İstanbul’da önceki gün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu’na katılan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kobani, Kobani, Kobani” diyenlerin uçaklarla oraya mühimmat indirdiklerini belirterek, “Nereye gitti o mühimmat, bir kısmı terör örgütü DEAŞ'a gitti, bir kısım da PYD'ye gitti. Bu ikisi de zaten terör örgütü. Al birisini vur öbürüne. Birbirlerinden farkı yok” dedi.
Kobanê'nin içinde şu anda sivil halkın olmadığını, stratejik öneminin bulunmadığını savunan Erdoğan, şöyle devam etti: "Birileri için var. Ben şimdi düşünüyorum. Arkadaşlarıma da diyorum ki; yoksa burada Kuzey Suriye'de yeni bir yapılanma mı oluşturuluyor? Yeni bir eyalet mi oluşturuluyor? Üç kantonu birleştirmek suretiyle burada yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler. Bu ülkem için bir sıkıntıdır, bir tehdittir. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Peki Halep'e niye gelip de sahip çıkmıyorsunuz? Halep'de 1 milyon 200 bin insan var. 1,5 milyon insan var. Onlarla bizim diyaloglarımız Kobani'den daha az değil. Orada bir ekonomi var, orada bir kültür var, orada bir medeniyet var, orada bir tarih var. Niçin Halep'e sahip çıkmıyorsunuz? İşte koskoca bir soru işareti bu. Biz biliyoruz, sabırlıyız ama bütün gerçekleri görerek adımlarımızı atıyoruz.”

HDP'yi yine tehdit etti

Ekonominin canlanmasında, güçlenmesinde kilit role sahip olan 'çözüm süreci'nin aynı şekilde kararlılıkla ilerlediğini öne süren Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'yi hedef alarak, tehditler savurdu: "Şu anda sokak çatışması çağrıları yaparak, sokak direnişinin meşru olduğu gibi son derece tehlikeli açıklamalar yaparak, huzuru bozmaya, kaos ortamı oluşturmaya çalışanların hesabı da inşallah tutmayacak.”