PYD'nin Avrupa Temsilcisi Zuhat Kobanê Suriye politikası çöken, tüm komşularıyla sorun yaşayan, ABD'yle ters düşen, içte ve dışta sıkışan Erdoğan'ın çıkışları ile tehditlerini "son çırpışlar" olarak nitelendirdi.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Avrupa Temsilcisi Zuhat Kobanê gazetemize yaptığı açıklama YPG güçlerinin önceki akşam Ezaz'a operasyon düzenlediğine dair haberleri yalanladı. PYD temsilcisi kendilerinin siyasi bir parti olduklarını ve YPG'nin askeri hamleleri noktasında bilgi sahibi olmadıklarını hatırlatarak, "Ancak yerel kaynaklardan aldığımız bilgiler YPG'nin Ezaz'a herhangi bir yönelimi olmadığı yönünde. Kaynaklarımız YPG ile müttefiklerinin Türkiye destekli çete örgütlerden aldıkları Minag askeri havaalanında bekleme halinde olduklarını ilettiler" dedi. 


Türkiye yalan haber yayıyor

Zuhat Kobanê'ye göre YPG'nin Ezaz'a yöneldiği ancak daha sonra çekildiğine dair haberler yalan, prokovatif amaçlı ve Türkiye tarafından bilinçli yayılıyor. Amaç ise Türkiye destekli çetelere yenilgiye uğratan ve bölgede kararlı adımlarla ilerleyen YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri'ne yönelik olası bir askeri müdahalenin önünü açmak. 


Münih'teki ateşkes kararı gerçekçi değil

PYD Avrupa Temsilcisi, "Münih'te toplanan Suriye Destek Grubu, Suriye’de bir hafta içinde şiddetin durdurulması yönünde mutabakata vardı. Anlaşma DAİŞ, El Nusra gibi örgütleri kapsamıyor. Rusya operasyonların süreceğini açıkladı. Cenevre görüşmeleri dışında tutulan Kürtler ile müttefikleri hamlelerine devam ediyor. Bu koşullarda ve sahadakiler masada değilken devletler düzeyinde alınmış bir ateşkesin uygulanması sizce mümkün mü?" sorumuza karşılık ise "Bu gerçekçi bir karar değil" yanıtını verdi.  


Kürtlersiz nasıl ateşkes sağlayacaklar?

Zuhat Kobanê bunun gerekçesini ise şöyle izah etti: "Uluslarası güçler, Suriye'de ve bölgede temel bir aktör konumunda olan Kürtlerle ve sahadaki diğer demokratik güçlerle görüşmeden, anlaşmadan Suriye'de nasıl ateşkes sağlayacaklar? Kürtler ile müttefikleri (Suriye Demokratik Güçleri) Suriye topraklarının yüzde 16'sından fazlasını kontrol ediyor. Dolasıyla Kürtler ve Suriye Demokratik Güçleri'yle masaya oturulmadan Suriye'de ateşkes sağlanması mümkün değil. Belki sınırlı düzeyde kimi bölgelerde insani yardımın sağlanması için kısa süreli silahların susturulması sağlanabilir. Ancak kalıcı ateşkesin bu yöntemle sağlanması kesinlikle mümkün değil."


Lavrov Münih'te 'PYD masada olmalı' dedi

"Rusya, Münih'teki zirvenin ana gündem maddelerinden biri de Rojavalı Kürtlerin Cenevre görüşmelerine davet edilmesi konusunu olacak' demişti. Görüşmede bu gündeme geldi mi, bu konuda bilginiz var mı?" diye sorduğumuzda ise Kobanê "Aldığımız bilgiye göre Sergey Lavrov Münih'teki zirvede 'PYD mutlaka masada olmalı. Kürtlerin görüşmelerin dışında tutulması yanlışından bir an önce dönülmeli' dedi. Ve bu konuda ısrarlı ve sert bir tavır gösterdi" yanıtını verdi. 


Davet konusunda görüşmeler sürüyor

PYD Avrupa Temsilcisi, 25 Şubat'ta devam etmesi planlanan Cenevre görüşmelerine eşbaşkanları Salih Muslim'in de davet edilmesi konusunda görüşmelerin halen sürdüğünü belirterek, "Bu konuda son kararı verecek olan Türkiye ya da Suudi Arabistan değil ABD ile Rusya'dır. Onlar da görüşmelerini devam ettiriyorlar. Görüştüğümüz Rus yetkililer, 'Kürtlersiz çözüm olmaz, mutlaka masada olmalısınız' diyerek bize sabırlı olmamızı söylüyorlar" dedi.


Eninde sonunda Kürtlerle masaya oturacak

PYD olarak her zaman Suriye'de siyasi çözümden yana olduklarını vurgulayan Zuhat Kobanê, "Suriye ve Ortadoğu'da önemli bir aktör haline gelen Kürtlersiz yapılacak hiçbir görüşmeden sonuç çıkmayacağının ABD de Rusya da herkes de farkında. Şu anda bunun yol ve yöntemini bulmaya çalışıyorlar. Eninde sonunda Kürtler masaya oturacaklar. Eğer gerçekten çözüm isterlerse Kürtleri görüşmelere davet edeceklerdir" diye konuştu. 


Erdoğan Neron'a benziyor 

Zuhat Kobanê son günlerde sık sık 'Ey Amerika, bizden mi yanasınız yoksa PYD'den mi?' çıkışları yapan ve Rojava'yı işgal etmekle tehdit eden Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ise Roma İmparatoru Neron'a benzetti. "Roma İmparatorluğu'na her yandan saldırı olduğu bir dönemde Neron sıkışınca Roma'yı yaktı" diyen PYD temsilcisi, şunları söyledi: "Erdoğan da tıpkı Neron gibi çok sıkışmış durumda. Türkiye'nin sorun yaşamadığı komşusu yok. Türkiye'nin Suriye politikası da çökmüş durumda. Suriye'de DAİŞ'e bel bağladı. Ama tüm dünya DAİŞ'e karşı cephe aldı. Şimdi Türkiye kendini 'DAİŞ'e yardım eden ülke' imajından kurtarmaya çalışıyor ama başaramıyor. Her gün yeni bir vukuat ortaya çıkıyor. Rusya, DAİŞ ile Türkiye işbirliğini belgeledi, 'yeni belgeleri de açıklayacağız' diyor."


Kürtler her açıdan yükselişe geçti

Bir yandan da Kürtlerin devreye girdiğini ifade eden Kobanê, "DAİŞ'e ve diğer çete örgütlere karşı savaşan Kürtler, Rojava'da güçlenerek Demokratik Özerklik sistemini kurdular. Kürtler bir yandan ise ABD ve Rusya gibi bölgede etkili olan devletler ile ilişkilerini geliştirdiler" diye konuştu.


Türk devleti 74 gündür Sur'a giremiyor

"Tam bu dönemde Türkiye içinde de serhildanlar başladı" diyen Zuhat Kobanê, "Türk devleti, 'bastıracağız' diyor ama artık Kürtler eski Kürtler değil. Bakınız Sur'da 74 gündür bir direniş sürüyor ve devlet halen buraya giremiyor. Türkiye'ye şimdi 'sen 74 gündür Sur'a dahi giremiyorsun Suriye'ye nasıl gireceksin?' soruları yöneltiliyor" ifadelerini kullandı. 


Erdoğan her yandan kuşatılmış durumda

Mevcut tablonun Erdoğan'ın her açıdan kuşatılmış olduğunu gösterdiğine dikkat çeken PYD Temsilcisi, şunları söyledi: "Eskiden Kürtler kuşatma altındaydı. Şimdi Kürtler etkili politikaları, stratejileri ve direnişleriyle bunu Erdoğan kuşatmasına dönüştürdü. İçte HDP başta olmak üzere muhalifler hatta AKP içerisinde dahi bazı kesimler artık Erdoğan'ı sıkıştırıyorlar. 


Suriye planı suya düştü

Erdoğan da yaralı bir kurt gibi her yana saldırıyor. Bu saldırılar onun kendini kurtarmak için son hamleleri, son çırpınışları. Fakat bu hamlelerin hiçbir faydası yok. 'Kobanê düştü düşecek' diyordu ya asıl şimdi Erdoğan düştü düşecek. Çünkü Erdoğan'ın Suriye'ye dair bütün planları suya düştü. Halep de düşmek üzere."


Artık mermi namludan çıktı

Buna karşılık Kürtlerin bırakın Suriye'yi, Ortadoğu'da önemli ve dikkate alınan bir aktör haline gelmeyi başardığının altını çizen Zuhat Kobanê, "Şu anda ABD ile Rusya Kürtlerle uzun vadeli ilişkiler kurmak için adımlar atıyor. Rusya, Moskova'da Kürtlerin temsilcilik açılmasına onay verdi. Böylece Kürtler, Türkiye'yi diplomasi alanında da çembere almış oldu. Artık mermi namludan çıkmış durumda. Erdoğan artık Kürtlerin yükselişini durduramaz" değerlendirmesini yaptı. 


Erdoğan'ın akıbeti Saddam gibi olur

PYD temsilcisi "Erdoğan istifa etmez ya da halk eliyle iktidardan gitmezse ve Kürtlerin Demokratik Özerklik sistemine karşı çıkmaya devam ederse sonu Saddam gibi olur" uyarısında da bulundu. 


Türkiye ve Suudi Arabistan Suriye'ye giremez

Zuhat Kobanê, Türkiye'nin Suriye'ye girme ve Rojava'yı işgal planlarına dair ise "Bu o kadar kolay değil" yanıtı verdi.  

"Türkiye ya da Suudi Arabistan'ın uluslarası koalisyondan izin almadan Suriye'ye girmesi mümkün değil" diyen PYD Temsilcisi görüşünü şöyle detaylandırdı: "Adil El Cübeyr (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ) de açıklama yaptı 'güçlerimiz hazırdır fakat uluslarası koalisyonun iznini bekliyoruz' dedi. Uluslararası koalisyonda en son kararı ABD verir. ABD ise şu anda sorunu Rusya ile diyalog içerisinde çözmekten yana tavır gösteriyor. Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev de 'Ya masaya oturacaklar da üçüncü dünya savaşı çıkar' dedi. Hatta 'Amerika'nın dostu Araplar bu savaştan kurtulmak istiyorlarsa bu sorunu masada çözmeye ikna olmalılar' diye de ekledi. Tüm bu açıklamalar da gösteriyor ki Türkiye ile müttefikleri, ABD ile Rusya'ya geri adım attırmak için psikolojik baskı yapmak adına bu türden açıklamalara sarılıyorlar. Şu anda Ortadoğu yeniden dizay ediliyor. Bu nedenle de herkes kendini ağırlığını koymaya çalışıyor. Çünkü bu dönemde bir şey elde edemezlerse, başarı sağlayamazlarsa dışarda kalacaklarının farkındalar."



ÇİÐDEM DEMİREL/HABER MERKEZİ