• Ülkeden ayrılmanın gerekçelerinin ortadan kaldırılması ve dönenlerin nasıl bir atmosferle karşılaşacağını bilmesi gerektiğini vurgulayan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi İnce, "Ortada bir davet ve çözüm arayışı var. O zaman altyapısının da hazırlanması lazım” dedi.

 

MA'ya konuşan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi İnce, Kürt sorunundan kaynaklı çatışmanın bedellerininin, can kayıpları, ekonomik, kültürel ve hukuksal boyutlarıyla oldukça yakıcı yaşandığını hatırlattı. Siyasi partilerin sürece dahil olmasıyla Meclis Komisyonu'nda hazırlanan raporun 6 ve 7. maddelerini çok önemsediklerini kaydeden İnce, şunları söyledi: "Çerçeve yasa'nın eksikleri var ama bu çok kıymetli bir adım. Çok daha açık olabilirdi, belirsiz kalan çok nokta var. Yasal çerçevesi oluşmuş bir kanun teklifi olarak kabul gördü. Bunun önemli noktalarından biri de milletvekillerinin ezici çoğunlukla destek veriyor olması. Negatif barış sürecinden pozitif barış sürecine evrilecek bir yasa metni olarak görmek gerekir.”

Daha fazlasına ihtiyaç var

Türkiye'de kanun ve yasaların, doğru işlenmediğini anımsatan Sevgi İnce, “Bu yasanın çıkması da mücadelenin devamıdır. Barış Vakfı olarak izleyen konumunda değil, takipçisi olmak istiyoruz. Yasa teknik olarak silahlı bir örgüt mensuplarıyla sınırlı gibi görünüyor ama negatif barıştan pozitif barışa evirilmenin başka yöntemlere ihtiyacı var. Daha fazla yasal çerçeveye ve toplumsallaşmasına ihtiyacımız var. Sorun çok büyük ve katmanlı. Ana dil, ekonomik boyutları ve silahlı mücadele sonrası siyasete katılım konusu var. Kürt halkının, yasal ve fiilen güvence altına alınması gereken hakları var” şeklinde konuştu.

Öncekiler gibi olmasın

Ülkeden ayrılmanın gerekçelerinin ortadan kaldırılması ve dönenlerin nasıl bir atmosferle karşılaşacağını bilmesi gerektiğini vurgulayan İnce, şöyle devam etti: "Çıkan yasa bu durumu kapsamıyor. Daha öncede barış grupları gelmişti. Barış Meclisi ve Barış Vakfı olarak önceki süreçle de mücadele ediyorduk. Gelen gruplar oldu. Avrupa’dan gelen, dağdan gelen gerillalar vardı. O zaman karşılaşılan durum çok da iç açıcı olmadı. Yargılanan ve uzun süre cezaevinde kalanlar oldu. Yeniden tekrarlanmamasını istiyoruz. Ortada bir davet ve çözüm arayışı var. O zaman altyapısının da hazırlanması lazım.”

Sadece vekiller yetmez

Meclis’te kurulacak izleme komisyonunun kapsamının geniş tutulmasının, sadece milletvekillerinden oluşmamasının önemini savunan İce, şöyle konuştu: "Güven ortamını tesis edecek en önemli organlardan bir tanesi de Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve hak temelli çalışan kurumları olduğunu biliyoruz. Özellikle gri kalan alanlara hitap etmek çok önemli. 2015 sonrasında toplumun birçok kesimi birbiri ile konuşmuyor ve dinlemiyor. Herkesin kendi sorunlarına gömüldüğü ve kendi sesinden başka ses duymadığının farkındayız. Demokratik bir ortam için bunun da ortadan kaldırılması gerekiyor. Bir bilgi birikimi söz konusu daha önce heyetler oluşturulmuştu. Çatışma çözümü için değerli akademisyenlerimiz var. Değerlendirmelerimizi yapıp bu yeni sürece ve ihtiyaçlarımıza nasıl cevap olacağımızı biliyoruz. Çalıştaylar yapılarak raporlar yayınlandı. Yasa çıkmadan önce de yasanın çıkması gerektiği yönünde çalışmalar yapıyorduk.  

Sadece sorunu değil, çözümü de konuşuyoruz

Siyasi partiler kendi taleplerini götürebilir ama toplum yararına olan STK’lar olarak, barış için üstümüze düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye hazırız. Artık sadece sorunu konuşmuyoruz, sorunun çözümünü de konuşuyoruz. Birçok alanda emek verildi ama 'sorun vardır' söyleminden ileri gidememiştik. Artık geldiğimiz noktada durum böyle değil. Siyasi iktidarların da bir politikası ve ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Geldiğimiz aşamada artık çözümü konuşuyorsak daha rasyonel olmamız gerekli. Çatışmanın bedellerinin de nasıl giderileceğine dönük somut politikalara ihtiyacımız var.” İSTANBUL