Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan ‘Anneler Günü’ bu yıl 13 Mayıs Pazar günü kutlandı. 1995 yılından bu yana Taksim Galatasaray Meydanı’nda gözaltına alınarak kaybedilen çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin akıbetini soran Cumartesi Anneleri ise bu yıl da Anneler Günü’nü buruk karşılıyor.

Kayıplarının faillerin yargılanması için mücadele eden Cumartesi Anneleri, Anneler Günü’nün kendileri için anlamsız olduğunu söylüyor.

‘Bizim için bir cehennem’

21 Ekim 1980’de gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, “Ben de bir anneyim ama dün Galatasaray Meydanı’nda özellikle annemin duygularını yaşadım. Anneler Günü bizim için tam bir cehennem belki. Aslında yaşadığımız her gün bir cehennem ama bugün daha çok annelerin gününü kutlayıp, cennet onların ayaklarının altında diyecek olan yetkililer, bugün annelere cehennemi yaşatan yetkililer. O yüzden de diyorum ki siz de o cehenneme gitmeden bugün burada bunun hesabını verin, nereye gidecekseniz gidin” diye konuşuyor.

‘Cemile’nin annesinin elini kim öpecek?

19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise, “Aile tam ise kutlanan o Anneler Günü’nün bir anlamı vardır. Ama biz acı çeken anneler için bu böyle değildir. 40 yıldır özellikle Kürt anneleri acı çekiyorlar. 80’li yıllardan tutun bugüne kadar anneler birçok acı çekmiştir ve hala acı çekiyorlar. Ya çocuklarını ya eşlerini ya da kardeşlerini kaybetmişler. Biz de o annelerden bir tanesiyiz. Eğer aileden bir kişi eksik olursa hiçbir zaman bu günü kutlamıyoruz. Çocuklarımızın, eşlerimizin mezarı yok ki bir çiçek bırakalım. Bizler sokaklarda adalet arıyoruz. Nasıl Anneler Günü’nü kutlayacağız” diyor ve “Cemile’nin yerine annesinin elini öpecek?” diye soruyor:

Anneler Günü yaramızı kanatıyor

“Cemile’nin annesi kızının cesedini günlerce dolapta sakladı. Peki onun kızı soğuk toprağın içinde yatarken kim gidip Cemile’nin yerine annesinin elini öpecek? Taybet Ana’nın çocukları nasıl onun mezarına bir çiçek bırakacak? Günlerce cenazesi sokakta kaldı. Kürt annelerinin yüreği acılı. Nasıl o günü kutlayacağız? Bizim için Anneler Günü gün değildir. Ama biz günü de şöleni de hak ediyoruz. Üzgünüm ki kalbimiz kırgın, yara bere içinde. Annelerin kalbinde olan o yara Anneler Günü de gelse o gün yüreklerini yara açıp kanatıyor. Acı çekiyoruz ama başımız diktir. Çünkü çocuklarımız ve eşlerimiz, gözaltında kaybedilen yakınlarımız kötü bir şey yapmamıştır.”

 

MA/İSTANBUL

 

Demirtaş’tan mesaj

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Anneler Günü için bir mesaj yayınladı. Demirtaş, mesajında Devlet Bahçeli’nin mafya liderlerine af talep eden konuşmasına gönderme yaparak, “Parti lideri olacağıma azılı katil, psikopat bir mafya lideri olsaymışım daha iyiymiş!” dedi ve annesine “Sen bu boş laflara üzülme güzel anam” diye seslendi. 

Demirtaş’ın mesajı şöyle:“Milyonlarca oy alıp parti lideri olacağıma azılı katil, psikopat bir mafya lideri olsaymışım daha iyiymiş! Yok ama çok şükür, ben böyle iyiyim. Sen bu boş laflara üzülme güzel anam. Senin ve tüm annelerin ellerinden öpüyor, anneler gününü kutluyorum.”

Cumartesi Anneleri’ne mektup

 Öte yandan Demirtaş, kendi el yazısıyla Cumartesi Anneleri’ne de bir mektup yolladı. Demirtaş’ın yolladığı mektup şöyle: “Cumartesi Anneleri, büyük bir onur ve haysiyet temsiliyeti gibi yıllardır sürdürdükleri bu mücadelede hem hesap soruyorlar zalimlerden hem başlarını dik tutup yüceltiyorlar dostlarımızı. Bütün kayıplarımızın, faili belli cinayetlerin hesabı soruluncaya dek sürecek bu mücadele. Yüreğim Galatasaray Meydanı’nda sizlerle. Hepinizin ellerinden öpüyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum.”

‘Bir gün gelir diye kapım hep açık’

METİN YOKSU/MA/ÊLÎH

29 Mayıs 1994’te kaybettirilen Özgür Ülke gazetesi dağıtımcısı oğlu İsmail Ağaya’dan o günden bu yana haber alamayan Müfide Ağaya, “Bir gün gelecek diye evimin kapılarını açık bırakırım” dedi.

Êlîh’in Qabilcewz (Sason) ilçesine bağlı Gundê Nû köyünden Êlîh’e merkeze göç eden Ağaya, oğlunun akıbetini öğrenmek için çalmadık kapı ve gidilmedik yer bırakmadı. Ağaya, oğluna tekrar kavuşacağı umuduyla her Cumartesi Batman’da yapılan “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerine katılmaya başladı. Ancak; 2 yıldır Olağanüstü Hal (OHAL) gerekçesiyle yasaklanan eyleme artık gidemiyor.

Oğlunu kaybettikten sonra hep bir beklenti içinde olduğunu dile getiren Ağaya, “24 yıl oldu, oğlum bir gün gelecek diye evimin kapılarını halen açık bırakırım. Oğlum yaşıyor diyorum. Kalbimden geçen budur ve aksini de düşünmek istemiyorum. Ben oğlumu istiyorum. Yaşıyorsa versinler, ölüyse de kemiklerini versinler. Ölmeden oğlumu görmek istiyorum. Ben ölsem de insan hakkı savunucuları mücadeleden vazgeçmesin” dedi.

’24 yıl önce o günün anlamı kalmadı’

Oğlu zorla kaybettirildiğinden bu yana kendisi için Anneler Günü’nün bir anlamı olmadığını söyleyen Ağaya, “Benim için Anneler Günü diye bir gün yok. 24 yıl önce o günün benim için anlamı kayboldu. Çocuklarımızı kaybedenlerin belki ailesi ve çocukları vardır. Onların çocukları, Anneler Günü veya Babalar Günü’nde onlara çiçek ve hediyeler alırken bizim çocuklarımız ise yok. Bize bu acıları yaşatanların ceza alması için hukuki ve vicdani olarak hesap sormaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Çocuklarımızı öldürenler bizden oy istiyor’

 Kendilerine bu acıları yaşatan partilerin her seçimde Kürtlerden oy istemesine tepki gösteren Ağaya, “Önce çocuklarımızı öldürdüler, şimdi de bizden oy istiyorlar. Kimseye verecek oyumuz yok. Kimse kapımızı bunun için çalmasın. Çocuklarımızın katillerine verecek oyumuz da yok açacak kapımız da” dedi.

Barış olsun

HPG’liler tarafından 2 Ekim 2015 tarihinde Dersim’de alıkonulan asker Müslüm Altıntaş’ın annesi Songül Altıntaş, 3’üncü Anneler Günü’nü oğlundan ayrı geçiriyor. Oğlunun gidişine alışamadığını dile getiren anne Altıntaş, Anneler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, oğlunun geri getirilmesi için devletin adım atmasını talep etti. Altıntaş, “Barış gelsin de biz, oğlumuz, memleket huzura kavuşsun” dedi.

Bir an önce oğluna kavuşmak istediğini ifade eden Altıntaş, şunları dile getirdi: “Ne zaman oğlumuzu istesek, diyorlar şurada savaş var, burada savaş var. Peki ne zaman bu savaş bitecek? Biz ne zaman oğlumuza kavuşacağız? Her defasında bahaneler önümüze koyuyorlar. Oğlumuzun geri gelmesi için barış gerekiyorsa barış olsun. Devlet bir adım atsın. Savaşın zararları hep bize oluyor. Annelerin babaların gözyaşları dinmiyor.”

Hayatta ki tek isteğinin oğluna kavuşmak olduğunu belirten Altıntaş, PKK’ye de “Size güveniyorum. Oğlumu bana sağ salim göndereceksiniz. Bu savaşın sonu yok. Savaştan zarardan başka hiçbir şey görmedik” diye seslendi.

MA/DÎLOK

 

Sêrt’te kutlama

HDP Kadın Meclisi ve TJA,  Anneler Günü dolayısıyla Sêrt’te Barış Anneleri’yle kahvaltıda bir araya gelerek, onlara beyaz tülbent hediye etti. HDP’li vekil Bedia Özgökçe Ertan, “Anneler olarak verdiğiniz onca bedele rağmen içlerinde bir kin duygusu olmadan mücadeleden de vazgeçmeyerek barışın en yılmaz savunucuları oldunuz. Mücadeleniz önünde saygıyla eğilirken sizden aldığımız direnç ve umula halkımız 24 Haziran’da zafere ulaşacaktır” dedi.