
Suriye iç savaşında önemli bir aktör haline gelen Cephed El Ekrad’ın (Kürt Cephesi) Genel Komutanı Heci Ehmet El Kurdî, Antep, Kilis ve Hatay’ın İslami örgütler için yetiştirme yurdu olarak çalıştırıldığını dile getirdi. Kurdî, kendilerine karşı geçen yıl başlatılan operasyonun koordine merkezinin Antep olduğunu hatırlatarak, “Antep Valisi bile içinde yer alıyordu. DAİŞ ve Nusra içerisinde Türklerin ayrı oluşumları var. Onlara Türk Muhacirler, diyorlar” dedi.
Suriye iç savaşında ÖSO’nun bir örgütlenmesi olarak 2013 yılında kurulan Cephed El Ekrad (Kürt Cephesi), DAİŞ ile girdiği çatışmalarda adını dünyaya duyurdu. DAİŞ emirlerinden Ebu Musab’ı sağ yakalamaları sonucu uluslararası medyanın ve Suriye’deki savaşta taraf olan tüm devletlerin dikkatini üzerine çeken örgütün genel komutanı Heci Ehmet El Kurdî, Suriye’de savaşın geldiği aşamayı DİHA’ya anlattı.
‘Halkların savunma gücüyüz’
Kurdî, Suriye Devrimi içinde bir cephe; ara bölgelerde kalan Kürtlerin ve diğer halkların savunma gücü olduklarını söyledi. Araplar, Türkmenler, Arnavutlar ve Çerkesler başta olmak üzere daha birçok kesimi içlerinde barındırdıklarını ifade eden Kurdî, kontrollerinde bulunan alanlarda mozaik bir halk yapılanmasının olduğunu kaydetti.
Şiddet örgütlenip devletleşiyor
Suriye’de devrim amacıyla başlayan sürecin farklı bir zemine kaydırıldığına dikkat çeken Kurdî, iç kargaşada İslamcıların kendilerini müthiş bir şekilde örgütlendirdiklerine işaret etti. Kurdî, “Müslüm Kardeşler bu fırsatı şimdi çok iyi kullandı. Öte taraftan dünyanın neresinden geldiği belli olmayan katillerin bir araya getirildiği selefi örgütler de burada güçlendirildi. Hedefsiz değiller; Suriye’de adeta şiddetin kendisini örgütleyip merkezi bir hale getirdiler. Yavaş yavaş devletleşmeye gidiyor bu durum” dedi.
Daha beteri geldi
DAİŞ vahşetine herkesin tanıklık ettiğine değinen Kurdî, dışarıda Suriye adına konuşan siyasi yapılanmaların ülke içerisinde bulunan askeri oluşumlarla hiçbir bağının ve hakimiyetinin olmadığını dile getirdi. Beşar Esad’ın ömrünün uzatıldığına vurgu yapa Kurdî, şunları aktardı: “Bir canavardan kurtulalım derken ondan daha beter canavarlar geldi. IŞİD, El-Nusra ve İslami örgütler. Birçok el var Suriye’de. Bunlar olduğu sürece ülkede bir düzelme olmaz.”
Suriye tamamen yağmalandı
Suriye krizini çözebilecek toplumsal bir projenin geliştirilmediğini ifade eden Kurdî, halkın da canavarlaştırıldığını aktararak, Suriye’de savaşan kesimlere Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, İran ve ABD gibi güçlerin dış destek sağladığını hatırlattı. Ortadoğu’nun sanayi merkezlerinden biri olan Halep’teki fabrika demirlerinin tonaj şeklinde Türkiye’ye satıldığını ifade eden Kurdî, “Suriye’de son 150-200 yılda geliştirilen bütün şeyler yağmalandı. Ülke ekonomisi çökertildi” diye konuştu.
DAİŞ, Nusra ve İslami Cephe anlaştı
Son dönemlerde Halep ve çevresindeki gelişmeler hakkında da bilgi veren Kurdî, DAİŞ, Nusra ve İslami Cephe’nin işbölümüne gittiğini, bu kapsamda herkesin ÖSO’yu kendi alanında bitirme kararı aldığını aktardı. Kurdî, bu konuda Türkiye, Bab ve Azez’de toplantıların yapıldığını aktararak, şunları söyledi: “Bu kapsamda yazdan beri bize de yöneliyorlar. Bizi fesat olarak görüyorlar. Ama biz geri çekilerek, bu adımlarını boşa çıkardık. Bazıları daha ne olduğunu fark etmeden ortadan kayboldular. Suvar Suriye ve Hazım Hareketi bunlar arasındaydı. Güçlerini Türkiye’ye taşıdılar. Reyhanlı’da merkezileşmiş durumdalar.”
Erdoğan’ın ‘gidiyor’ çırpınış
DAİŞ’e karşı direnen tek gücün Kürtler olduğunun altını çizen Kurdî, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobanê’de yaşanan savaşa rağmen “Halep elden gidiyor” açıklamasını ise “Halep Türklerin elinden gidiyor” çırpınışı olarak okunulması gerektiğini kaydetti. Suriye rejiminin Halep’i çembere alma hamlesi başlattığını ve kentin yüzde 95’ni kuşattığı sözlerini ekleyen Kurdî, “Sorun Suriye devletinin biraz ilerlemesidir. Yoksa Erdoğan orada bir insanlık suçu işleniyor ya da farklı bir vahşete karşı yapılan bir duruş değildir. Suriye ne kadar ilerlerse Türkiye o kadar kötü konuma düşecektir. Çünkü Türkiye tüm politikasını Beşar Esad’ın gidiş üzerinde yapmış” şeklinde konuştu.
Tabanları da ortaklaşıyor
Türk Hükümeti’nin DAİŞ, Nusra ve İslami Cephe gibi oluşumlara zıt bir politika izleyemeyeceğini savunan Kurdî, tabanlarının ortaklığına dikkat çekti. Antep, Kilis ve Hatay’ın İslami örgütler için yetiştirme yurdu gibi çalıştığını belirten Kurdî, savaşta MİT ajanlarının cenazelerine rastladıklarını söyledi. Kendilerine karşı geçen sene başlatılan operasyonu anımsatan Kurdî, “Onun koordine merkezi Antep’ti. Antep Valisi bile içinde yer alıyordu. IŞİD ve Nusra içerisinde Türklerin ayrı oluşumları var. Onlara Türk Muhacirler, diyorlar” dedi.
Suriye’de artık bütün insanlarn hem silah kullanmayı hem de nereden tedarik edilebileceğini öğrendiğini dile getiren Kurdî, ülkedeki savaş hattının rejim, İslami gruplar ve Kürtler olarak şekillendiğini kaydetti. Kurdî, ayrıca bütün İslami grupların, iç ve dış koşullardan dolayı bir ittifaka gideceğini aktardı.
NAZIM DAŞTAN/DİHA/EFRÎN