Gülnaz Karataş (Bêrîtan Hêvî), 25 Ekim 1992’de Güney Kürdistan’ın Xakurkê alanında PKK ile KDP ve YNK güçleri arasında yaşanan savaşta, peşmergelere teslim olmamak için kendini kayalardan attı. Özgür duruşu ve şehadet biçimiyle kadın özgürlük çizgisinde bir simge haline gelen Bêrîtan anısına bir yıl sonra kadın ordulaşması ilan edildi. 1991 yılında yolu Bêrîtan’la kesişen yoldaşı Davut Karasu, şehadetinin 26’ıncı yılında ANF’ye anlattı.
“Onu kelimelerle anlatmak yetersiz kalır” diyerek söze giren Karasu, ilk karşılaşmasını anlattı: “1991 yılının bahar aylarında Diyarbakır zindanından çıktığımızda Sara (Sakine Cansız) yoldaşın çağırması ile İstanbul’a geçtim. Orada heval Bêrîtan’ı tanıdım. Heval Sara ile tartışırken heval Beritan ayağa kalkıp ‘ben Gülnaz Karataş’ dedi ve elini uzattı. Sonra beni İstanbul’da gezdirmek istedi. 21 gün boyunca orada beni gezdirdi, o anlarda onu tanıma fırsatı elime geçti.”
Dağa büyük özlem duyardı
Bêrîtan’ın dağlara büyük bir özlemi olduğunu ifade eden Karasu, şunları söyledi: “Aksaray’dan Bahçesaray’a kadar çantasını eşya ile doldurup yürüdüğünü hatırlıyorum. Bunu, kendisini dağ koşullarına alıştırmak için yapıyordu. Kimi şeyleri kolay kolay kabul etmezdi, merak edip araştırır, ikna olana kadar tartışırdı.”
Zafer ruhu taşırdı
Daha sonra dağda da birlikte oldukları Bêrîtan’da kendisini zafere kilitleme özelliğinin ön planda olduğunu belirten Karasu, “Kendisini zafere kilitliyordu. Ne iş yaparsa yapsın zaferi elde edene kadar vazgeçmiyordu. Bir keresinde Xakurkê’de heval Bêrîtan’ın denetiminde ilk düşman uçağı düşürüldü. O esnada heval Beritan zılgıtlarla cihaz üzerinde ‘düşürdük’ diyerek sevincini paylaşıyordu. Zafer ruhunu taşıyan bir arkadaştı” dedi.
Örgütleyiciydi
Karasu, Bêrîtan’ın örgütleme yönüyle de öncü olduğunu şu ifadelerle anlattı: “Heval Beritan herkesi etrafına toplayan, örgütleme yönü çok güçlü olan bir arkadaştı. O süreçlerde Xakurkê’de kadın arkadaşlara karşı farklı anlayışlar, geleneksel yaklaşımlar vardı. Fakat Bêrîtan arkadaş hiçbir zaman bunları uygulamadı, tam tersine hep mücadele etti. Önderliği okuyarak, tanıyarak mücadele ediyordu. Asi duruşuyla hiçbir engeli tanımıyordu. O süreçte hem kadın arkadaşlar hem de erkek arkadaşlar ona değer veriyordu. Herkes ona aşıktı. Kadınıyla, erkeğiyle… O yüzden Önderlik, hep Kemal Pir ve Bêrîtan örneğini verir. Çünkü aynı özelliklere sahip arkadaşlardı. Teslimiyete karşı iradelerini canlarını ortaya koyarak sonuna kadar direndiler. Örgüte, önderliğe ve ülkeye olan aşkları için sonuna kadar direnen arkadaşlardı.”
‘Yüzümde çiçekler açmış’
Karataş’ın Rubarok eyleminde yüzünden yaralandığını hatırlatan Karasu, buna dair anısını paylaştı: “Onu gördüğümde estetiğinin bozulduğunu söyledim. Bana dönerek, ‘yüzümde çiçekler açmış’ dedi. Heval Bêrîtan’ın iç güzelliği ele alış tarzı farklıydı. O insanın ruh güzelliğine önem verirdi.”
HABER MERKEZİ