
Özgür Gündem’e yönelik ambargo ve baskılar dayanışmayla püskürtülüyor.
İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından hakkında kapatılma kararı verilen Özgür Gündem gazetesine yapılan polis baskını ardından gazeteyle dayanışmak amacıyla aralarında gazeteciler, STK ve siyasi parti temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi Beyoğlu’nda bulunan gazete binası önüne koştu. Polisin engellemesine rağmen gazete binası yakınında toplanan kitle, gazete ve çalışanlarını attıkları “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları ile sahiplendi. Gazete önünde birikenlerin sayısı giderek arttı. İlerleyen saatlerde DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İnsan Hakları Derneği’nin de (İHD) aralarında bulunduğu gazeteci ve insan hakları örgütleri Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasını ve polis baskını ile çalışanlarının darp edilmesini basın açıklamasıyla protesto etti.
OHAL kime uygulanıyor!
Basın-İş Başkanı Eren, “Özgür Gündem’in kapatılmasının ardından gazeteciler için, basın ve ifade özgürlüğü için daha da vahim olayların olmasından korktuklarını“ söylerken TGS’den Elif Akgül, “76 gazeteci tutuklu. 42’si, 15 Temmuz süreciyle başlatılan soruşturmalara kapsamında tutuklandı. Meslektaşlarımızın çığlıklarını dinledik canlı yayında. OHAL kime uygulandı sorusunun yanıtını merak ediyorum. Gazeteciler olarak meslektaşlarımızın işlerini yapmalarına izin verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Düşünceye kelepçe vurulamaz
TİHV İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe ise “Bir ülkede düşünceye kelepçe vuruyorsanız, yazan kalemi kırıyorsanız, bir gazetenin kapısını koçbaşıyla girerek arama tebliğ ediyorsanız, avukatları etkisiz kılıyor, kadın gazetecileri işkence ederek gazetenin kapısından çıkarıyorsanız bu ülkede hak, özgürlük ve demokrasi kavramından bahsetmeniz mümkün değildir” dedi.
Pes edeceğimizi kimse beklemesin
HDP ve HDK’nin çağrısıyla gazete önünde akşam saatlerinde bir eylem daha gerçekleştirildi. Kalabalık arasında HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Eşbaşkan Yardımcısı Saruhan Oluç’un aynı sıra kimi sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, sanatçılar ve yazarlar da vardı. “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı. HDP Eşbaşkan Yardımcısı Saruhan Oluç, Özgür Gündem’in susmayacağını, 90’lı yılların bunun kanıtı olduğunu dile getirdi. HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç ise “Yılacağımızı, pes edeceğimizi kimse beklemesin. Hiçbir zaman pes etmedik, yılmadık” ifadelerini kullandı.
Gelenek sürüyor
Amed’de dün ÖGC’nin çağrısıyla İHD binasında gerçekleştirilen açıklamada “Baskılara boyun eğmeyeceğiz” mesajı verildi. ÖGC Eşbaşkanı Nevin Erdemir, “Dün yaşananlar Türkiye’nin tarihine kara bir leke oldu” dedi. Engellere rağmen gazetenin dün çıkarıldığını kaydeden Erdemir, “Özgür Gündem direniş geleneğinde olduğu için gazete çıktı. Tüm yönelimlere rağmen gelenek ‘Boyun eğmeyeceğiz, susturamazsınız’ sloganı ile devam etti. Bundan sonra da tüm yönelimlere rağmen dayanışmayı büyüteceğiz” diye konuştu.
İstanbul ve Ankara’da yürüyüş
İstanbul’da dün akşam gazetenin önünde Özgür Gazeteciler Cemiyeti’nin (ÖGC) çağrısıyla protesto düzenlenirken, Ankara’da ise Aydın Sanat Girişmi’nin çağrısıyla Özgür Gündem’le dayanışma yürüyüşü gerçekleştirildi.
HABER MERKEZİ
Bu irade diz çökmez!
TYS: Özgürlük boyun eğmez
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Genel Merkezi, Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasına ve yayıncı, yazar, gazeteci Ragıp Zarakolu’nun evinin basılmasına ve yazar Aslı Erdoğan’ın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. “Özgür Gündem gazetesi kapatıldı. Gazete çalışanları ve yazarları acımasız yöntemlerle gözaltına alındı. Hükümet edenler, gerçekleri yazan basından koktuğunu böylece bir kez daha gösterdi” diyen TYS şu mesajı verdi: “Egemenler elbette biliyor; ama biz bir kez daha ilan ediyoruz ki özgürlük düşüncesini savunanlar boyun eğmedi, eğmeyecek…”
ÖGC: Basına darbe girişimi
Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), “Basına Darbe Girişimi” başlıklı açıklamasında, “Özgür basının şimdiye kadar böylesi baskılarla hiç bir zaman geri adım atmadığını ve bundan sonra da geri adım atmayacağını belirtiyoruz. Özgür Gündem’e yönelik baskıları şiddetle kınıyoruz. Sonuna kadar Özgür Gündem’in yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Cemiyet olarak bütün meslektaşlarımızın demokratik kitle örgütleri ve tüm gazete okurlarını Özgür Gündem Gazetesi’ne sahip çıkmasını ve Özgür Gündem’in sesi olmaya davet ediyoruz” denildi.
ÇGD: Gazetecilik suç değil
Çağdaş Gazeteciler Derneği, “Darbecilere karşı yürütülen operasyonlar bahane edilerek toplumsal muhalefet güçlerine karşı baskı ve şiddet arttırılmıştır” dedi. “Özgür basın geleneği bugüne kadar birçok bombalı saldırı, sokak ortasında infaz, gözaltında kaybedilme gibi baskı ve yıldırma yöntemleriyle susturulmaya çalışılmıştı. Bu gelenek, bugüne kadar olduğu gibi OHAL koşullarında gerçekleştirilen bu baskılara da boyun eğmeyecektir” diyen ÇGD, “İktidarların en koyu karanlığında bile özgür basın hep var oldu, var olmaktadır ve var olacaktır. Gazetecilik suç değildir! Özgür Basın Susturulamaz!” mesajı verdi.
TGS: OHAL bahane
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 15 Temmuz’dan sonra ilan edilen OHAL’de kapatılan 132’inci medya kuruluşunun Özgür Gündem olduğunu hatırlattı. Operasyonların Gülen Cemaati’yle sınırlı kalmadığına dikkat çeken TGS, “Amaçlarının tek sesli bir medya yaratmak olduğunu her açıklamamızda dile getirdik. Bu iktidar gazeteleri, televizyonları kapatarak, gazetecileri hapsederek sorunların çözülemeyeceğini artık görmeli. Çatışmaları bitirmenin yolu daha çok özgürlük ve demokratik bir ortam tesis etmektir” dedi.
Genel Yayın Yönetmenleri: Dayanışmayı büyütmeliyiz
Özgür Gündem gazetesinin kapatılması ve çalışanlarının darp edilerek gözaltına alınmasına tepki gösteren Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Engin, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Birgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Varlı ve Yurt Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sibel Köklü, “Baskılara karşı daha çok yan yana durmalıyız, omuz omuza durmalıyız. Dayanışmayı büyütmeliyiz” çağrısı yaptı.
Darbe sesini kesemedi
Özgür Gündem gazetesine karşı yapılan saldırı ve kapatma uygulamasını kınayan DTK, DBP ve HDP de Özgür Gündem Gazetesi’ne sahip çıkılmasını istedi. DTK, “Özgür Gündem Gazetesine yapılan bu saldırıya karşı, bütün ulusal ve Uluslar arası demokratik kamuoyunu, basın-yayın organlarını, insan hakları kuruluşlarını, siyasal partileri ve kurumları Özgür Gündem gazetesine destek vermeye, dayanışmaya çağırıyoruz” dedi. DBP “AKP hükümetinin içine girdiği bu tehlikeli yönelime karşı tüm kamuoyunu buna karşı bir duruş sergilemesini, Özgür Gündem Gazetesi’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye belirtti. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ise kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Ankara bürosunu ziyaret etti. Gazeteye yönelik baskıyı eleştiren Yüksekdağ, “Hiçbir darbe, hiçbir OHAL bu sesi kesmeyi başaramadı” dedi.
Katledilen gazetecilerin aileleri: Susturamayacaksınız
Kapatılan ve çalışanları darp edilerek gözaltına alınan Özgür Gündem gazetesine en anlamlı destek, 90’lı yıllarda katledilen yoldaşlarının ailelerinden geldi. Aileler, “Susturamadınız, susturamayacaksınız” dedi.
18 Şubat 1993’te katledilen Özgür Gündem gazetesi Urfa Temsilcisi Kemal Kılıç’ın kardeşi Mahmut Kılıç, “20 yıldır tüm zorluklara karşı bir şekilde kendisini halka ulaştırdı. Özgür Gündem hiçbir şekilde kapatılamaz, susturulamaz. Bu mücadele olduğu sürece Özgür Gündem’in çalışmaları devam edecektir. Hiç kimsenin gücü bu gazeteyi kapatmaya yetmez” dedi.
12 Mart 1994 tarihinde haber için çağrıldığı Girê Sor’da (Siverek) korucular ve polisler tarafından kaybettirilen gazetenin Urfa Muhabiri Nazım Babaoğlu’nun ağabeyi Cemal Babaoğlu ise şöyle konuştu: “Özgür Gündem Gazetesi özgür gazeteciliktir. Kürtler ezilen halkların sesidir, kulağıdır, gözüdür. Böyle olunca devletin şimşeklerini üzerine çekiyor ve tehdit ediliyorlar. Muhabirlerini öldürüldü, genel merkezi bombalandı ama tüm baskılara rağmen bu gazete bir şekilde yazmaya devam etti. Başta kardeşim olmak üzere katledilen gazetecilerin bayrağını devralmışlar. Azim ve kararlılık bu geleneği sürdürmüştür. Devlete diyorum ki; bu baskılarla, şantajlarla halk gerçekliği olan Özgür Gündem gazetesi susturulamaz. Bu gazete asla yenilmeyecek. Gücünü halkın gerçekliğinden ve gerçek haberden almaktadır.
Van’da 1993 yılında katledilen Özgür Gündem gazetesi dağıtımcısı Orhan Karaağar’ın eşi Sinem Karaağar ise, “Hakikatin sesini hiç kimse kesemez” dedi ve şu çağrıyı yaptı: “Halk gazetesine sahip çıkmalıdır. Bugün Orhan sağ olsaydı gazeteye dört elle sarılırdı ve halka ulaştırırdı. Herkes bugün gündemle dayanışma içinde olmalıdır. Bu miras yarınlara taşınacaktır.”
Roboskî’de Türk savaş uçakları tarafından katledilen 34 kişinin arasında yer alan 17 yaşındaki Serhat Encü’nün annesi Halime Encü, Özgür Gündem’e “Katliama maruz kaldığımızda imdadımıza Özgür Gündem gazetesi yetişti. Bu gazete adalet ve vicdani duygularla buraya gelip, sesimizi dünyaya duyurdu” diyerek sahip çıktı.
RSF, IFJ ve EFJ: Baskılara son verin
Özgür Gündem gazetesinin kapatılması uluslararası basında geniş yankı bulurken, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ)kapatılma kararı ve gazetecilerin darp edilerek gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.
RSF Doğu Avrupa ve Orta Asya Sorumlusu Johann Bihr tarafından yapılan açıklamada, kapatma kararının medyayı susturmaya yönelik ‘en uç hamle’ olduğunun altı çizildi. Açıklamada, kapatma kararının hükümetin mevcut baskı dalgasının sadece 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iddia ettiği gibi ‘Gülenci medya organlarına’ yönelik olmadığını gösterdiği belirtildi. Açıklamada, Türk hükümetinin ‘aykırı seslere tahammül’ noktasında giderek daha az istekli olduğunun görüldüğü vurgulandı.
Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun (EFJ) Başkanı Mogens Blicher Berragard, “Türkiye’de Kürt basın tarihinde önemli bir yer edinen Özgür Gündem’e yapılanlar gibi gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik şiddet kabul edilemez. Öyle görünüyor ki yetkililer, darbe sonrası acil durumu, eleştirel tüm seslere saldırmak için kullanıyor” diye belirtti.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu IFJ’in Başkanı Philippe Leruth ise “Bizler, Türkiye’de bağımsız ve özgür medyanın baskı altında olduğuna tanık edenlerdeniz. Gazeteciler ya işten atılıyor ya da tutuklanıyor, muhalif ya da farklı düşünen sesler kısılıyor. Dünya uyanmalı ve Türkiye’deki gazetecilerin haklarını talep etmeli” dedi.
Sonsuz destek sunuyoruz
Socialist Worker Gazetesi Baş Muhabiri Paul Mattson ise gazetemize şu açıklamayı yaptı: “Türk rejiminin Ozgür Gündem gazetesine saldırısı en ağır ve şiddetli şekilde kınanmalıdır. Batılı güçlerden de destek alan NATO üyesi Türkiye’nin, diktatörvari yaptırımlarından bir diğeri ile daha yüzleşen meslektaşlarımıza koşulsuz ve sonsuz destek sunuyoruz. Türk devletinin alışıla gelmiş bu çirkin saldırıları, katliam ve Kürtlere karşı savaşı derhal son bulmalıdır. Muhalif basını susturmaya çalışan diktatör yapı, gazete ve gazetecileri susturamayacaktır. Bizler de Avrupa’dan gerekli tüm desteği zulüm gören meslektaşlarımıza vermeye hazırız. Basın özgürlüğü hiçe sayılamaz.”
Uluslararası basın duyurdu
Kapatma kararı uluslararası basın organlarında büyük yankı buldu. BBC, Le Figaro, DPB, Süddeutsche Zeitung, Deutschlandfunk, Fox News, gibi yayın organlarında Özgür Gündem’e yönelik kapatma ve baskına yer buldu. Gazetenin bazı çalışanlarının gözaltına alındığını belirtilen haberlerde, gerçekleştirilen protesto gösterilerine de yer verildi. İktidarın hedefinde olan gazete hakkında daha önce açılan soruşturmalara da işaret edildi.
EREM AKSOY/LONDRA