
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, kompolucu güçlerin planlarının boşa çıkarıldığını ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin bugünkü konumuna gelerek, gereken cevabı verdiğini söyledi.
Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, 1999 15 Şubatı’nda Kenya'da esaret altına alınan Kürt Halk Önderi Öcalan şahsında Kürt halkına ve özgürlük mücadelesine komplo düzenlendiği hatırlatıldı. Açıklamaya şöyle devam edildi: “Özgür Kürt, uluslararası komplocuların oyunlarını bozduğu ve kültürel soykırımcıların oyunlarını işlemez hale getirdiği için ezilmek istenmiştir. Kürt Halk Önderi de Kürt halkına özgür bir ruh, özgür bir duruş ve kimlik kazandırdığı için cezalandırılmak istenmiştir. Uluslararası güçler PKK güç kazandıktan sonra bu gücü kazandırmada Önderliğin rolünün büyük olduğunu görerek ‘PKK'ye evet, Apo'ya hayır’ demişlerdir. Önder Apo'yu saf dışı ederek PKK'yi kontrol edebileceklerini ve etkisizleştirebileceklerini düşünmüşlerdir. Bu nedenle Önder Apo hakkında sürekli karalama ve itibarsızlaştırma kampanyası yürütmüşlerdir. Türk devleti ve tüm gerici güçler PKK'ye ağır saldırılar yürütmesine rağmen PKK'yi etkisizleştirememişlerdir. Bu nedenle Kürdistan tarihinde görüldüğü gibi başı koparıp gövdeyi bir tarafa atmak istemişlerdir.
Kürt kördüğümünün devamını istediler
PKK, özgür Kürdü yaratarak bölge halklarıyla kardeşlik içinde sorunu çözmek istemiştir. Bu açıdan Kürt sorununun çözümü için mücadele ederken bölge ülkelerinin de demokratikleştirilmesi mücadelesi vermiştir. Uluslararası güçler Kürt sorununun çözümsüz bırakan Kürt kördüğümü üzerinden bölgede hegemonya sürdürdüklerinden, bu politikayı kendileri için tehlikeli görmüşler ve düşmanlık beslemişlerdir. Bu nedenle böyle bir Hareketin başarı kazanmaması için Kürt Halk Önderi’ne yönelik komplo düzenlemiş ve esaret altına almışlardır. Önder Apo'yu esaret altına alanlar PKK'nin altı ayda tasfiye olacağını, böylece politikalarının önündeki büyük engelin ortadan kalkacağını düşünmüşlerdir.
Ancak Önder Apo'nun yol göstericiliğinde Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı komploya karşı büyük bir mücadele vermiş ve komplocuların amaçlarına ulaşmayı boşa çıkarmıştır. Önder Apo daha etkili, Kürt halkı daha inançlı ve örgütlü, Özgürlük Hareketi daha büyük ve güçlü hale gelmiştir. Bugün Ortadoğu'da siyaseti en fazla etkileyen Önderlik Önder Apo; siyasi güç ise Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Komplonun başlatıldığı yerde Rojava Devriminin gerçekleşmesi, komplonun boşa çıkarıldığının en somut kanıtıdır. Bu devrimin temel öncüsü ve temel gerçekleştiricisi Kürt Halk Önderi’dir.
Kürtler öncü halk oldu
Kürt Halk Önderi tasfiye edilmek istenirken bugün sadece Kürt halkının değil, tüm Ortadoğu halklarının Önderlik gücü haline gelmiştir. Sadece bu Önderliğin Ortadoğu'nun tüm sorunlarına yönelik ideolojik ve politik çözümleri bulunmaktadır. İdeolojik ve politik gücüyle Ortadoğu'nun geleceğini bu Önderlik belirleyecektir.
Bu Önderlik paradigması, politikası ve demokratikleşme projesiyle Kürtleri Ortadoğu'nun öncü halkı haline getirmiş bulunmaktadır. 21. yüzyıl Ortadoğu'da Kürtlerin yüzyılı olacaktır. Radikal demokratik zihniyetiyle sadece kendini değil, tüm bölge halklarını da demokratikleştirecektir. Önder Apo bunun ideolojik, teorik ve paradigmasal öncüsü olurken, Kürt halkı da bu demokratikleşmenin en büyük toplumsal gücü durumundadır. Özgürlük Hareketi de ideolojik ve siyasi gücüyle bu düşünce gücünü ve toplumsal gücü Ortadoğu devriminin en temel dinamiği haline getirmiştir.
Kaosun sürmesini istişorlar
İşte Önder Apo, halk ve Özgürlük Hareketi bu güce ulaşınca hem uluslararası komplocular hem de Kürtleri kültürel soykırımla yok etmek isteyenler harekete geçtiler. Önderliği ve Özgürlük Hareketi'ni itibarsızlaştırmak için kampanyalar başlattılar. Böylece halkın umudu haline gelen Önder Apo'yu ve Hareketimizi etkisizleştirmeyi hedefliyorlar. Halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesini geriletip bölgedeki ve Türkiye'deki kaosun sürmesini istiyorlar. Önder Apo ve Hareketimize yönelik saldırıyı yapanlar kaos tacirliği ve kaos içinde kendi politikalarını yürüterek kendilerini yaşatanlardır. Bu açıdan halkımız ve halklarımız bu gerçeği görmeli, Önderlik ve Hareketimize yönelik saldırılarını arttıran bu kaos tacirlerine karşı tutum almalı ve mücadeleyi yükseltmelidirler.”
AKP' çağrı ve uyarı
AKP Hükümeti'nin de Kürt sorununun çözümsüzlüğünden nemalanan ve kendini yaşatan güçlerden biri durumunda olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şunları ifade etti: “Önder Apo ve Hareketimiz çatışmasızlığı sağlayarak demokratik çözüm ve özgür yaşam hamlesi yaparken, AKP hükümetini bu politikadan kurtarmak ve demokratikleşme sürecine sokmak istemiştir. Türkiye'yi çıkmazdan çıkaracak ve Türkiye siyasetini de yaşadığı tıkanıklıktan kurtaracak bu adımlara AKP hiçbir cevap vermemiştir. Zamana yayıcı, aldatıcı politikalarla Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için ortaya çıkan birikim ve imkanları çürütmektedir. Bu da Önder Apo'nun başlattığı sürecin de kendisinin de sonunu getirmekten başka bir sonuç vermeyecektir. AKP hükümeti ya derhal derinlikli ve kapsamlı müzakereye girerek kapsamlı demokratik adımlar atacaktır ya da halklarımızın ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle Kürt sorununun çözümsüzlüğünde boğulacak ve tarihin çöp sepetine atılan partilerden biri haline gelecektir.
Halkımız ve demokrasi güçleri komplonun 15. yıldönümünde AKP'ye demokratikleşme adımları attırmak için ortak bir demokrasi hareketiyle mücadeleyi her yerde yükseltmelidir. Tüm meydanları ve caddeleri doldurarak komployu protesto eylemlerini Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan sloganıyla Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi eylemlerine dönüştürmelidir.
Komplonun 15.yıldönümünde Önderliğin İmralı’daki konuşma görüntülerini cımbızlayıp montajlayarak gerçekleri saptıranlara, Önderliğe, Hareketimize ve halkımızın moral değerlerine saldıranlara karşı da her yıldan daha fazla meydanları doldurarak tutumlarını en sert biçimde ortaya koymalıdırlar. Halkların özgürlük ve demokrasi umudunu kırmak ve kendilerini halkların çatışması içinde yaşatmak isteyenlerin oyunlarına ve politikalarına fırsat vermeyeceğimiz; bu tür çevreleri aşarak halkların özgür ve demokratik yaşamlarını gerçekleştireceğimiz dost düşman herkese gösterilmelidir.”
ANF/BEHDİNAN