
AKP hükümeti, birkaç DAİŞ’li tetikçisini öne sürerek Türkiye tarihinin en büyük sivil katliamlarından birinin üstünü kapatmak istiyor. Türk Başbakan Davutoğlu, MİT’in kontrol ve yönlendirmesinde olan DAİŞ çetesinden sanki habersizmiş gibi pişkince konuştu; “Canlı bombaların listesi elimizde ama eylem yapana kadar tutuklayamayız” diyerek adeta yas tutanlarla dalga geçti.
Patlatmadan tutuklayamazmış!
Kürt ve demokrasi güçleri sözkonusu olduğunda ‘makul şüphe’ iddiasıyla 70 yaşındaki anaları dahi tutuklayan AKP, DAİŞ gündeme gelince ‘hukuk devleti’ni hatırladı. Önceki akşam bir televizyona konuşan Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, ellerinde DAİŞ’li olan canlı bombaların bir listesi olduğunu ancak bu kişileri ellerinde bir delil olmadığı için yok yere tutamayacaklarını söyledi. Davutoğlu, “Rutin dışı önleyici tedbirleri düşünme değil, uygulandığı yerler var. Demokratik hukuk kuralları içinde bunu uyguluyorsunuz. Birisinin bu eylem hazırlığı içinde ama bunu gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız. Takip ediyorsunuz ama bunun öyle bir eylemi gerçekleştirme anına kadar hukuk devleti olarak çok dikkatli titiz yürütülmesi gereken mücadeleler” şeklinde pervasızca sözler sarfetti.
Çete lideri serbest
Davutoğlu, DAİŞ’e karşı tedbirlerden söz ederken, 24 Temmuz’daki göstermelik operasyonla tutuklanan El Kaide yöneticisi Ebu Hanzala kod adlı Halis Bayuncuk mahkemenin ara kararıyla serbest bırakıldı.
Demirtaş: Başbakan’ın korumasında
CNN International’ın sorularını yanıtlayan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise DAİŞ’in devlet desteği olmadan böyle bir saldırı gerçekleştiremeyeceğini yineledi.
Türkiye tarihinin en kanlı ve en barbarca saldırılarından birinin yaşandığına dikkat çeken Demirtaş, patlamaların DAİŞ’i işaret ettiğini dile getirdi. DAİŞ‘in Türkiye’de devlet içinden destek almadan böyle bir saldırı gerçekleştiremeyeceğini söyleyen Demirtaş, “Diyarbakır’da da yüzlerce kişinin ölümü hedeflenmişti ve oradaki canlı bomba saldırıdan kısa bir süre önce gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı. Bu gelişmeler, devlet içinde IŞİD’e destek veren kesimlerin olduğunu düşündürüyor. Sonuç olarak hükümet bu olaydan da tamamıyla sorumludur” diye belirtti.
İstanbul Fatih’te katliamda yaşamını yitiren Fatma Esen’in taziyesinde de konuşan Demirtaş, Amed ve Suruç başta olmak üzere yakın dönemdeki katliamlarla ilgili hükümete şu soruları yöneltti: “Diyarbakır’da Emniyet Amiri’ni neden terfi ettirdiniz? Suruç bombacılarını neden yakalamadınız? Neden Ankara bombacılarının arkasındakileri bulmadınız? Her gün yüzlerce kişi gözaltına alınıyor ancak bombacıları gözaltına almıyorlar. İŞİD başbakan tarafından koruma altına alınmıştır.”
Yaptıkları planın itirafı
Barış mitingini düzenleyen kurum temsilcileri de Davutoğlu’nun açıklamasını bir ‘itiraf’ olarak nitelendirdi. KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, “Yani şimdi bu hükümetin elinde canlı bombaların listesi var, devlet bunların kim olduğunu biliyor ve bu eylemi ‘hukuk devleti oldukları için’ engellemiyor öyle mi? Bizi adım adım takip eden, yediğimiz yemeği bilen devlet elindeki listedeki ‘çocuklara’ dokunmuyor. Bu o canlı bombalarla bu ülkeyi kana bulamak için plan yaptıklarının itirafıdır” diye konuştu.
Kendi sorumluluğunu gizliyor
DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise bu tür açıklamaların hükümetin kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmak için yapıldığını söyledi. “Başbakan Suruç’taki canlı bombaların yakalandığını ve adalete teslim edildiğini söylemişti. Bu canlı bomba, parçalanmış canlı bomba. Bunu söyleyen bir Başbakan bunları da söyleyebilir” diyen Beko, organizeli bir saldırı ile karşı karşıya kaldıklarını ve bu saldırının sorumlarının beli olduğunu dile getirdi.
Makul şüpheye ne oldu?
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Beyazıt İlhan da, Davutoğlu’nun sözlerini “soruşturmanın laikiyle yürütülmeyeceğinin ve üstünün kapatılacağının göstergesi” olarak değerlendirdi. “Kendileri TMY ve İç Güvenlik Paketi çıkardılar. Makul şüphe üzerinden gazetecileri, siyasetçileri, belediye başkanlarını gözaltına alıp, tutukladılar. Canlı bomba olduğuna dair kuvvetli şüpheler olan insanların elini kolunu sallayarak dolaşmaları ve yüzlerce ölüme sebep olmasının kabul edilemez” diyen İlhan Başbakan’ın açıklamalarının ülkeyi yönetenlerin ülkedeki demokrasi mücadelesine ve temel haklara yaklaşımlarını da gösterdiğini söyledi.
ANKARA