
Çocuklar İçin Adalet Takipçileri (ÇİAT), 23 Nisan’a atfen “Hayat Hiç Bayram Olmadı” adıyla önceki gün Ankara Su’ dem Restoran’da resim sergisi ve forumdan oluşan bir etkinlik düzenledi. “Hayalimdeki Odam” isimli resim sergisi, ÇİAT aktivisti Hülya Tarman’ın 2006-2007’de Kürt illerinde yaptığı araştırmalar sırasında TMK mağduru çocukların çizdiği resimlerden oluşuyor.
Cezaevlerine girmek istemiyoruz
Sergide bir de forum yapılıyor. İsmini vermek istemeyen TMK mağduru bir çocuk, “Bizler hiç kimsenin canına, malına zarar vermedik. Uyuşturucu satanlar sokaklarda dolaşırken, bizler neden tutuklandık, cezaevlerine konduk?” diye sordu. 2008 yılında gözaltına alındığını ve bir yıla yakın cezaevinde kaldığını söyleyen mağdur çocuk, “Hiç bir insanın, hiç bir canlının hak etmediği koşullarda yaşadım. Uyuşturucu satıcılarına hiçbir şey olmuyor. Ama bizler cezaevlerine konuyoruz. Dayak yiyoruz. Cezaevlerine girmek istemiyoruz artık. ÇİAT’ın böylesi bir mücadelesi olmasaydı hayatımın geri kalan kısmını cezaevinde geçirecektim” dedi. Kendilerine istenen ceza ile iddia ettikleri eylem arasında büyük bir orantısızlık olduğunu söyleyen TMK mağduru çocuk, bu durumun hiç adil olmadığını dile getirdi.
Yasa kandırmacadan ibaretmiş
Yasa değişikliğiyle sevindiklerini, kendilerine uygulanan haksızlığın ortadan kalkacağını düşündüklerini söyleyen TMK mağduru çocuk, daha sonrasında durumun bir kandırmacadan ibaret olduğunu anladıklarını söyledi. TMK mağduru çocuk, “Bu yasa bir kandırmacadan ibaretmiş. Daha önce cezaevinde olan çocukların 18 yaşını doldurmaları beklendi ve tekrar cezaevine alındılar” dedi.
Cezaevinden çıkan arkadaşlarının bir kısmının dağa gittiğini, bir kısmının da 18 yaşını doldurduktan sonra tekrar cezaevine alındıklarını dile getiren TMK mağduru çocuk, “Kürt çocuklarına dağ yolunu gösteriyorlar sonra da ‘terörist öldürdük’ diye seviniyorlar” diye konuştu.
Cezaevi sonrası baskılar bitmedi
Cezaevinden çıktıktan sonra polis tarafından sıkı takibe alındığını söyleyen TMK mağduru çocuk, baskılardan kurtulmadığını ifade etti. TMK mağduru çocuk, Dersim’in Çemişgezek İlçesi kırsalında 29 Haziran’da başlatılan operasyonda yaşamını yitiren, aynı zamanda TMK mağduru olan HPG’li Mazlum Erenci’nin cenazesine katıldığı için 4 gün gözaltında kaldığını anlattı ve “Sadece ve sadece cenazeye gidip Mazlum’a son görevimi yaptım diye gözaltına alındım” dedi.
Susacak mısınız?
Kamuoyuna seslenen TMK mağduru çocuk, “Neden çocuklar cezaevlerinde? Neden dağda hayatlarını kaybediyor? Neden gözaltında dayağa maruz kalıyor? Şimdi tekrar sormak istiyorum; bu adaletsizlik karşısında susacak mısınız yoksa konuşacak mısınız?” diye sordu.
Neden adına vermek istemediğini sorduğumuz TMK mağduru çocuk, Pozantı Cezaevi’nden çıktıktan sonra basına konuşan bir çocuk hakkında 40 yıla yakın ceza istenmesini hatırlattı.
Çocuklar serbest bırakılmalı
ÇİAT’tan Sedat Yağcıoğlu da 23 Nisan’ın her çocuk için bayram olarak geçmediği fikriyle yola çıktıklarını ve böyle bir etkinliği düzenlemeye karar verdiklerini söyledi. ÇİAT, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) mağduru çocukların cezalarının hafifletilmesi için 2010’da ciddi kampanyalar yürütmüştü. Yağcıoğlu neden yeniden harekete geçme ihtiyacı duyduklarını şöyle anlattı: “Kürt çocuklarının yaşadığı sorunlar devam ediyor. TMK ‘mağduru’ olarak bilinen çocuklar yasa değişikliğiyle serbest kaldılar. Fakat 18 yaşını geçtikten sonra tekrar cezaevine konulmaya başlandılar. İşte bu yüzden ÇİAT olarak çocukların özgürlüğü için yeniden harekete geçmeye karar verdik.”
Çocuk ve suç kavramlarının yan yana anılamayacağını ve hiçbir çocuğun her ne sebeple olursa olsun özgürlüğünün elinden alınamayacağına dikkat çeken Yağcıoğlu, “Cezaevindeki çocuklar serbest bırakılana kadar çocuklar için adaletin takipçisi olacağız” dedi.
Hülya Tarman da 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın sadece sınırlı bir zümrenin bayramı olduğuna dikkat çekerek, “Çoğu çocuk için bayram olmadı, özellikle Kürt çocukları için hayat hiç bayram olmadı” diye konuştu.
ANKARA