Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdüren Suriye’nin Afrin kenti doğumlu Cihad Bekir de talepleri karşılanmadan eylemlerinin sona ermeyeceğini belirtti.
Kırıklar 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 3 Ekim'den beri açlık grevinde olan PKK'li tutsak Turgut Koyuncu, DİHA'ya gönderdiği mektubunda, "İnsani, haklı ve doğal taleplerimiz karşılanıncaya kadar, bedeli ne olursa olsun bu eylemimizi sürdüreceğiz'' dedi. AKP hükümetinin açıklamalarıyla açlık grevi direnişini ters yüz etmeye çalıştığını belirten Koyuncu, '' Şu bir gerçektir ki, haksız güçler her zaman kurtuluşlarını yalanda görmüştür. Çıkarları için en kutsal değerlerini bile karalarlar. Ama Erdoğan ne yaparsa yapsın, onur ve özgürlük kazanacaktır. Erdoğan konuştukça arkadaşlarımızdan da daha güçlü bir kararlılık yükselmektedir. Olası müdahaleler de bu tepki hesaba katılmazsa ciddi sorunlara yol açacağı kesindir" dedi.

Sorumluluktan kaçmayacağız

AKP hükümetinin açlık grevlerini inkar eden söylemleri ardından 10 bin tutsağın açlık grevine başladığını hatırlatan Koyuncu, Kürt halkının hakları ve geleceği için hiçbir görev ve sorumluluktan kaçmayacaklarını belirtti. Koyuncu, şunları söyledi: "Ne zaman ki direniş bayrağını yükseltmeye çalışsak, sahte umut bezirganı, sahte umutlarla halkımızı uyuşturmak istiyor. Umut iyidir ama sahte umut ölemlerin en ağırıdır. Çürütmedir ve bitirmedir. Artık bu çürütme politikasına dur diyoruz. Artık halkımız Erdoğan'ı vicdanında sonsuza dek mahkum etmelidir ve evlatlarının direniş eylemini anlamalı, serhıldanları kesintisiz büyütmelidir."

Çözüm Öcalan'da

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde 62 gündür açlık grevini sürdüren Suriye’nin Afrin kenti doğumlu Cihad Bekir de gönderdiği mektupta sağlık sorunları ağırlaşmasına rağmen eylemine devam edeceğini belirtti. Bekir, mektubunda kararlığını dile getirerek şunları ifade etti: “Genel çağrımız şu ki özgürlüğü kazanmak için bedel vermek lazımdır. Bu nedenle başlattığımız bu eylemin sonuç ortaya koyması adına Kürt halkı ve tüm demokratik kamuoyunun bize destek ve omuz vermelerini istiyoruz. Artık AKP ve Erdoğan’ın çözüm konusunda bir samimiyet ve ciddiyet sahibi olmadığı nettir. Sorunu çözecek tek kişi ise Sayın Öcalan’dır. Bu anlamda Öcalan’ın sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü bir bütün yaşamın gerekçesidir. Bu yüzden başlattığımız süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemimiz belirttiğimiz talepler etrafında sonuç alınıncaya dek sürecektir. Umudumuz ve beklentimiz halkların duyarlılık ve sorumluluk göstermesidir.”

DİHA/İZMİR/AMED




İki tutsak ölüm orucunda


Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 9 Ekim’den beri süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Gıyasettin Yalçın ve Sait Kaya, cezaevindeki baskılar karşısında eylemlerini 8 Kasım'dan itibaren ölüm orucuna çevirdi.
Gıyasettin Yalçın ve Sait Kaya, İHD Mersin Şubesi’ne gönderdikleri mektupta maruz kaldıkları uygulamaları anlattı. Sıvı ihtiyaçlarının karşılanmadığını, B1 vitamininin de verilmediğini belirten tutsaklar, şunları  anlattı: “Bizler bu direnişi sürdürürken AKP’nin yalakaları durmadan bizlere saldırıyor. Fiziki olarak olmasa da gerek doktor yoluyla, gerek farklı şekillerle şu an Mersin zindanında ciddi bir sıkıntıdayız. Bize karşı hukuki olmayan ahlaki olmayan bir saldırı söz konusudur. Artık çileye dönmüş. Dr. her gün bırakma baskısı ve taraflı davranıyorlar. Açlık grevlerinden dolayı tansiyon şeker ölçümleri alınırken canımızı yakarak acıtarak ölçümler yapılıyor. Aramalarda bizleri insani olmayan bir şekilde arıyorlar. Cezaevi idaresinin tek amacı açlık grevlerinin bitmesine bir saat dahi kalsa onlar tarafından bize bıraktırmalarıdır. Ellerinden gelen her şeyi bize dayatıp uyguluyorlar.''
9 Kasım günü ulaşan mektupta, ''bizler de cezaevinin bu baskısına karşı açlık grevimizi ölüm orucuna çevirdik'' diyen tutsaklar, ölüm orucunun ikinci gününde olduklarını belirterek şöyle devam etti: “2 gündür tansiyon ve şeker ölçümlerini reddediyoruz. Yine açlık grevi nedeniyle bizim faks ve mektuplarımız ne alınıyor ne de veriliyor. 3-4 arkadaşa ve bize açık görüş cezası verildi. Bizleri bağlantısız bırakmaya çalışıyorlar.”