Cemevlerinin resmi statüye alınması, pirlerin maaşa bağlanmasını içeren yasanın gündeme gelmesine tepki gösteren Alevi kanaat önderleri, Aleviliğin darda ve kültürel soykırımın eşiğinde olduğunu belirterek, ''AKP fiziki soykırım ile bitirilmeyen Aleviliği kültürel olarak yok etmek istiyor'' dedi.
Türk hükümeti AKP’nin 24 Haziran seçimlerinin ardından Cemevlerinin resmi statüye alınması, pirlerin “Devletin maaşlı memurları” haline getirilmesi ve dedelere gri pasaport verilmesini öngören yasa taslağı hazırlıklarına yönelik tepkiler sürüyor.
Dersim’de bir araya gelen Alevi kanaat önderleri, yasa taslağına karşı olduklarını, “Sahte pirlerle inancımız kültürel olarak soykırıma uğratılmakta, Nemrudi zihniyetin yedeğine alınmaktadır” mesajını verdi. Kanaat önderleri, devletin maaşlı memuru olmak için gerekli yerlere başvurdukları belirtilen Alevi dedelerine de bir an önce hakikat yoluna geri dönmesi çağrısında bulundu.
Devletin Aleviliğini kabul etmiyoruz
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Selda Güneş, devletin Alevi inancına yönelik yasalar çıkararak, kendine göre uygun Alevilik kapsamında “uygun dedeler” ile bir projeye imza atmak istediğini söyledi. Alevi inancının yol ve erkanına uygun olmayan bir inanç örgütlenme modeli ile karşı karşıya olduklarını ifade eden Güneş, “Reya Haq örgütlenme alanlarının adı ocaklardır. İşleyişi sağlayanlar ise mürşid, pir, raywer ve talibdir. Eğer Aleviliğe dair bir şey yapılacaksa buradan kararlar alınmalıdır. Diplomalı dedeler ile kızılbaş inancından farklı bir süreç yaşamaya başladık. Bizlere de bu dayatılmak isteniyor. DAD olarak bunu reddediyoruz. Alevilik bu değildir” dedi.
Dardayız, xızır yardımcımız olsun
Betonlaşmış bir Alevi inancı ve dedeleri ile karşı karşıya olduklarını yineleyen Güneş, “Tek amaçları inancımızı tek tipleştirmek. Alevi inancı bunca katliamdan geçti ama hiçbir zaman bu kadar kötü bir duruma gelmedi. Alevilik eğri olmaz, eğriyi düzelten bir yoldur. Bu süreç ile ne yazık ki devletin baskı ve zulmünü kabul etmiş dedeler ile karşı karşıyayız. Dardayız, xızır yardımcımız olsun” ifadelerini kulandı.
“Alevi inancının iktidarın elinde uzuvu haline gelmiş din organizasyonlarına kurban edilmesine rızamız yoktur” diyen Güneş, buna müsaade etmeyeceklerini ifade etti. Güneş, devletin inanç alanlarında elini çekmesini istedi ve ekledi: “Devlettin bir inancı tanımlaması söz konusu olamaz. Tanıması gerekir. Devletten beklenti içerisinde olan dedeler de yola verdikleri ikrarı unutmasınlar. Onların işi iktidarın yamağı olmak değil, hakkın sözünü rızalık esasıyla topluma yansıtmaktır. Kendi toplumlarında rızalık almazlarsa düşecekleri durum korkunç olacaktır. O nedenle bir an önce hak yoluna gelmeliler.”
Soykırımın eşiğindeyiz
Pir Zeynel Kete de ocakların Reya Haq Alevilerin toplumsal beyni olduğunu ve iktidarcı anlayışa ihtiyaç duymadan kendini var ettiğini belirterek, “Katliamlarda pir ve dedelerimiz zalimin zulmüne karşı dik durdular. Kendi yolunun darına durdular ikrar verdiler. İsteselerdi onlarda nehakın sofrasına otururlardı. Ama onlar biliyorlardı ki bizim yolumuz ne hakkın yolu değil, bunu savundukları için kerbela ile karşı karıya kaldılar. Gelinen aşama da Reya Haq dardadır. Zor durumdadır. Aleviler kültürel ve fiziki olarak soykırım eşiğindeler” şeklinde konuştu.
Cemevleri iktidarın mekanlarına dönüşecek
Türk iktidarının meydanında rızalık ve ikrarlık olmadığını kaydeden Kete, şöyle konuştu: “Ocaklarımızın mürşid, pir, raywer ve talibleri bugüne kadar bizleri nemrudi zihniyet devletin mahkemelerine götürmedi. Talip de verdiği hakkula, rızalık ve çıralıkla pirini maaşa mahkum etmedi. AKP fiziki soykırım ile bitirilmeyen Aleviliği kültürel olarak yok etmek istiyor. Yeni yapılacak yasa ile Cemevleri irfan evlerine dönüştürülecek. Dedelere gri pasaport verilerek icazatname ile Cemevlerine atanacak. Çıkarılacak yasa ile Alevi halkının iradesine ket vurulmak isteniyor. Cemevleri de hakkın haklandığı mekanlar olmayıp iktidarın mekanları haline gelecektir.”
DERSİM