Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Türkiye’de yaşanılan ekonomik krizin bir önceki krizleri arattığını belirterek, “Önümüzdeki dönem daha kötü yaşayacağımız bir dönem olacak” dedi. Yeşil ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü tarafından düzenlenen “Ekonomik, Ekolojik Kriz Nedenler ve Sonuçları” konulu panelde konuşan HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu, krizin bir önceki krizlerde daha derin olduğuna dikkat çekti. 2001’de ekonomik krizin yaşandığını hatırlatan Katırcıoğlu, ardından bir iyileşme sürecine girildiğini belirtti. Üçlü krizin içindeyiz Krizin Türkiye’nin kaderi olduğunu vurgulayan Katırcıoğlu, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Yaşadığımız kriz ilk olarak toplumsal, siyasal ve ekonomik krizdir. Krizin toplumsal olma halini konuşmamız lazım. AKP hükümeti 2001 krizinden sonra 2002’de iktidara geldi. 2009 yılı ekonomi yüzde 5 yakın bir daralma yaşandı. AKP hükümetinin kimyası bozuldu. Tarımın milli gelir içindeki payı çok azaldı. Türkiye’nin kısa vadede ödemesi gereken borç 200 milyar dolar. Şuan Türkiye’nin bunun ödeyecek gücü yok. Bu borcu döndürmesi için yabancı sermayeye ihtiyaç var. Yabancı sermaye Türkiye güvenmediği için gelmiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçen gün ‘Hazine 2 milyar dolar borçlandı yüzde 7 buçuk borçluyuz’ dedi. Bundan sevinç duyan bir bakan var. Çok olumsuz yöne evrilen bir Türkiye var. Önümüzdeki dönem daha kötü yaşayacağımız bir dönem olacak.” İZMİR

--------------------------------------------------------------

Rezerv, borcun üçte birine yetmiyor

Türkiye’nin 456 milyar dolar borcunun olduğunu ve 330 milyarının bir yıl içinde ödenmesi gerektiğini belirten EHP Kriz Komitesi Sözcüsü Hakan Öztürk, “Merkez Bankası’nın bütün rezervleri 3’te birini ancak karşılayabiliyor” dedi. EHP Kriz Komitesi Sözcüsü Hakan Öztürk, Türkiye’nin dış borcunun 456 milyar 900 milyon dolar olduğunun altını çizerek, bunun bugüne kadar görülmedik bir borç olduğunu söyledi. Dış borcun kısa vadeli boyutunu çevirebilmek için acil olarak yeni kredilere ihtiyaç duyulduğunu aktaran Öztürk, “Çünkü bu borçlarınızı belli periyotta yüksek üretimle ödeyebilecek gücünüz yok. Aldıklarında da gayrimenkule yatırdılar. Üretime yatırmadılar. Kamu işletmeleri de satıldı. Borcu ödeyebiliriz diyebilecekleri bir şey kalmadı. Merkez Bankası kendi rezervlerini de önemli ölçüde tüketti 456 milyar 900 milyon dolar toplam borç. Bunun 330 milyar doları bir yıl içinde ödenmesi gereken para. Merkez bankasını bütün rezervleri bile bunun 3’te birini anca karşılayabiliyor. Hatta o kadar bile olmayabilir” şeklinde konuştu. ANKARA

------------------------------------------------------------

İhraç maliyeti yüzde 75 arttı

Türkiye’de üretilerek hraç edilen malların üretim maliyeti Eylül’de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), Eylül ayı yurt dışı üretici fiyat endeksini açıkladı. İhraç malların enflasyonu rekor seviyelere yükseldi. İçeride üretimi yapılarak ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 10,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 59,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,04, son on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 31,44 artış gösterdi. TÜİK verilerine göre, sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri ise şöyle: “Madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 10,52 artış, imalat sanayi sektöründe ise yüzde 10,14 artış olarak gerçekleşti.” Bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 12,95 ile motorlu kara taşıtları, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork), yüzde 12,62 ile diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri, yüzde 11,98 ile tütün ürünleri sektöründe görüldü. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre, 2018 yılı Eylül ayında en fazla aylık artış sermaye mallarında ve en fazla yıllık artış enerji mallarında oldu. ANKARA