Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi İsveç Sol Parti (Vänsterpartiet-V) Milletvekili Malin Björk, Strasbourg’da süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan direnişçilerle önceki gün bir araya geldi. Björk, burada eylemcilerden Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç ile kısa bir görüşme gerçekleştirerek, hem sağlık durumları hakkında bilgi aldı hem de eyleme desteklerini iletti.
Malin Björk, daha sonra kısa bir açıklama yaptı. Açlık grevi eylemine ikinci kez ziyaret ettiğini söyleyen Björk, açlık grevindekilerin demokrasi, insan hakları ve barışı inşa etmek için kendileri için oldukça tehlikeli bir eylemde olduklarını dile getirdi. Björk, açlık grevinde geride kalan süre nedeniyle oldukça kritik bir süreçte olduğuna dikkat çekti.
AP önünde günlerdir açlık grevinde olan yüzlerce kişiyi de selamlayan Malin Björk, Kürtlerin hak ve eşitlik için verdikleri mücadelenin tüm bölgenin barış ve demokrasisi için olduğunun altını çizdi. CPT’nin Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılmasını sağlama konusundaki sorumluluğunun büyüdüğüne dikkat çeken Björk, meselenin takipçisi olacaklarının altını çizdi.
Fransız AP üyesinden ziyaret
Fransa’nın Strasbourg şehrindeki süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini Avrupa Parlamentosu (AP)’nin ikinci büyük grubu olan büyük grup Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu (S&D) grubu üyesi Guillaume Balas da ziyaret etti.
Balas’a 2017 seçimlerinde Fransız Sosyalist Partisi’nin (PS) adayı olan Benoit Hamon’un kurduğu Nesil Hareketi Partisi’nin (Générations) adaylarından avukat Zerrin Bataray da eşlik etti.
Yapılan görüşmede eylemciler adına taleplerini ve tecridin etkileri konusunda bilgi veren KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, tecridin sadece Kürt Halk Önderi üzerinde olmadığını, tecridin demokasi ve özgürlükten yana olan tüm kesimlere uygulandığına vurgu yaptı.
Eylemcileri ziyarette konuşan AP parlamenteri Guillaume Balas ise, ziyaretlerinin amacının hem Kürtler hem de Türkiye’deki tüm demokrat kesimlerle dayanışmalarını göstermek olduğunu söyledi.
Ziyarette konuşan AP seçimleri adayı avukat Zerrin Bataray ise, tecride karşı direnişin Öcalan’ın yanı sıra cezaevlerindeki tüm siyasi tutsakları ve muhalifleri ilgilendirdiğini ve bunun doğru anlaşılması gerektiğini söyledi.