
Bu görüşmeler sonucunda hazırlanan raporda, CPT yetkililerinin 2010 yılında yaptıkları ziyaret ardından getirdikleri eleştirilerden bir kısmının giderilmek bir yana “kural” haline getirildiği eleştirisinde bulunuldu.
Öcalan'a özel muamele
Raporda Kürt Halk Önderi Öcalan’a dönük tecrit uygulamalarına da dikkat çekildi. Öcalan dışındaki tutukluların havalandırma saatlerinde artış yaşandığının da yer aldığı raporda, Türk yetkililerin konuya ilişkin şu bilgiyi verdiği belirtildi: “Türk yetkililerinin CPT’ye 2010 yılı Şubat ayında yazdığı bilgilendirmede, Öcalan’ın havalandırmaya çıkması konusunda yaşanan sorunu şöyle izah etti: Öcalan havalandırma saatlerinin artırılmasından faydalanmıyor. Çünkü tecrit cezası verildi. Cezanın bitmesi ardından komitenin alacağı kararla o da havalandırma saatlerinden faydalanabilir.”
Heyetin son ziyaretinde Öcalan’ın tecrit cezalarının 19 Aralık 2011’de bittiği bilgisinin edindiği de raporda yer aldı. Bunun üzerine Öcalan’ın günde iki saat havalandırmaya çıkabildiğine de yer verilen raporda CPT, “Öcalan’ın da diğer tutsaklarla eşit oranda havalandırma hakkı var” dedi.
Tecrit kabul edilemez
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a son yıllarda 20’şer günlük, 12 hücre cezası verildiği de belirtilen raporda, “Öcalan son yıllarda 240 gün tecrit altında tutuldu. Böylesi bir durum kabul edilemez. Tecrit cezalarının kesintili bir şekilde uygulanması gerekiyor” denildi.
Rapora, cezaevinde bu kadar uzun süre tecrit cezasının verilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği de belirtildi.
Ortak mekana izin yok
İmralı’daki tutsakların hepsine eşit bir şekilde yaklaşılmadığı tespiti yapılan raporda, tutsakların bazılarının haftada 3 saat sohbet hakkını kullandığı, haftada iki saat açık hava sportif aktivitelere katılabildiği belirtiliyor. Tutsakların masa tenisi, resim çizme, el işçiliği ve satranç gibi aktivitelere katılmayı “Hepimizin ortak mekanda bir araya gelmesine izin verilmediği için reddettiklerine” de yer verildi.
Yapıyor diye rapor etmiş
Raporda, Türk devletinin CPT’ye yazdığı mektuplarda hayata geçirildiği belirtilen durumlar ile uygulamaların farklı olduğu da vurgulandı. Gönderilen mektupta bütün tutsakların kolektif spor aktivitelerine katılabildiğinin yazıldığını ancak bunun gerçekte uygulanmadığını bildiren CPT, tutsakların açık havada tek başına spor yapmaya zorlandığını ve havalandırma için ayrılan alanın da çok dar olduğunu vurguladı.
Haftanın 160 saati tecritteler
Tutsakların bir haftada 36 saat hücre dışında zaman geçirdiklerini ancak Öcalan için bu saatin 22 saate düştüğünü kaydeden CPT, “Haftanın 160 saati tutuklular hücrelerinde tecrit halindeler” dedi.
CPT, geçmişte çelişkili olarak nitelendiği bu durumun, devamlı bir uygulama haline geldiğine de dikkat çekti.
Tutsakların dış dünya ile bağlantısının kötü muameleyi önlemek açısından da bir tedbir olduğu kaydedilen raporda, Öcalan’ın avukat görüşlerinin engellenmesinin endişe verici olduğu belirtildi.
Öcalan dışındaki 5 tutsağın 2011 yılı Nisan ayından bu yana avukatları ile görüşmediğini hatırlatan CPT, tutsakların bu yönlü taleplerini ifade etti.
Bütün tutukluların tıbbi dosyalarının düzenli bir şekilde tutulduğu bilgisinin de yer aldığı raporda, Öcalan’ın, günlük sağlık kontrollerinden geçmesinin ise 2010 yılı Mayıs ayından itibaren durdurulduğu bilgisi verildi.
İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) İmralı Cezaevi'nde şimdiye kadar 5 defa incelemelerde bulundu. Son olarak 17 Ocak 2013 tarihinde İmralı Adası’na gitmişti.
ANF/STRASBOURG