Antep’te DAİŞ düğüne saldırdı, ırkçılar ise vahşi katliamda yaşamını yitirenlerin cenaze törenine saldırdı. 

Antep’te Kürt düğününe yönelik DAİŞ tarafından gerçekleştirilen canlı bomba saldırısında ağır yaralanan 3 kişi daha yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin  sayısı 54’e yükselirken, 14’i ağır 66 yaralının farklı hastenelerdeki tedavisi sürüyor.


Çoğu 18 yaş altında

12-14 yaşlarındaki bir canlı bomba tarafından gerçekleştirildiği belirtilen saldırıda yaşamını yitirenlerin büyük bölümü de çocuk ve gençlerden oluşuyor. Kimliği belirlenen 44 kişi arasından 29’unun 18 yaşında olduğu belirtilirken, yaşamını yitiren diğer 10 kişiyle birlikte bu sayının artabileceği tahmin ediliyor. 


Irkçılar yine sahnede

DAİŞ saldırısı ardından saldırının gerçekleştiği mahalle başta olmak üzere Kürtlerin yaşadığı mahalleler, yaralıların kaldırıldığı hastaneler ırkçıların saldırısına maruz kalmıştı. Antep’te dün gerçekleştirilen cenaze töreninde de yine ırkçılar sahnedeydi. 


Türk bayraklarıyla engelledi

Antep katliamında ağır yaralanan ve dün yaşamını yitiren 13 yaşındaki Kumru İlter ile yaşı öğrenilemeyen Ahmet Toraman’ın cenazesinin defni ırkçı bir grup tarafından engellendi. İlter ve Toraman’ın aileleri, çocuklarının cenazesini aldıktan sonra katliamda yaşamını yitirenlerin yan yana gömüldüğü Yeşilkent Mezarlığı’na defnetmek istedi. 


‘Slogan atmayın’ tehdidi

Cenazeler mezarlığın camisinden alınmak istenirken ellerinde Türk bayrakları bulunan bir grup aileye engel oldu. “Asker cenazesi var” denilerek cenazelerin getirilmesi geciktirildi. HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Valilik ile görüştü ve asker cenazesinin olmadığını öğrendi. Bunun üzerine aile bireyleri ve halk cenazeleri almak isterken, ırkçı grup Tekbir sesleriyle halka saldırdı. Halkın tepki göstermesiyle taşlı, sopalı çatışma yaşandı. 


‘Katil Erdoğan’ rahatsız etti 

Polis ve askerler mezarlığa girerken, jandarmayla görüşen milletvekilleri “Herhangi bir slogan atılırsa müdahale ederiz” tehdidinde bulundu.  Önceki günkü törende mezarlıktan “Katil Erdoğan”, “Şehîd namirin” sloganı yükselmişti. 


Aynı sloganla uğurlandı 

Antep’teki vahşi saldırıda yaşamını yitiren Van nüfusuna kayıtlı 17 yaşındaki Metin Caner dün Edremit ilçesine bağlı Şabaniye mahallesinde toprağa verildi. HDP Van Milletvekili Lezgin Botan ile HDP ve DBP yöneticilerinin de katıldığı törende Antep’teki toplu cenaze töreninde olduğu gibi sık sık, “Katil Erdoğan”, “Şehid namirin” sloganları atıldı. 

Saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Ali Taş Adıyaman Besni ilçesinde, Vesile Uluhatun ise Siirt’in Pervari ilçesinde defnedildi. 


Taziyeleri sürüyor

Katliamda yaşamını yitirenlerin 41’i önceki gün Yeşilkent Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa verilmişti Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde hükümete öfke vardı. Törende “Katil Erdoğan” ve “Şehîd namirin” sloganları atılmıştı. Yaşamını yitirenler için Şahinbey ilçesindeki Beybahçe Sosyal Tesisleri’nde kurulan taziye çadırı ise ziyaretçi akınına uğruyor. HDP, HDK, DBP ve DTK temsilcilerinin yanısıra binlerce kişi taziye evini ziyaret etti. 


Demirtaş tekrar uyardı

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da önceki akşam taziye evini ziyaret ederek başsağlığı mesajını iletti. Demirtaş, AKP iktidarına uyarılarını tekrarlayarak, “Devletin içinde devletten daha güçlü bir devlet var. Siz paralel diyorsunuz ismi her şey olabilir ama bundan yıllar önce uyarmıştık. Her barış için harekete geçildiğinde bunlar da harekete geçer barışı engellerler” dedi. “Yıllardır siz hükümet olarak bunlara sahip çıkıyorsunuz. Kol kanat geldiniz” diyen Demirtaş şöyle devam etti: “Biz eleştirdikçe çıkıp ‘efendim devlet adam öldürmez, devlet işkence yapmaz’ diyorsunuz. Yapıyor işte. Devlet adına bunları yapıyorlar işte. MİT, Emniyet tüm olanlar göz yumuyor. Ordunun içindeki kişiler bunlara göz yumuyor. Elinden tutup Amed’de mitingde patlatıyorlar. Hükümet olarak bunların arkasında değilseniz açığa alacaksın. Nasıl darbe girişimdekileri açığa aldın ise bunlara da aynı şeyi yapacaksın. 


Sorgulayacaksınız

Suruç katliamı neden hala aydınlanmadı. Savcı niye dosyayı gizli tutuyor. Bunların hesabını soracaksın. Ankara, Amed katliamları neden aydınlanmıyor. Eğer bunların hesaplarını sormazsan siyasi sorumluluk sizde kalır. Başbakan gerçekten demokratik bir yapı peşinde ise bunları aydınlatmalı.


Destek olmadan olmaz 

Antep’te küçük bir çocuk kendini patlatıyorsa ne çocuğun kararıdır ne de çocuğun yapabileceği bir iştir. Devlet içerisindeki istihbarattan şuradan buradan destek alamadan yapamazlar. Sen hükümet olarak bunların üstüne gitmesen gördüğün gibi yarın öbür gün meclisi de bombalarlar. Yarın öbür gün savaş uçakları ile başkenti bombalarlar. 


HDP’nin tavrı budur

Devlet içerisindeki devletten ya siz hesap sorun ya da onlar hepimizi öldürmeye devam edecekler. Bütün bu katliamların sorumlularından hesap sorun, birlikte hesap soralım. Biz sizin yanınızda olalım. Kanın akmadığı bir gün yok. Yeter diyoruz. El ele verelim bu sorunu halledelim. HDP’nin tavrı budur. Biz her şeye rağmen barış mesajı veriyoruz. Başka çocuklarımız ölmesin.”


Doğan: Devlet hariç herkes biliyor 

HDP İstanbul Milletvekilli Celal Doğan, DBP Ağrı Belediye Eşbaşkanı Sırrı Sakık ve HDP Antep İl eşbaşkanlarının bulunduğu heyet, yoğun bakım ünitesinde bulunan yaralıları tek tek ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Hastane önünde açıklama yaparak, Antep Emniyet Müdürlüğü’nün merdiven basamaklarını çıkacak kadar yakınlaşan DAİŞ tehlikesini görmemek için kör olmak gerektiğini söyledi. Doğan, yayan Doğan, “Biz biliyoruz ama sayın devletimiz bilmiyor ne yazık ki” dedi.  


 ANTEP





Görgü tanıkları anlattı


Dicle Haber Ajansı, patlamaya ilişkin görgü tanıklarının anlatımlarına yer verdi. İddialara göre, Türkçe konuşan 2 kişi, bombalı yelek giydirilmiş 12 yaşlarında bir çocuğu araçla bırakıp uzaktan patlattı. Çocuğu patlatan iki kişinin olay yerine 100 metre uzaklıkta durdukları da iddialar arasında.


Önce DBP önüne park etti

Görgü tanıklarının bir diğer iddiası da, aracın önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şahinbey İlçe örgütü önünde tutulan “Özgürlük Nöbeti”ne yakın bir yere park edildiği. Tanıklar, eylemin bitmesi üzerine aracın oradan düğün evinin bulunduğu yere çekildiğini anlattı.

Düğünde halay çekilirken söz konusu çocuğun kalabalığın içine girdikten sonra patlatıldığını aktaran mahalleliler, çocuğun araçtan uzaktan patlatıldığını kaydetti.Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan da patlamaya dair açıklamasında canlı bombanın 12-14 yaş aralığında olduğunu söyleyerek, “12-14 yaşlarında bir canlı bombanın patlaması veya patlatılması neticesinde” ifadesini kullanmıştı.