Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi’nden (CPT) bir heyet 28-29 Nisan günleri İmralı Adası’nda Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüştü. CPT’nin üç kişilik heyetinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki tecrit koşullarını incelemek üzere adaya gittiği öğrenildi. Heyette CPT Başkanı Mykola Gnatovsky de yer aldı. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatı ve aynı zamanda Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, CPT’nin İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gerçekleştirdiği ziyareti DİHA’ya değerlendirdi. Heyetin İmralı’ya gidişini “Geç kalmış bir ziyaret” şeklinde değerlendiren Bilmez, CPT ile düzenli olarak görüştüklerini ve kendilerine İmralı’ya ilişkin bilgilendirme yaptıklarını, raporlar verdiklerini söyledi. 
Yine yaklaşık 2 hafta önce Strasbourg’a gittiklerinde AİHM ile beraber CPT ile de görüştüklerini ve o görüşmede daha önceki görüşmelerde olduğu gibi bazı taleplerini ilettiklerini dile getiren Bilmez şöyle konuştu: “Bunlarda birisi de CPT’den bir heyetin İmralı‘ya gitmesiydi. Sayın Öcalan ve oradaki diğer hükümlülerin koşullarını yerinde incelemesiydi. . Onlarda gizlilik esastır. Dolayısıyla onlar bize görüşmede geleceklerine dair bir işaret vermediler. Her zamanki gibi ellerinden geleni yaptıklarını, Türk hükümeti ile görüştüklerini, bu konuda çabalarının devam ettiğini ve edeceğini söylediler. Biz de kendilerine şunu hatırlattık. Daha önce CPT 6 kez İmralı’yı ziyaret etmiştiler. Ve her ziyaretten sonra rapor yayınlamıştılar. Ve bu raporların hepsini birçok hak ihlali tespiti vardı. Bugün içinde bulunduğumuz geldiğimiz noktada bu ihlallerin artık zirveye ulaştığını belirttik.”




3 yıl sonra ziyaret 


CPT’nin en son İmralı ziyaretini 2013 yılında yaptığını hatırlatan Bilmez, “Muhtemelen bu heyetteki üyelerden birisi uzman bir kişidir. Doktor olma ihtimali var. Çünkü CPT, cezaevini ziyaret ettiği zaman oradaki bir hükümlünün sağlık durumlarının da tespit etmek ister. O yüzden Sayın Öcalan’a ilişkin sağlık koşullarının ne olduğunu da tespit etmişlerdir muhtemelen” dedi. 




Cevap bekleyecekler


CPT’nin 28-29 Nisan tarihileri arasında gerçekleştirdikleri ziyarette, önceki yayınladıkları raporlardaki ihlalleri Türk yetkilileriyle paylaşmış olabileceğini ifade eden Bilmez, “Bu son ziyaretlerde yaptıkları gözlemler ve tespit ettikleri ihlalleri de paylaşmışlardır. Ve Türkiye Cumhuriyeti’nden bir cevap bekleyeceklerdir. Düzeltilmesini istedikleri hususlar olacaktır. Zaten, basına ve medyaya yansıyan kısa bilgilendirme notunda da ziyaretin amacının hem oradaki hükümlülerin birbirleriyle olan görüşmelerinin durumu hem avukat ve aile görüşmelerinin durumunu incelemek üzere olduğu söyleniyor. Muhtemelen, hükümet çok akla uygun ve ikna edici bir yanıt veremeyecektir CPT’ye. 

Çünkü, biz 2011 yılının Temmuz ayından itibaren adaya gidemiyoruz. Bunun hiçbir açıklaması olamaz zaten. Sayın Öcalan’ın vekâletini almış olan yüzlerce avukat var. Dolayısıyla biz de merakla bekliyoruz Türkiye’nin cevaplarını” şeklinde konuştu. 




CPT’nin ziyareti önemli


Bilgilendirme notunda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve İmralı Cezaevi Genel Müdürü Enis Yavuz ile görüşme gerçekleştirildiğini belirten Bilmez, “Doğrusu, Sayın Bakan ve diğer yetkililerin verdiği cevapları ve CPT’yi ikna edip etmediklerini merak ediyorum. Muhtemelen ikna edememişlerdir” dedi. 
CPT’nin önceki ziyaretlerinde de kapsamlı geniş raporlar yayınladıklarını ve aynı şekilde bu görüşme sonrası da yayınlayacaklarını ancak bu sürecin 3 ya da 6 ayı bulabileceği bilgisini veren Bilmez, şunları söyledi: “Hali hazırda bir iç savaş yaşanıyor ülkede. Ve bu İmralı‘da uygulanan tecrit de tansiyonu daha da yükseltiyordu. Bu anlamda CPT’nin ziyaretinin de olumlu bir etkisi olmasını diliyorum. Bu hak ihlallerine Türkiye’nin son vermesini talep ediyoruz.” 




‘Temasta olacağız’ 


Her hafta yaptıkları gibi İmralı’ya gitmek için “hava muhalefeti” ya da “gemi arızası” yanıtı alsalar da başvurularına devam edeceklerini dile getiren Bilmez, “Onun dışında CPT ile temasta olacağız. Yetkililer onlara ne söyledi bilmiyoruz ama biz onlara gerçek durumun ne olduğunu bildirmek zorundayız” dedi. 


 HABER MERKEZİ






Türk devleti ve AB’ye kınama


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Özgürlük-Kürdistan’a Barış kampanyasında yer alan kadınlardan oluşan uluslararası bir grup, Türkiye’de insanlığa karşı işlenen suçları kınadı. Açıklamada Barbara Spinelli; Kariane Westrheim; Simonetta Crisci; Sara Montinaro; Selene Verri; Susanne Rossling; Arzu Pesmen; Anke Heyerick; Cassiers Margot; Elly Van Reusel; Minoo Kofoed; Sayla Borgwardt; Sian Adey Cilia; Radha De Souza gibi kadın şahsiyetlerin imzası var. 

Yapılan açıklamada, “Kürt kadınları Faşist DAİŞ zulmü ve Türk hükümetine karşı mücadelenin temel aktörüdür. Bu nedenle, kadınlar baskıların birinci hedefi oldular” denildi. Uluslararası kadı grubu, Paris’te 2013’te katledilen üç Kürt kadın devrimci ile Silopi’de katledilen üç kadın siyasetçiyi de hatırlattı. Kadın Grubu açıklamasının sonunda şu çağrıyı yaptı: “Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Uluslararası Toplumu,  Türk Devleti’nin k ihlallerini kınamaya, PKK’yi ‘terörist örgütler listesi’nden çıkarmaya ve Türk hükümeti ile PKK arasında barış sürecinin yeniden başlaması için Türk hükümeti üzerinde baskı uygulamaya çağırıyoruz.” 


 FRANKFURT