Kürt halkı üzerinde uygulanan baskı ve asimilasyon politikalarına karşı 1987 yılında PKK saflarına katılan 1970 doğumlu HPG Askeri Meclis Üyesi Mehmet Kaplan (Mehmet Goyî), 14-15 Ekim 2012 tarihleri arasında Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi kırsalında çıkan çatışmada ağır yaralanmış ve tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmişti. Geçtiğimiz haftalarda Beytüşşebab'ta düzenlenen 9. Berxbir Kültür ve Doğa Festivali'nde, alana gelen HPG üyeleri tarafından Kaplan'ın cenazesi, vasiyeti üzerine Van, Hakkari, Şırnak üçgeninde bulunan Feraşîn'de defin edilmesi için halka teslim edilmişti. Kaplan, binlerce kişinin katıldığı bir törenle 12 Temmuz'da toprağa verilmişti. Van'da 10 çocuklu Kaplan ailesinin ilk çocuğu olan ve 17'sinde PKK saflarına katılan Mehmet Kaplan'ı, annesi Ayşe Kaplan ve babası Salih Kaplan anlattı.

    
'Ne kadar anlatsam azdır'

Oğlu Mehmet'in ilkokulu bitirdikten sonra ailenin geçimine katkı sunmak için çalışmaya başladığını belirten anne Ayşe Kaplan, "Bir gün bana 'anne ben işe gidiyorum' dedi. Nereye gedeceğini sordum, İstanbul'a gideceğini söyledi. 15 gün sonra haber geldi, oğlumun PKK'ye katıldığı söylendi" dedi. Oğluyla vedalaşamamanın burukluğunu yaşayan, 25 yıl içinde sadece 1 kez oğlunu görebilme imkanı yaşayan anne, "Ne kadar anlatsam, efendiliğini, dürüstlüğünü ve cesaretini anlatamam" diyor.

'13'ünde komutandı'

Baba Salih Kaplan ise oğlunun okulda çok çalışkan ve başarılı olduğunu anlattı. Erciş'te oğlunu yatılı okula gönderdiğini ancak ırkçı uygulamalar nedeniyle 1 ay içinde döndüğünü anlatan baba Kaplan, "Sordum neden döndün? Bana 'baba oradakilerin hepsi faşist. Öğrencileri orada Türkleştirmeye çalışıyorlar'" diyerek, o yaşta tepkisini ortaya koydu'' dedi.
Oğlunun arkadaşları arasında da her zaman öne çıktığını ifade eden baba Kaplan, "Çok başarılıydı, tuttuğunu koparan biriydi. 13-14 yaşlarında sanki bir komutandı. Mehmedimin çevresi sürekli kalabalıktı. O yaşta sergilediği akıllı tavırlarını hayretle izliyorduk" diye anlattı.

PKK yazısından tutuklanacaktı

Oğlunun bir dönem amcasıyla birlikte çobanlık da yaptığını aktaran Salih Kaplan, şu anısını paylaştı: "Bir köye gidiyorlar çobanlık için. O köyde hiç kimse PKK'nin ne olduğunu bilmiyor. Köyde büyük bir taşın üzerine PKK yazmış. Köydekiler Mehmet'in ne yazdığını bilmiyorlar. Birkaç gün sonra köye asker geliyor ve Mehmet'i tutuklayıp götürmeye çalışıyorlar. Mehmet kaçıyor, kendisini tutuklatmıyor."
Mehmet Kaplan'ı, yardımsever ve çok bilgili ve çalışkan olarak tanımlayan babası, oğlunun özgürlük mücadelesine katılmadan önce kendisiyle konuştuğunu belirterek, şunları anlattı: "Bir gün onunla çarşıdan geliyorduk bana 'Baba ben dağa çıkacağım' dedi. Ben kızdım 'Bu nedir, ne dağı?' diye. 'Ben karar vermişim düşüncem açık ve nettir' dedi. Şaka falan yapıyor diye düşündüm. O gece eve gelmedi. Ertesi gün amcamın oğlu da bizim eve geldi, 'Yusuf dün gece eve gelmemiş' dedi. Ben o zaman anladım gittiklerini."

'Gerillaların hepsi senin oğlundur'

Baba Salih Kaplan, yıllar sonra Van'ın Başkale ilçesi kırsalında oğluyla bir araya gelir. Karşılaşma anlarını şöyle anlattı: ''Mehmet bana döndü, hoş geldin, falan demeden 'ne geziyorsun buralarda' diye sordu. Ben de, 'Senin hasretinden öldük' dedim. Bana dönerek, 'Git evine en yakın gerilla grubundan herhangi birine oğlum nasılsın de. Onların hepsi senin çocuğundur. Buraya kadar gelmene gerek yok' dedi. Oğlum Mehmet ile bir-iki saat yan yana kaldık." Oğlunu 25 yıl içinde bir kez daha gördüğünü belirten baba Salih Kaplan, "İkinci sefer görmeye gittiğimde annesini de götürdüm. Mehmet'in haberi yoktu" dedi.

'Yolunun takipçisi olacağız'

Oğlunun şehit düştüğü haberini duyduklarında inanmak istemediklerini anlatan baba Kaplan, "Bir gün Van'da miting vardı. Ben de oraya gittim, herkes bana yakınlaşıyor ilgi gösteriyordu. Meğerse Mehmet'im şehit düşmüş. Türk basını da bunu vermiş. Ben ve annesinin bundan haberi yoktu. Herkes biliyormuş, bize söylemediler. Akraba ve dostlar bizi ziyaret edip gidiyorlardı. Akşam haberlerin de resmini gördüm. Annesine söyledim tabi inanmak istemedi. Sonra televizyon detaylı verince şehit düştüğüne inandık. Böyle işte ölümünü duyduk" dedi. "Başımız dik ve gururluyuz" diyen baba şöyle konuştu: "Allah bize böyle mücadelesine sahip çıkan onurlu bir evlat verdi. Mehmet'im çok cesaretli ve yiğitti. Bizim ve Kürt halkının başı sağ olsun. devlet Mehmet'i haince ve teknik aletleri ile şehit etti. Bedeninde hiçbir mermi izi falan yoktu, kimyasal silahlar ile şehit ettiler. Bizler de Mehmet'in ailesi olarak var olduğumuz sürece Mehmet'in izlediği yolun takipçisi olacağız ve üzerimize ne düşerse yerine getireceğiz. Önder Apo'nun başlatmış olduğu sürecinde canı gönülden takipçisiyiz ve arkasındayız."
 


HASAN YOLDAŞ/DİHA/VAN