
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat'ın yaklaşması ile bazı hatırlatmalara ihtiyaç olduğunu kaydeden Demirtaş, "Türkiye başka 14 yıl önce hukuk dışı olarak kaçırdığı Sayın Öcalan ile Türkiye resmi olarak görüşmeye başladı. Arada kaybedilen 14 yıl oldu. Arada binlerce can kaybedildi" dedi. Demirtaş, 14 yıl önce hükümetlerin fırsatları değerlendirmesi durumunda bugün Türkiye'de savaştan söz edilmiyor olacağını belirtti.
Devlet yine katil
Geçmiş de olsa süreci önemsediklerini ve başından beri desteklediklerini belirten Demirtaş, Kürtlerin 15 Şubat ile ilgili hassasiyeti olduğunu vurguladı. Amed'de yapılan gösteride 19 yaşındaki Şahin Öner'in yaşamını yitirdiğini hatırtalan Demirtaş, "3,5 milyon insanın 'Önderimdir' dediği Sayın Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü protestosunda 19 yaşındaki bir genç öldürüldü" dedi. Valiliğin "bombanın elinde patlaması sonucu yaşamını yitirdiği" şeklindeki iddiasını anımsatan Demirtaş, ancak otopsi raporlarında göre Öner'in polis aracı tarafından ezilerek öldürüldüğünün kanıtlandığını söyledi. Öner'in panzerle ezildikten sonra karakol bahçesine götürülerek burada yarım saat bekletildiğini de belirten Demirtaş, devletin "bir Kürt daha ölmüş" şeklinde olaya yaklaştığını kaydetti. Demirtaş, "Devlet yine katil olmuştur. İçişleri Bakanı doğrudan sorumludur. Açıklama bekliyoruz. Senin valin ve emniyetin Öner'in elinde bomba patladığını belirtmesine rağmen, otopsi raporu üzerinden araç geçmesinden dolayı kaburga kemikleri kırıldığı için öldüğünü ortaya koyuyor" dedi.
Buyrun Kürtleri ikna edin
"Bu mudur sizin barış sürecine yaklaşımınız" diye soran Demirtaş, şöyle devam etti: "İmralı ile görüşeceksiniz ama O'nun getirilişini protesto eden genci öldüreceksiniz. Bunu AKP olarak siz Kürtlere anlatacaksınız. Biz anlatamayız. Diyarbakır Valisi ve emniyeti çıkıp bunu izah etsin. Başbakan çıksın anlatsın. Bunların hepsi bu dönemin ne kadar pamuk ipliği ile birbirine bağlı süreçler olduğunu gösteriyor."
Demirtaş, "Ahmet Türk'ün tek kelimesinden süreç tıkandı diyenler, 19 yaşındaki genç panzer ile ezildi, bu süreci tıkayacak mı? 15 gündür Ahmet Türk'ün cümlesini yazıp çizenler daha haber bile yapmadınız. Köşenizde yazacak mısınız, merak ediyoruz. Yoksa bunu da dile getirmeyelim mi? Bunu da konuştuk diye Sayın Başbakanımız kızar mı yine?" diye konuştu.
Barışın sadece AKP-BDP meselesi olmadığını belirten Demirtaş, bu bilinç ile çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. "Silahlar sussun siyaset konuşsun" diyenlere canı gönülden katıldıklarını dile getiren Demirtaş, ancak siyasetin hiçkimsenin arzusu doğrultusunda konuşamayacağını kaydetti. Siyaseti özgür olması gerektiğini belirten Demirtaş, şöyle dedi: "Siyasetçileri itibarsızlaştırmak, iradesizleştirmek istiyorlarsa buradan siyaset ile müzakere çıkmaz. Siyasetçiyi kendi siyasi kimliğinden arındırıp ondan sonra müzakere ederim denirse çözüm çıkmaz.'' Bu konuda bir dayatma içinde olmadıklarını belirten Demirtaş, ''Biz İmralı sürecini BDP olmadan da sürdürebiliriz' gibi bir yaklaşım varsa İmralı boyutunu dışarıdan desteklemeye hazırız. 'BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter' demedik, demiyoruz. 'İmralı'da çok önemli bir aşamaya gelindi ama isim krizi nedeniyle bu süreç ilerlemiyor' şeklindeki algı dayatmasını asla kabul etmiyoruz. Bizden kaynaklı süreç tıkanması yok. Buyurun çalışmanızı sürdürün, biz dışarıdan destek olalım...Ama BDP'nin kurumsal yapısını dikkate almadan, adeta ortada bir kurum yokmuş gibi dışarıdan bireysel görevlendirmelerle ben istediğim rolü biçerim şeklindeki bir anlayışla bu süreci yürütemeyiz. BDP bu şekilde sürece katkı sunamaz. Bu konudaki kararlılığımızın iyi anlaşılması lazım" diye konuştu.
Erdoğan Türk'e bozuk
Hükümetin ürettiği yapay krizi aşma konusunda inisiyatif sahibi olduklarını söyleyen Demirtaş, BDP'nin sürekli kriz çıkaran bir pozisyonda gösterildiğini, ancak kendilerinin sürecin ilerlemesini istediklerini ifade etti. "Sürecin çökmesine binaen BDP'yi günah keçisi olarak elde tutmak istiyorlarsa buna izin vermeyiz" diyen Demirtaş, "Süreç tıkanırsa suç BDP'nin deyip sıyrılma gibi küçük bir hesap varsa bu sürecin ciddiyeti ile bağdaşmaz. Biz sürecin ilerlemesini istiyoruz. Bütün bunlara rağmen İmralı ziyareti gerçekleşmemişse bu bizden dolayı değildi. Şimdiye kadar koster bozuktu. Şimdi ise Başbakan Erdoğan bozuk. Ahmet Türk'e bozuk. O yüzden gidemiyoruz. Şimdiki bahane bu. Böyle bir bahaneyle, böyle bir anlayışla yüz yıllık bir sorun çözülebilir mi?" diye sordu. Demirtaş, hükümetin bir kez daha ciddiyetle meseleye yaklaşmasını beklediklerini belirterek, hükümetin pratiğinin halka umut vermediğini ekledi.
Korucuları Orman Bakanlığı'na aktarın
Bingöl'de bin kişinin korucu kadrosuna alınmasını da eleştiren Selahattin Demirtaş, "Madem barış olacak, madem silahları susturmaya çalışıyoruz, Bingöl gibi bir yerde niye bin kişi koruculuk kadrosuna alınıyor" dedi. Demirtaş, "Bunlar pratikte barış söyleminin hayata geçirilmediğini gösteriyor. Bu bin kadroyu Orman Bakanlığı'na devredip onları ormancı olarak alsanız. Bu mesaj barış mesajı olmaz mı" diye sordu.
Komisyon dışında konuşmadık
Anayasa yapım sürecine de değinen BDP Eşbaşkanı Demirtaş, "Bu mesele nerede konuşulursa konuşulsun, anayasada tarif edilecek. Kürt sorununda can damar anayasadır" dedi. Demirtaş, AKP ile görüşme yaptıkları iddiasına da yanıt verdi: "Biz hiçbir parti ile Uzlaşma Komiyonu dışında anayasa konusunda açık ya da kapalı asla konuşmuş değiliz." BDP ve Blok adına Uzlaşma Komisyonu'na sunulmuş anayasa tekliflerini herkesin önyargısız bir şekilde okumasını isteyen Demirtaş, sundukları tekliflerin hiçbirinin sadece Kürtlere dair olmadığını kaydetti, "Tamamı bütün Türkiye için. Kürt diline özgürlük vardır, Arap'ın, Çerkes'in diline de, Türkçe'ye de özgürlük vardır" dedi.
HDK'nin Karadeniz ziyareti
BDP Eşbaşkanı, HDK heyetinin önümüzdeki hafta Karadeniz'e gideceğini de hatırlatarak, Karadeniz halkının bu barış mesajını coşkulu bir şekilde karşılaması temennisini dile getirdi. "Türkiye'nin doğusu barışa ihtiyaç duyuyor da kuzeyi duymuyor mu?" diye soran Demirtaş, barış, özgürlük, demokrasi mesajlarının Türkiye halklarıyla buluşturulmasının, çözüm için en önemli güç olacağını söyledi.
Kadir İnanır'ı kutladı
Kadir İnanır'ın açıklamalarını da "cesurca" bulan Demirtaş, "Kendisini kutluyorum. Diğer sanatçıların da bu sürece cesur yaklaşarak destek sunmalarının önemli olduğunu belirtmek istiyorum" dedi. n ANKARA
Türkiye Suriye ile savaşta
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Hatay'ın Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yaşanan patlamanın hükümetin Suriye'de uyguladığı politakadan bağımsız ele alınamayacağını belirtti. Demirtaş, "Türkiye resmen Suriye ile savaşa girmiş değil; ama biliyoruz ki Suriye'de yaşanan çatışmaların önemli bir boyutu Türkiye üzerinden yapılıyor. Ceylanpınar'da silahlandırılmış çeteler istihbarat kontrolünde Suriye'ye giriş-çıkış yapıyorlar. Bu bilinmeyen bir şey değildir. Bölge halkı her gün bunu yaşıyor. Türkiye uzun süredir Suriye ile savaşta ama hükümet bunu ilan etmiş değil. Çıkarılan tezkere de Suriye'de var. Hatay'da yaşanan saldırı bunlardan bağımsız değerlendirilemez" dedi. Türkiye'nin Suriye'de şiddete karşı olmadığını Kürt karşıtı olduğunu belirten Demirtaş, "Bu Kürt fobisidir. Bir yandan kardeşiz dediği Kürtler orada hak elde etmesin diye ilkesiz bir politika ile Türkiye'yi adım adım Suriye bataklığına götürdüler. Erdoğan, Hatay patlamasını halen Suriye politikasının haklılığı olarak görüyor. Dünya ülkeleri Suriye'ye temkinli yaklaşırken, Türkiye bodozlama dalmıştır. Bunu yaparken amacı yeni oluşacak yönetimde söz hakkı alma isteğidir. Ama bu Türkiye'ye ağır bir fatura çıkarmıştır" diye konuştu.
14'e yükseldi
Öte yandan Cilvegözü Sınır Kapısı'nda önceki gün yaşanan patlamada ölenlerin sayısının 14'e yükseldiği açıklandı. İçişleri Bakanı Muammer Güler dün yaptığı açıklamada, saldırıyı yapanların "muhtemelen Suriyeli" olduğunu söyledi. Güler, "Ölü sayısı 14'e yükseldi. Ölenlerin 4'ü Türk. Saldırı ile ilgili 3 şüpheli tespit edildi. Saldırganların 2'si Suriye tarafına kaçtı. Biri ise Türkiye'ye giriş yaptı. Saldırganın kimliği tespit edilmeye çalışılıyor. Muhtemelen saldırganların 3'ü de Suriye uyruklu. Her şey kameralarda var. Saat 14.14'te Suriye tarafından park yerine geliyor. 14.30'da havaya uçuruluyor. Araç 23 dakika bekletildikten sonra patlatıldı. Olayın yaşandığı yer, 2 bin 400 metrekarelik, insani yardımların toplandığı, Türkiye'nin kontrolünde olan bölgeydi" dedi.