Amed, Wan ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına ilişkin olarak tepkiler çığ gibi büyürken, HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli kayyum atanmasını, yeni bir sivil darbe olarak nitelendirdi.

Amed, Wan ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atandı. Belediyelerin ablukaya alındığı sabah saatlerinde 3 ilin valilerinin kayyum olarak atandığı İçişleri tarafından yazılı bir açıklama ile kamuoyuna duyuruldu. Karar sonrasında olağanüstü toplanan HDP MYK, “Bu yeni ve açık bir siyasi darbedir. Bu aynı zamanda Kürt halkının siyasi iradesine dönük açık ve düşmanca bir tutumdur. İçişleri Bakanlığı hak ve özgürlüklerin gasp edilmesinin, provokasyonların, demokrasinin zerresini bile bırakmayan karar ve uygulamaların tetikçisidir ve bir darbe odağıdır. Halkın iradesini gasp eden, sandık iradesini ve seçimleri tanımayan bir iktidar karşısında tüm demokrasi güçlerini, vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızı, Meclis içindeki ve dışındaki tüm muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını, sendika ve meslek birliklerini, demokratik dernekleri dayanışmaya çağırıyoruz” denildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli,  olağanüstü Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına verilen arada Genel Merkezi binasında basın açıklaması yaptı.

Örtülü OHAL yaşanıyor 

İktidarın ülkeyi yönetemedikçe şiddeti meşru gördüğünü söyleyen Temelli, iktidarın meşruiyetini yitirdikçe tüm Türkiye halklarına baskıyı, kayyum rejimini dayatmaya devam ettiğini belirtti. Temelli, “19 Ağustos darbesi, sivil darbesi, 12 Eylül darbe geleneğinin devamıdır. Darbe mekaniği devam ediyor. Bir OHAL rejimi altında yaşadık uzun süre. KHK’lerle ihraç edilenler, belediyelerimize atanan kayyımlar, demokratik siyasetin tasfiyesi Eşbaşkanlarımız, milletvekili arkadaşlarımız, belediye eşbaşkanı arkadaşlarımızın tutuklanması gibi çok uzun süre bir OHAL rejimi altında yaşadık. Şimdi de örtülü bir OHAL rejimini dayatmaya devam ediyorlar. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo rejimin kendini deşifre etmesidir” şeklinde konuştu.

Devlet hukukunu yitirmiştir 

Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün halk iradesine sahip çıkmaya devam ediyor. Ama Amed sokaklarında şiddet var, zulüm vardır. Belediyesine sahip çıkan iradesine sahip çıkanlara TOMA’larla, gazlarla saldırmaya devam eden bir devlet vardır. Devlet hukukunu yitirmiştir. Devlet anayasal bir devlet olmaktan uzaklaşmıştır. Devlet demokrasiye dair ne varsa tüm duyarlılığını yitirmiştir. Bu iktidar eliyle demokratik kurumlar tasfiye edilmeye çalışıyor.

Mücadelemize devam edeceğiz

Cezaevlerinde olan 5 bin arkadaşlarımız gibi bugün gözaltına alınanların da bir suçu yok. Tıpkı belediye başkanlarımızı görevden alırken ortaya koydukları gerekçelerde olduğu gibi uydurulmuş, hukuken hiçbir karşılığı olmayan bir gerekçe metniyle belediye başkanlarımız görevden alındı. Bu kayyumcu zihniyet OHAL’siz yönetemez hale gelmiş, bu zihniyet hukuken de siyaseten de iktisaden de meşruiyet zeminini yitirmiştir. Tüm yerel yönetimlerde, tüm meşru demokratik zeminlerde demokrasi mücadelemize devam edeceğimizin altını çiziyorum. Bir kez daha tekrarlıyorum; Kaybettiler yine kaybedecekler, kazandık yine kazanacağız!

Saldırı tüm Türkiye’yedir 

3 belediye başkanımız görevden alındı. Bu saldırı yalnızca HDP’ye yönelik değildir. Bu saldırı Türkiye halklarına bir saldırıdır. Türkiye’nin her yerinde emekçilere kadınlara, Türkiye halklarının iradesine bir saldırıdır. Görevden alınan belediye başkanı Mardin, Amed ve Wan’dır ama saldırı Trabzon’adır, Bursa’yadır, Ankara’yadır, tüm Türkiye’yedir. O yüzden de tüm Türkiye sesleniyoruz şimdi tam da demokrasiden yana inisiyatif alma zamanıdır. Halkın, halkların Türkiye toplumunun iradesine sahip çıkma zamanıdır. Şimdi gelin bu hak gaspçılarına bu insanların iradelerini yok sayan bu anlayışa, bu soysuz siyasete karşı hep birlikte yan yana duralım. Gelin demokratik siyaset zemininde geçmişte olduğu gibi gene buluşalım.

Hesap soracağız 

Nasıl ki tüm bu uygulamalara gerekli yanıtı 23 Haziran’da sandıkta hep beraber demokrasi zemininde buluşarak vermişsek gene vereceğiz. Nasıl ki, halkın iradesi en güçlü şekilde sandıktan çıkarak kendini göstermişse yine gösterecek. Evet, demokrasilerde belki de ilk adım sandıktır. Sandık iradesine sahip çıkmaktır ona saygı göstermektir. Bu iktidara bu saygıyı bu iradeyi yitirmiştir. Bu iktidar demokrasiden kaçıyor ama biz demokrasi mücadelesi ile bu iktidarın peşindeyiz. Mutlaka ama mutlaka bu iktidarın yaptıklarına hesap soracağız.”

 

DBP: Kürt halkına karşı savaş

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) de, yazılı açıklama yaparak,

aralarında Merkez Yürütme Kurulu üyeleri Sevim Adsoy, PM üyeleri Tahir Özdemir ve Suat Aslan’ın da bulunduğu onlarca parti yöneticileri ile yüzlerce Kürt siyasetçinin AKP ve MHP’nin siyasi darbesiyle hukuksuzca gözaltına alındığını belirtti. DBP, kayyum atanmasına ilişkin, “Kürt halkının demokrasi mücadelesine karşı açılmış yeni bir savaş” ifadelerini kullandı.

 

DTK: İktidarın demokratik meşruiyeti kalmamıştır 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), saldırının halk iradesine yönelik olduğunu vurgulayarak, “Bu iktidarın zerre kadar demokratik meşruiyeti kalmamıştır” dedi.

 

HDK: Ses çıkarılmazsa…

HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de, ”Ya eşitlik ve özgürlük diyeceğiz ya da Kürtlerin belediyelerinin başına gelenlerinin CHP belediyelerinin başına gelmesini izleyeceğiz” dedi.

 

ANKARA

 
 

CHP’lilerden ilk tepkiler Darbecidir, faşisttir!

   

7CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; ”Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir faşisttir” dedi.

İmamoğlu: Kabul edilemez 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da  twitter hesabından yaptığı açıklamada “31 Mart Yerel Seçimlerinde milletin oylarıyla seçilmiş Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevlerinden alınarak yerlerine kayyum atanması demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemez. Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez” dedi. İzmir Büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyar de yaptığı açıklamada, ”Her koyun kendi bacağından asılmıyor bu memlekette. Birimizin başına gelen ondan sonra hepimizin başına geliyor. Onun için uyanık ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Bunun da gereğini yapacağız” dedi.

Kaftancıoğlu, Tanrıkulu, Ağbaba: Yaşananlar darbedir 

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Darbe sadece tankla, topla ve tüfekle yapılmaz. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş başkanlarının 4’üncü ayda görevden alınarak yerlerine kayyum atanması hukuka aykırı, halkın seçimle siyasal tercihlerine darbedir” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Birileri ileri demokrasi demişti değil mi? Halk iradesine bir darbe daha. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması hukuka aykırı, halkın seçimle siyasal tercihlerine darbedir” diyerek tepkisini dile getirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da, “4 ay önce adaylığı kabul edilmiş ve halkın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmaları açık bir darbedir” dedi.

Taş: Kayyum soygun düzendir   

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş da, paylaştığı mesajında şunları kaydetti: “31 Mart’ta halk bütün baskılara rağmen kayyum düzeninizi yendi. Diyarbakır, Van, Mardin Belediye Başkanlarını görevden alarak kayyum düzeninizle halkın iradesini teslim alamazsınız. Kayyum düzeni soygun düzeni, baskı düzenidir. Saray İstifa Söz, yetki, karar, iktidar, Halka!”

IHD-TIHV: Barış çabalarına darbe

Ortak yazılı açıklama yapan IHD ve TIHV, masumiyet karinesine vurgu yaprak, “Bugün halkın/seçmenin iradesine bu kadar fütursuzca müdahale edilmesiyle barış ve demokratikleşme çabalarına çok ağır bir darbe vurulmuştur” dedi.

KESK ve DİSK: Alışmayacağız

Kayyum atanmasına “Siyasal bir darbe” diyen KESK’ten “Alışmadık, alışmayacağız, alıştıramayacaklar” açıklaması gelirken, DİSK, ”Demokrasiye ağır bir darbedir” yorumu yaptı.

ÖHD: Anayasaya aykırı

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, HDP’li belediyelere kayyum atanması kararının Anayasa’da tanınan seçme ve seçilme hakkına aykırı olduğunu belirtti.

Halkevleri: Kürt halkının tutumu cezalandırılıyor

Kayyum atanmasına tepki gösteren Halkevleri yaptıkları açıklamada, “Hepimiz biliyoruz ki, bu intikam darbesinin esas nedenlerinden birisi de Batıda AKP’nin seçim yenilgisine yol açan, Kürt halkının İstanbul ve diğer illerde gösterdiği seçim tutumudur” ifadelerine yer verdi.

EMEP: Seçimle alamadılar, el koyuyorlar!

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan yaptığı açıklamada, ”Bu operasyonlar ve atanan kayyım tamamen politiktir, belediye başkanlarına yöneltilen suçlamalar iktidarın seçimle alamadığını kayyumla el koymanın teorisidir” dedi.

Yeşil Sol Parti: Yeni bir darbedir

Yeşiller Sol Parti Eş Sözcüleri Eylem Tuncaelli ve Sinan Tutal da yaptıkları açıklama da, ”Halkın oylarıyla seçilmiş insanların haksız ve hukuksuz bir şekilde görevden alınması açıkça bir irade gasbıdır ve demokrasiden daha da uzaklaştıran yeni bir darbedir” dedi.

ESP: Sesimizi yükseltelim

ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, ”Türk halkıyla Kürt halkının el ele verip geleceğimizi ortak kurmak için bugün sesini yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

TİP: Faşizme karşı tek ses olalım

Kayyum atanmasına tepki gösteren TİP yaptığı yazılı açıklamada, “Tüm yurttaşlarımızı, Türk-Kürt kardeşliğine, özgürlüklere ve demokrasiye düşman Saray faşizmine karşı tek ses olmaya davet ediyoruz” denildi.

Türmen: Rejimin adı demokrasi değildir

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen alınan karara “Bir ülkede yürütme, belediye başkanlarını keyfi istediği zaman görevden alıp istediği adamları atıyorsa o ülkedeki rejimin adı demokrasi değildir” diyerek tepki gösterdi.

 
 

Gül: Doğru olmamıştır

Kayyum atanmasına bir teki de 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den geldi. Gül twitter hesabından, “Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının “bu şekilde” görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır” dedi.

Davutoğlu: Seçimle gelen seçimle gitmeliEski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’da belediye eşbaşkanları yerine  kayyum atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “ İdari tasarrufla görevden alınmaları sistemin ruhuna aykırıdır. Seçimle gelenlerin seçimle ayrılması milli irade ilkesi gereğidir” dedi.

 
 

28 Baro: Karar darbedir

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasına 28 baro ortak açıklama yaparak tepki gösterdi. Barolar yaptıkları ortak açıklamada, “Seçim ve onun tezahürü olan halk iradesinin, idari bir karar ile ortadan kaldırılması en hafif deyimiyle idari bir darbedir. Halk iradesine karşı gerçekleştirilen bu darbe, Türkiye’nin demokrasisine bir yarar sağlamayacaktır” denildi.

 
 

Bahçeli’den Kayyuma destek

Tarihe sivil darbe olarak geçecek olan kayyum atamalarına ilişkin olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Süleyman Soylu’yu telefonla arayarak tebrik etti.