İstanbul Kartal'da iki grup arasında çıkan kavganın ardından olay yerine giden polislerin, gruplardan Kürt olanları feci şekilde darp ettiği bildirildi. Dayak yiyenlerden Şaban Karadağ, sivil polislerin kendilerini yere yatırılarak, sopalarla dövdüğünü anlattı. "Neden" diye sorduğunda ise "Sen Kürtsün" yanıtını almış.
Olay Amed'de milletvekillerin polislerce darp edildiği 14 Temmuz'da yaşanmış. Kartal'daki Özgürlük Parkı'nda çimleri sulayan Çermikli Şevkat Öztürk (21), olayı şöyle anlattı: "Çimleri suluyordum. Baktım fıskiyeler kırılmış. Orada oturanlara 'kim kırdı biliyormusunuz' diye sordum. Ama onlar bana tekme tokat, cam şişeleri ile saldırdılar. Alkollüydüler. Olayı duyan arkadaşlarım da parka geldi. Sonra sivil polis de intikal etti. Ama polisler tarafından sopa ile dövüldük. Ardından 250 metre uzaklıkta olan Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezi Amirliği'ne götürüldük. Karakolda iken olayın ilk cereyan ettiği yerde silah sesleri geldi. Karakoldan koşar adımla çıktım. Olay yerine geldim. Arkadaşlarım yaralı bir şekilde yerde yatıyordu. Telefonumu aldım, ambulansı çağırmak için. Polis beni kelepçeledi ve beni çok fena bir şekilde dövdü. Polis, saçımı tutarak, beni arabaya doğru sürükledi. Arabanın içinde de dipçiklerle çok dövüldüm. Karakola götürüldüğümde anadan doğma bir şekilde soyunmamı ve tuvalette oturur gibi oturmamı istediler. Polislere 'böyle insanlık dışı bir hakaret var mı' diye sordum. Onlar da bana 'var' dedi. Ben de mecbur kaldım dediklerini yaptım. Hakaretler, tekme tokat, silah dipçiği ile darp edilmeye başlandım. Kelepçeleyerek nezarethaneye götürdüler. Kameranın önünde de dövülmeye başlandım. Hakaretler ediliyordu, 'geberin' diyorlardı. Polis, 'oğlum siz burada eşkıyalık mı yapıyorsunuz' diyordu."

'Kimliklerini gördüm, sivil polisti'

Vücudunun morluklar ve çizikler oluşan Şaban Karadağ adlı 20 yaşındaki genç ise, "Olay yerinde 7-8 kişilik bir grup 5 arkadaşımla birlikte bizi yere yatırdıktan sonra sopayla dövmeye başladı. Bunların kimliğini gördüm, sivil polislerdi. Polise 'tamam sen polissin neden bize saldırıyorsun' dedim. Polis 'Sen Kürtsün' diye yanıt verdi. Olay yerine ekip arabası geldi. Gözlerimizin önünde bizi döven polise, diğer polisler tarafından 'buradan uzaklaş yoksa olayla ilgili tutanak tuttururlar. Polislikten men edilirsin.' O şekilde polisi oradan kaybettirdiler" diye anlatıyor.

Siyah taksidekiler kim?

"Karakolun önünde siyah bir taksi duruyordu. Gözlerimle gördüm, adam taksiye silah koydu. Polise, 'adam arabaya silah koydu' dedim. Polis de 'koysun' dedi. Ondan sonra beni karakola aldılar. Ardından silah sesi geldi. Polislerle beraber dışarı fırladım. Olay yerine gelince arkadaşım yerde yatıyordu. Hem polis hem de daha öncesinde arkadaşımı darp eden kişiler, arkadaşımı dövüyordu. Polis ayaklarımın altına mermi sıkıyordu. Polis boynuma silah dayadı 'öldürürüm seni' dedi. Ben de 'neden öldürüyorsun' diye sordum. 'Kürtsün ondan' diye cevap verdi."

Üstüne bir de tehdit edildiler
11 saat boyunca polis merkezinde hakarete uğrayan ve dayak yiyen Karadağ, komiserin de kendilerini 'Yarın valiye gideceğim, hepinizi buradan kovdurtacağım" diyerek tehdit ettiğini söyledi.
Haber vermeleri üzerine avukatının polis merkezine geldiğini aktaran Karadağ, 'Avukatım, 'siz hangi hakla bunları dövüyorsunuz' sorusunu sorması üzerine, avukatı da azarladılar" diye konuştu. İfadelerinin alınması ardından hastaneye sevk edildiğini ve yolda polisler tarafından tehdit edildiğini belirten Karadağ, "Beni döven ekip hastaneye götürdü. Yolda 'eğer doktora bir tek kelime dersen, seni tekrar alır karakola götürürüz ve döveriz' dediler. Ben de korktuğumdan dolayı doktora hiçbir şeyimin olmadığını söyledim" diye konuştu.

Dayağı avukat da doğruladı
İddialara ilişkin görüştüğümüz Şaban Karadağ'ın avukatı Halil İbrahim Erdoğan da, "Polis merkezinde müvekkilim hakarete ve darbe maruza bırakılmıştı" dedi.

Siyah taksiden 10 el ateş edildi

Siyah taksiden açılan ateşle sağ omuzundan yaralanan Senayi Petekkaya'nın da refakatçiliğini yapan Ferhat Petekkaya ise, "Karakol önünde park eden siyah bir araç vardı. Biz de oradan geldik, Özgürlük Parkı denilen yerde oturduk. Ardından 5 dakika sonra siyah renkte ve karakolun önünde park edilen araç yol kenarına yanaştı. Ve içerden ateş edilmeye başlandı. 10 el silah sesi duydum. Yapılan ateşin ardından 4 arkadaşımız yere yığıldı. Bir kurşunun bir arkadaşımın sağ omuzuna, bir kurşunun arkadaşımın ayağına, bir kurşunun ise arkadaşımın kolunu sıyırdı. Arkadaşlarımız yaralandı" diye konuştu.


MEHMET ŞAH ORUÇ / DİHA/İSTANBUL




Askerden çocuklara sıra dayağı


Bir grup seyyar satıcı çocuğu "hırsızlık" şikayeti üzerine araca alarak Habur Sınır Kapısı'na götüren askerler, çocukları coplu sıra dayağından geçirdi. Askerlerin dayağı kameralar tarafından kayda alındı.
Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde Habur Sınır Kapısı girişinde, kuyrukta bekleyen sürücülerin "hırsızlık" şikayetleri üzerine seyyar satıcı bir grup çocuk askerler tarafından Habur'un giriş kapısının hemen yanında daha önce nöbet yeri olarak kullanılan boş kulübeye götürüldü. Burada kameralara yansıyan görüntülerde bir asker eline aldığı copla sıraya dizdiği çocukların ellerine vurmaya başladı. Bir süre devam eden coplu sıra dayağının ardından çocuklar bırakıldı.

ŞIRNAK