
15 yılda önemli mesafeler katedildi
Açılış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Hatice Çoban, Kürt kadınının siyasal, toplumsal anlamda gelmiş olduğu düzeye dikkat çekerek, kadınlara öncülük edenin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğuna vurgu yaptı. Çoban, Kürt kadınının yaşamın her alanda ortaya koyacağı onurlu duruşla bu değere layık olacağını söyledi. Kürt halkının yerel yönetimler alanında 15 yılı geride bıraktığını belirten Çoban, gelinen noktada, Kürt kadınının yerel yönetimler düzeyinde oldukça önemli bir mesafe kat ettiğini dile getirdi. Kürt kadınının yerel yönetimlerde öncü rolünün farkında olarak ahlaki ve politik toplumun yaratılmasının mücadelesini vereceğini dile getirdi.
Kentlerin kadın eliyle yeniden inşası
Çoban’ın ardından DBP Yerel Yönetimler Komisyonu’nun hazırlamış olduğu değerlendirme ve yerel yönetimlerde kadının rolü, misyonunu konu alan değerlendirme yazısı okundu. Kürt siyasal hareketinin eşbaşkanlık sistemini yerel yönetimlerde de pratiğe geçirmesiyle dünya siyasetinde örnek olabilecek bir atılımın öncülüğünü yaptığının belirtildiği değerlendirmede, bundan sonra da kadın eliyle kentlerin demokratik, katılımcı, kadın özgürlükçü ve ekolojik belediyecilik hassasiyetiyle yeniden inşa edileceği kaydedildi.
Kadınlar ekolojik bir dünya yaratma peşinde
Daha sonra katılımcıların değerlendirme, görüş ve önerileriyle devam eden konferansta konuşan DBP Eşbaşkan Yardımcısı Çimen Işık, Kürt siyasal hareketinin yerel yönetimlerde uyguladığı eşbaşkanlık sistemiyle dünya siyaset tarihinde bir çığır açtığını söyledi. 30 Mart seçimlerinde Kürt siyasal hareketinin kadın özgürlükçü bir paradigma yaklaşımla eşbaşkanlık sistemini yerel yönetimlerde uygulamasıyla kadının yaşamın tüm alanlarına müdahil olabilecek şansı yakaladığını söyleyen Işık, Kürt kadınının da hayatın her alanında olduğu gibi yerel yönetimler alanında da öncü rolünü layıkıyla yerine getireceğini dile getirdi. Işık “Eşbaşkanlık sistemimiz, eş başkanları meclis üyelerinden üstün tutan bir yapıya sahip değildir. Ya da erkek olan eşbaşkanı kadın olandan ya da kadın olanı erkekten üstün tutan bir hiyerarşik yapıya asla sahip değildir. Biz tabandan tavana örgütlenmeyi esas alan ve böylelikle sistemin yarattığı alışkanlıklardan tümüyle kurtulmayı hedefleyen bir siyasal örgütlenmeyiz. Kadın özgürlük ideolojisi her zaman iktidara karşı savaşırken; kadının kendisi eril zihniyetin dayattığı iktidarlaşmayı hiçbir zaman yaşamayacaktır. Kadın eril zihniyetin yarattığı 5 bin yıllık sömürgeci, imhacı dıştalayıcı zihniyeti yıkarak özgür, demokratik, ekolojik bir dünya yaratmanın endişesini taşımaktadır” diye konuştu.
Kadın örgütlendikçe toplum özgürleşme yoluna girer
Yerel Yönetimler Kadın Komisyonu üyesi Hamide Yüksel ise cins bilincinin içselleştirilerek, kadın özgürlük ideolojisinin yeni yaşamın inşasına dönüştürülmesine Kürt kadının öncülük etmesi gerektiğine vurgu yaptı. Yerel yönetimlerde eşbaşkanlık sistemi ve kadın belediye meclis üyelerinin bu kadar büyük bir nicelliğe kavuşmasıyla, kadının yaşamın her alanında kendini ifade edebilme fırsatını yakaladığına dikkat çeken Yüksel, “Toplumda Kürt kadınların üstlenmiş olduğu misyonla beraber kadın ne kadar örgütlenirse toplum o kadar örgütlenir ve özgürleşme yolunda ilerleyecektir. Eşbaşkanlık sistemine öncelikle sahip çıkması gerekenlerin kadınlardır. Yerel yönetimlerde eşbaşkanlık çatısı altında toplumun tüm alanlarını kadın hassasiyetleriyle inşa edeceğiz” ifadesinde bulundu.
Konferans, mevcut yerel yönetim pratiğinin değerlendirilmesi ve alternatifleri, demokratik komünal kadın ekonominin geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü, ekolojik yerel yönetim anlayışı, kentsel mimarinin estetik boyutu, kadına dair sosyal politikalar (yoksulluk, şiddet, eğitim, fuhuş vb), nasıl bir yerel yönetim modeli yaratılmalı gibi gündem maddeleri ile devam etti.
DİHA/WAN