
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye ve bölgede yaşanan gelişmelerle ilgili önemli değerlendirme, uyarı ve çağrılar yaptı. Konuşmasının büyük bir bölümünü Türkiye’de gittikçe derinleşen savaş haline ilişkin değerlendirme ve uyarılara ayıran Demirtaş, “Saray tarafından yönetiliyor” dediği topyekün savaş konseptine dikkat çekti. “Barış mı istiyorsunuz” diye soran Demirtaş, “Bir günlük iş, tecrit altında tuttuğunuz Sayın Öcalan silahsızlanma çağrısı yapacaktı. Niye her gün savaş uçağı kaldırıyorsunuz, bir talimatınızla onlarca savaş uçağı kalkıyor da neden İmralı Kosteri kalkmıyor. Barış oradadır” sözleriyle Öcalan’a işaret etti. Dokunulmazlık tartışmalarına da cevap veren Demirtaş, “Buyurun 550 vekilin dokunulmazlığını kaldırın biz evet oyu vereceğiz” çağrısı yaptı.
Partisinin Grup Toplantısı’nda konuşan Demirtaş, Türkiye’de cunta yönetiminin iktidara el koyduğunu söyledi. Demirtaş, “7 Haziran sonrasında bir Recep Tayyip Erdoğan darbesi yapılmıştır. Nereden alıyorlar yetkilerini? Şu anda ülkeyi savaşa götürecek kararların yetkisini nerden alıyorlar? 7 Haziran’da bu yetki elinizden alındı. Artık siz tek başına iktidar değilsiniz. Bunu yapanlar 7 Haziran sandık sonuçlarına darbe yapmışlardır” dedi.
‘Bilal’ı almadınız Hilal’i verdiniz’
MHP’nin de bu yönetime koltuk değneği olduklarını belirten Demirtaş, “Darbenin bir de kuyrukçuları vardır. Kendilerine milliyetçi diyenler bu darbeye şakşakçılık yapıyorlar. Saray’a gideni partiden atarım diyorlardı. Dün Saray’da el pençe divan durdular. Bilal’i istiyordunuz. Bilal’i alamadınız ama hilali verdiniz” diye konuştu.
Erdoğan silahsızlanmayı engelledi
“Bizim suçumuz, yüzde 13.1 oranında oy almaktır” diyen Demirtaş, Dolmabahçe Mutabakatının “çok kutsal bir iş olduğunu” belirterek, şöyle konuştu: “Dolmabahçe Mutabakatı’ndan zaten bir hafta sonra nasıl vazgeçtiklerini, bundan caydıklarını ibretle gördük. Cumhurbaşkanı öyle bir masa, mutabakat olmadığını, hatta Kürt sorunu olmadığını söyledi. Bize çağrı yapan, deklarasyon yayınlayalım, şunu kınayın bunu kınayın siz şiddetten besleniyorsunuz diyen Davutoğlu’na, Dolmabahçe Mutabakatı’nı hatırlatıyorum. 2.5 sene çalıştık önümüzde bir hafta vardı. Neden vazgeçtiniz? Örgütün lideri kongre toplansın haftaya çağrı yapacağım diyor. Ben çağrı yapacağım silahlar bırakılacak diye. Biz bu çağrıyı açıklarken memnuniyet duyduk, siz neden çekindiniz, Sayın Cumhurbaşkanı, PKK silah bırakacak diye siz neden paniklediniz? Bugün PKK silahlarıyla inmeye çalışsa önüne geçecek. Bu ülkenin cumhurbaşkanı PKK’nin silahsızlanmasını önlemiştir. Her şeyi tuzla buz ederek bütün süreci bitirmiştir. Çünkü önüne gelen anketler, araştırma sonuçları bu sürecin ona başkanlık getirmeyeceğini gösterdi. Ben başkan olamayacaksam süreç, barış niye olsun diye düşünmüştür. Bize vatan haini diyen zatlar bizatihi bu ülkeyi ateşe atmıştır.”
‘Saray savunması için ölüyor’
Seçim sürecinde HDP’ye yönelik 176 yerden saldırı yapıldığını tek tek örnekleriyle hatırlatan Demirtaş, “Şimdi nasıl bir çılgınlığa girdiklerini Türkiye toplumu daha iyi anlamıştır” şeklinde konuştu. Demirtaş, askerlerin hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduğunu belirterek şunları söyledi: “Anneler babalar şunu bilmelidir. Bu evlatlarımızı vatan savunması için ölüme göndermiyorlar. Saray savunması için bu evlatların tabutları bayraklara sarılı geliyor. Bir partinin savunması için evlatlarımızı vermemizi bizden istemesin. Siz de vermeyin. Onları Saray’ın çıkarlarına, hırsına kurban etmeyelim.”
‘Kirli tezgah’
“Cenazeler maalesef geliyor dağdan geliyor, ovadan geliyor, camiden kalkıyor, cemevinden kalkıyor ama hepsi bizim evlatlarımız. Türk ölecek Kürt ölecek, asker gerilla ölecek… Tezgah öyle kurulmuş ki, kan akacak ve bu akan kan kirli tezgahlarla HDP’nin üzerine akıtılacak” diyen Demirtaş, bunun önüne geçilmesi çağrısı yaptı. Savaşın doğrudan Saray tarafından yönetildiğini belirten Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletlerin bir nizamı var. Gizli işleri de yaparlar. Ama bu devleti de kullanmıyor, kendi parası var, istihbaratı var. İstihbarat doğrudan kendisine akıyor. Özel kararları A takımı ile birlikte alıyor. Ona bağlı özel medya, yargı, sosyal medya trolleri var. Bunların hepsini devreye geçirdi. Sendikalara operasyonlar, gençliğe operasyonlar, HDP’ye psikolojik savaş, Yargıtay’a talimat, Sayın vekilimiz Sarıyıldız’a olduğu gibi komplo hazırlıkları ile HDP’yi kriminalize etme… Bunu özel Gladyo örgütüyle yapıyor. Bunun startı Suruç katliamı ile verildi. O katliamı yapan bu özel örgüttür. IŞİD’in içine önceden sokulmuş ama doğrudan bunlara hizmet eden bir zavallı eliyle Türkiye’nin pırıl pırıl evlatları katledildi.”
Aydınlanmamış karanlık olaylar
“Bu olay vasıtasıyla IŞİD mağduru oldular. Dünya liderleri arayıp başsağlığı diliyorlar. Ama kendisi bir tane bile aileye başsağlığı dilemedi. Ceylanpınar’da yatağında uyuyan 2 polis kirli bir şekilde katledildi. Adıyaman’da öldürülen asker aydınlanmamış karanlık bir olaydır” diyen Demirtaş, darbe karşısında tavır alınmasını isteyerek, “Darbe karşısında tavır alamazsak savaş karşısında sesimizi yükseltemezsek bu çirkin oyun sürecek. Ama hep birlikte biz savaş istemiyoruz, biz sana savaş yaptırmayacağız dersek derhal karşılıklı ateşkes pozisyonuna geçilsin. Bunlar oya bakıyor, oy kaybettiklerini gördüklerinde dururlar. Onların yaşam damarlarına bağlanan oydur.”
‘İnsanların kutsallarına saldırıyorlar’
Gazi Cemevi’ne yönelik saldırıyı da kınayan ve “Gazi Cemevi’nden bir kadının cenazesi 3 gün kaldırılamadı. İnsanların kutsallarına saldırdılar” diyen Demirtaş, Kobanê’de savaşıp hayatını kaybeden gençlerin cenazelerinin verilmemesine ise sert tepki göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü: “13 gencin cenazesi günlerdir sınırda sıcaklığın altında bekletiliyor. Bunlar Kobanê’de onurlarıyla savaşmış kahramanların cenazesidir. Sınırda insanlara işkence yapılıyor. Gözaltına alınan 3 kişiyi Urfa Emniyeti’nden özel bir ekip açık araziye götürmüşler başına çuval geçirmişler, boğazına bıçak dayamışlar, biz IŞİD’iz demişler. Mezar kazdırmışlar. Bunlar çocuğun ifadesinde var. İnsan onurunu ayaklar altına alınıyor. Bunlara karşı durmazsak cenazeleri kaldırmaya devam edeceğiz.
‘Savaş uçağı yerine İmralı kosteri’
Barış mı istiyorsunuz, bir günlük iş, tecrit altında tuttuğunuz Sayın Öcalan silahsızlanma çağrısı yapacaktı. Niye her gün savaş uçağı kaldırıyorsunuz, bir talimatınızla onlarca savaş uçağı kalkıyor da neden İmralı kosteri kalkmıyor. Barış oradadır. Biz Türkiye toplumundan yüzde 13.1 oranında barış oyu aldık. Vicdanlarımız ve halk bize bunu emrediyor. Bunların tezgahlarına ve çirkin dillerine teslim olmayacağız.
Barış dilinden vazgeçmeyeceğiz
Ne olursa olsun barış dilinden taviz vermeyeceğiz. Saldıracaklar. Aman bu tuzağa düşmeyelim. Tek başlarına iktidar olmalarının yolu HDP’nin tasfiyesinden geçiyor. Partileri halk açar halk kapatır. Dokunulmazlık mı diyorsunuz 80 milletvekili arkadaşımızla beraber dokunulmazlığımızın kaldırılması için TBMM’ye dilekçe vereceğiz. Sizden korkan sizin gibi olsun. Azrail’in can dağıttığını nereden gördük.
‘Gözlerimizde korku görmeyeceksiniz’
Bizim korkacak hiçbir şeyimiz yok. Çalmadık çırpmadık, neysek oyuz. Yargı senin emrinde. 550 milletvekilinin dokunulmazlığını kaldıralım. Bizler evet oyu vereceğiz. Sizden korkan sizin gibi olsun. Bizim bir Allah’ımız var bir de halkımız var. Bu savaşı durduracağız. Sana bu ülkede savaş yaptırmayacağız. Biz dava insanlarıyız. Birlikte bir birimize inanarak barış için hareket edersek bu politikaları durduracağız. Asla gözlerimizde korku görmeyecekler. Önümüzdeki süreç net olma sürecidir. Bu parlamento grubu Türkiye’nin vicdanını temsil ediyor. Biz ne dağdakinin ne askerdekinin öldürülmesine izin vermeyeceğiz. Onlar bedel ödemesin. Biz bedel ödemek için halkımızdan yetki aldık. Ne bedel ödenecekse biz hazırız. Ama bizimle mücadele edenlerle bize düşmanlık yapanlar da en az bizim kadar cesur olmalılar yoksa yenilecekler. Türkiye’nin barış geleceği, özgür yarınları kazanacak. Moralimizi bozmaya çalışacaklar dik duracağız. Biz Türkiye’yi AKP cuntasından kurtaracağız. Biz bu ülkeyi darbe anayasasından kurtaracağız.”
‘Hesap sormaya gelenler hesap verecek’
Demirtaş, bugün parlamentoda yapılacak olan olağanüstü toplantıda bu görüşlerini dile getireceklerini ve bu duruşlarını göstereceklerini belirterek, “Bizden hesap sormaya gelecekler ama hesap verecekler” dedi.
ANKARA