Darbe girişimi musibetinden vicdanlı, aklı selim, gerçekten demokrat bir ülke nasıl sonuç çıkartırdı? Darbe mekaniğini artık gömeye başlar, darbenin alt yapısını oluşturan tüm politikaların özeleştirisini yapar, devletin tüm bürokrasisini ele geçirip yangından mal kaçırır gibi on yıllardır dağıtmanın vicdansızlığını sorgular ve tüm bu olup bitenlerin tekrarlanmaması için adil, şeffaf, demokratik bir yönetim anlayışına terfi ederdi. 

25 gündür meydanlarda "demokrasi nöbeti" tuttuğunu söyleyeceksin, öte taraftan 6 milyonluk HDP’yi de, 20 milyonluk Kürt halkını da yok sayacaksın. O Cizre’deki bodrumlarda yaktığın insanlarla yüzleşmediğin sürece asla demokrasi nöbeti tutulamayacağını her daim sana hatırlatacaktır! O da yetmez 81 ilde OHAL ilan ederek her türlü yetkiyi kendinde toplayan fiili tek kişilik rejimden, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yaşamı zapturapt altına alan tek adamlık rejimine geçeceksin. Operasyonlara devam edeceksin, direnen halkı cezalandırmak için mallarına, evlerine el koyacaksın, iyi bir halt işlemiş gibi el koyduğun mülkiyetleri sayfa sayfa resmi gazetende yayımlayacaksın, geride kalanlara gözdağı vermek istercesine. Utanmadan anneleriniz yaşındaki Barış Annelerine Eruh yolunda cinsel işkence-çıplak arama işkencesini uygulayacaksın. 

Türkiye’nin en büyük il teşkilatı olan İstanbul HDP il binasına baskın düzenleyerek, içinde bulunan saksı çiçeklerini dahi parçalayarak, düşman pratiğini tekrar sergilemekten çekinmeyeceksin. Öyle ki yüzleşmekten korktuğunuz için 75 gündür zorla kaybettiğiniz Hurşit Külter’in fotoğrafını bile duvardan yırtıp alacaksın! Ankara’da, Karadeniz’de, Marmara’da birçok yerde Kürtlere dönük ırkçı linçler gelişiyor; bunun psikolojik ortamını yaratan yine bugünkü iktidardır!

O Kürtler ki yıllardır "darbe sürüyor" diyenlerdir.

O Kürtler ki, "darbe mekaniği çözüm sürecini hedefliyor" diye bas bas bağırandır.

2013-2015 arasında Öcalan, heyet aracılığıyla yüzlerce defa devlet içi cemaat örgütlenmesinin -yeşil gladyonun- darbe mekaniğinin uyarılarını yaptı; dikkate almadılar. Şimdi ailesiyle ve avukatlarıyla görüştürülmeyerek, 15 Temmuz gecesi İmralı semalarında uçan uçaklar bilgisine rağmen kendisinden haber alınması engellenerek korkunç bir oyun tezgahlanıyor. Daha 81 ilin OHAL kararı çıkmadan, 3 ay Öcalan’la hiçbir görüşme yapılmayacağını düzenleyen karar çıkartılarak Kürt halkının sinir uçlarıyla oynandı.

MHP’si, CHP’si, AKP’si tek ses olmuş anti-Kürt ve anti-HDP ittifakı yapıyorlar. Yenikapı mitinginde 3’ü dışında bir de Genelkurmay Başkanı Akar vardı konuşma yapan…

Sahi, darbe girişiminden çıkartılacak ders askerin gölgesini yine hissettirmek midir, yoksa Mecliste grubu bulunan tüm partilerle ortak akıl çerçevesinde demokratik ilkeleri zorlamak, halkın azıcık nefes almasını sağlamak becerisi midir?

Çözüm sürecinin bitme nedeni olarak gösterilen Ceylanpınar olayını bugün Fetö’nün yaptığını söylüyorlar. Peki o zaman da bunu bilmeme ihtimalinizin olduğunu bize nasıl inandırıcaksınız? Özellikle de Nisan 2009’larda siyasi ve parasal rant elde eden karanlık gruplar hep oldu; maalesef bugün de yaşadığımız onu kat be kat aşan sonuçlar olacaktır…

O yüzden bir kez daha söyleyelim: İktidar, darbe girişiminden nasıl bir sonuç çıkaracak? İç savaşa mı evriltecek, yoksa özeleştirisini verip, son yılların tüm karanlık olaylarını açığa çıkartıp gerçek bir demokrasi mi çıkartacak?..

Bu biraz da bizlerin, kadınların, sosyalistlerin, anti-kapitalist müslümanların, demokrasi güçlerinin; askeri veya sivil tüm darbelerin karşısında alacağı tutumdan açığa çıkacaktır…