Danimarka’nın, sığınmacıların ziynet eşyası ve paralarına el koymayı öngören yasa tasarı dün parlamentodan geçerek kanunlaştı. Şubat ayında yürürlüğe girecek yasa polise sığınmacıların üzerini ve çantalarını arama izni veriyor. 


Para ve eşyalarına el konulacak

Merkez sağ hükümet tarafından hazırlanan yasa sığınmacıların beraberlerinde getirdikleri 10 bin krondan (1340 Euro) değerli eşya (saat, cep telefonu veya bilgisayar) ya da nakit paralarına el konulmasına olanak tanıyor. Evlilik yüzükleri ve manevi değeri olan ziynet eşyaları kapsam dışında tutulacak. Danimarka Entegrasyon ve Göç Bakanı Inger Stojberg “El konulan eşyalar, masrafların karşılanması için daha sonra açık artırma ile satılacak” dedi. Hükümet, bu yolla sığınmacıların kalış ve bakım masraflarının bir kısmının karşılanacağını savunuyor. 


Yasa sert şekilde eleştiriliyor

Ancak yasa tepkilere neden oluyor. Kıta çapında yasa tasarını eleştiren makalelerde ve protesto gösterilerinde Danimarka’nın kararı Nazi Almanyası’nın 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yönelik uygulamalarına benzetildi. Nazi Almanyası’nda da Yahudilerin ziynet eşyalarına benzer şekilde el konulmuştu.  


Aile birleşimi de zorlaştırıldı

Öte yanda yasa aile birleşimlerini de zorlaştırıyor. Mültecilerin Danimarka’ya ailelerini getirebilmeleri için öngörülen sürenin bir yıldan üç yıla çıkarılıyor. Ayrıca geçici ikamet izninin süresi de kısaltılıyor.

Avrupa Konseyi ‘kaygılı’
Oylama öncesi Stojberg’e bir mektup gönderen Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, tasarıyla ilgili kaygılarını dile getirdi. Aile birleşiminin zorlaştırılmasını eleştiren Muiznieks, tasarının insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığını vurguladı. 


Sığınmacılara kim yardım edecek? 

Danimarka Dışişleri Bakanı Kristian Jensen ve Entegrasyon ve Göç Bakanı Inger Stojberg parlemantodaki oylama öncesi dün Avrupa Parlamentosu’da (AP) yasayı savunan açıklamalarda bulunmuştu. Sivil Özgürlükler Komitesi’ndeki oturuma, bazı komite üyeleri Danimarka’yı sertçe eleştirdi. İsveçli Cecilia Wikström, paralarına veya ziynet eşyasına el konulmak istenen sığınmacıların savaştan kaçtığını vurgulayarak, “Biz dünyanın en zengin kıtasıyız. Eğer onlara biz yardım etmezsek kim yardım eder?” diye sordu. 


 KOPENHAG