına Holger Deilke ise AK ve CPT’nin sessizliğini ser bir dille eleştirerek, şunları söyledi: ”Biz Abdullah Öcalan’ın için kaygılıyız. Kendisinden haber alamıyoruz. Bugün AK ve CPT büyük bir bir ayıp içerisinde ve iki yüzlülük yapıyorlar. Bir önce sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyorlar.”


Tecrit mücadeleyle boşa çıkarılır

ATİK Eşbaşkanı Zeynep Çalışkan da  Kürt halkı gibi ilerici kesimlerin de Öcalan’ın yaşamından kaygılı olduklarını belirterek, ”Abdullah Öcalan’a yönelik saldırı Kürt halkını önderliksin bırakmaktır. Bütün bu saldırının nedeni budur. Ama boşuna bir çabadır. Biz büyük bir irade ile mücadeleyi yükselttiğimiz sürece zaferi yakalarız. Buda birlik mücadelesiyle olur. Sayın Öcalan’a ve tüm politik tutsaklara saldırıyı kınıyorum” dedi. AvEG-KON Eşbaşkanı Başak Arabacı da Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridi kınayarak, bütün kesimleri buna karşı mücadele etmeye çağırdı. 


Bu kıvılcım tüm bozkırı ateşlendirir

19 Aralık 2000 yılında büyük ölüm orucu gazilerinden Sait Oral Uyan da Türk devletinin Abdullah Öcalan ile insanların bağını koparmak istediğini belirterek, şunları söyledi: ”Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 2,5 yıldan fazla her kesten fiziki olarak bağının kopartılması Türk cumhuriyetinin kuruluşundan beri aşama aşama yürütülen politikaların bir parçasıdır. Ama şu unutulmamalıdır ki, bir kıvılcım tüm bozkırı ateşlendirir, toptan yok edebilir. O kıvılcım da bozkıra düşmüştür. Artık geriye dönüş yoktur. Abdullah Öcalan’ın bizden bağının koparılışı tamamen fizyolojiktir. Bunu kimse unutmamalıdır. Burada devam eden direnişten İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan kızıl dolu selamlarımı gönderiyorum.”  


ANF / STRASBOURG