DAİŞ'in gelecek kuşağı Hol'da yetişiyor

Dünya Haberleri —

24 Temmuz 2020 Cuma - 16:00

  • Sol Parti, Kuzey Suriye/Rojava'da Hol kampında tutulan on binlerce DAİŞ mensubu ve aile üyelerinin durumunu Almanya Parlamentosu’na taşıdı. Kamplardaki vahim durumu kabul eden Dışişleri Bakanlığı: "Bu kamplarda yetişen çocuklar ve gençler, DAİŞ'in öncü kadrosu tarafından 'örgütün gelecek kuşağı' olarak görülüyor" dedi.

NİHAL BAYRAM

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki cezaevleri ve kamplarda kalan on binlerce DAİŞ mensubu ve aile üyelerinin durumu, Sol Parti’nin soru önergesiyle Almanya Parlamentosu’na taşındı. Birçok soruyu "devlet sırrı" gerekçesiyle yanıtlamayan Federal Hükümet, uluslararası toplumun "kaderine terk ettiği" kamplardaki durumun giderek vahamet kazandığını ve DAİŞ'in bu durumu "yeni kuşak yetiştirmek" için kullandığını ise kabul etti.

Kampta DAİŞ rejimi

Aralarında Ulla Jelpke, Gökay Akbulut ve Helin Evrim Sommer'in de bulunduğu on üç Sol Partili milletvekili tarafından hazırlanan soru önergesinin başında DAİŞ mensuplarının ve aile üyelerinin kaldığı kamplardaki durumun özeti yer alıyor. Hesekê'de bulunan Hol kampında son dönemlerde sürekli ayaklanmaların yaşandığını belirten milletvekilleri, "Kampın on binlerce kişinin yaşadığı bazı bölümlerinde DAİŞ mensuplarının kadın yakınları, DAİŞ ideolojisine uygun bir rejim tesis etti" tespitinde bulunuyor. Milletvekilleri, durum kontrol alınmazsa Hol kampının "yeni bir cihadist kuşağın kaynak noktasına" dönüşeceği uyarısında bulunuyor.

Özerk Yönetim'in çağrıları yanıtsız kalıyor

Kuzey Suriye/Rojava'daki özerk yönetimin yıllardır dünya devletlerine kamplardaki yurttaşlarını teslim alıp yargılamaları ya da bunun için uluslararası bir mahkeme kurmaları çağrısında bulunduğunu hatırlatan milletvekilleri, Federal Hükümet'e Alman devletinin bugüne kadar devam eden eylemsizliğinin nedenini soruyor.

Soru önergesine Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen yanıtta önce toplam 23 sorudan altısının "devlet sırrı" gerekçesiyle yanıtlanamayacağı belirtiliyor. Bakanlığın DAİŞ'li tutsakların milliyetine ve Alman vatandaşlarının durumuna ilişkin soruların yanında koronavirüs salgınına ilişkin önlemlerle ilgili soruya da yanıt vermeyi reddetmesi dikkat çekiyor.

'Çocuklar yetersiz besleniyor'

Kamplarda yaşayanların bakımı konusunda Kuzey Suriye/Rojava Özerk Yönetiminin yaşadığı zorlanmayı kabul eden Bakanlık, "Yetersiz gıda tedariki, çocukların bir bölümünün yeterince beslenememesine neden oluyor" tespitinde bulunuyor. Alman Hükümetinin birçok yardım örgütü aracılığıyla bölgeye yardım ulaştırdığını iddia eden Bakanlık, Şam'daki Alman elçiliğinin kapatılması nedeniyle ise doğrudan bağlantının mümkün olmadığını söylüyor.

Kampta DAİŞ'in yeni dalgası

Federal Hükümetin elinde olan bilgilere göre Hol kampında neredeyse her gün ayaklanmaların ve kaçma girişimlerinin yaşandığını aktaran Bakanlık, devam ediyor: "Basında yer alan haberlere ve Federal Hükümetin elindeki bilgilere göre Hol'daki mülteci kampında kalan kadın DAİŞ mensupları, kısmen 'DAİŞ ideolojisine' göre yaşıyor ve DAİŞ benzeri yapılar kurmuş olabilir. DAİŞ'in yüzlerce üyeye sahip ahlak polisi 'Hisba' da bunlardan biri. Mart 2019'da Baghuz'dan  Hol'a gelen kadınların yaklaşık yüzde 80'inin bu organizasyona dahil olduğu düşünülüyor. Hisba mensupları tarafından YPG güçlerine yönelik aralarında bıçaklı ve taşlı saldırılar da yer alan eylemlerde bulunduğu ve Hisba tarafından çadırların yakıldığı söyleniyor."

'Çocuklar DAİŞ'in gelecek kuşağı'

Federal Hükümetin Hol kampında kalan kadın DAİŞ mensuplarının çocuklarını DAİŞ ideolojisine uygun biçimde yetiştirdiğini "tahmin ettiğini" belirten Dışişleri Bakanlığı, çocuklar ve gençler arasında bu anlamda bir radikalleşmenin de yüksek olduğunu kaydediyor. Bakanlığa göre kamplarda ya da cezaevlerinde kalan bu çocuklar ve gençler, DAİŞ'in öncü kadrosu tarafından da "örgütün gelecek kuşağı" olarak görülüyor

Toplam 80 Almanya vatandaşı

Bakanlık ayrıca kamplarda ya da cezaevlerinde kalan Almanya vatandaşlarına ilişkin de bilgiler veriyor. Toplam 80 Alman vatandaşının (50 kadın, 30 erkek) buralarda kaldığını ve bunlardan 71'ine ilişkin soruşturma başlatıldığını belirten Bakanlık, 9 kişiye ilişkin ise yeterli delil toplanamadığı için soruşturma açılmadığı bilgisini veriyor. Hükümetin Şam'daki konsolosluğun kapanması nedeniyle Almanya vatandaşlarıyla doğrudan ilişki kuramadığını belirten Bakanlığa göre koronavirüs salgını da "vatana iade" koşullarını zorlaştırıyor. Federal Hükümetin şimdiye kadar kamplardan ayrılan ya da salıverilen toplam 23 çocuğa sahip 19 Alman vatandaşı kadına ve 4 ailesiz çocuğa ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirten Bakanlık, bu kadınlardan 19'unun Almanya'ya geri döndüğünü ve Ceza Yasasının 129a ve 129b maddeleri uyarınca yargılandıklarını belirtiyor. Bunların dışında 7 çocuğun da Hükümet'in girişimleri ardından Kuzey Suriye'den Almanya'ya getirildiğini belirten Bakanlık, bu konudaki girişimlerin de "büyük bir baskı ile" devam ettiğini iddia ediyor.

Jelpke: Özerk Yönetim yalnız bırakılıyor

Sol Parti Federal Parlamento milletvekili Ulla Jelpke, soru önergesine Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen yanıtın ardından açıklama yaptı.

Dışişleri Bakanlığının binlerce DAİŞ mensubunun tutulduğu kampların DAİŞ'in eğitim kamplarına dönüştüğünü kabul ettiğini belirten Jelpke, devam etti: "Buralarda tehlikeli teröristlerden oluşan yeni bir kuşağın yetişmesi tehlikesi büyük. Bu nedenle Federal Hükümet en hızlı biçimde bu çocukları, DAİŞ mensubu anneleriyle birlikte geri almalı ve bu kadınları suçları nedeniyle mahkeme önüne çıkarmalı."

Ambargo altında bulunan ve savaşın zorluklarıyla baş başa olan Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetiminin yalnız bırakılmasının utanç verici olduğunun altını çizen Jelpke, Alman vatandaşı DAİŞ mensuplarının iadesi ve diğer suçluların cezalandırılması konusunda Almanya Federal Hükümeti ile Özerk Yönetim arasında doğrudan bir ilişki kurulması talebinde bulundu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.