Mersin’de 7 yaşındaki Ş.T “Kobanê sınırında eyleme katılıp polise taş ve molotof attığı“ ve “Polise mukavemet ettiği” gerekçesiyle gözaltına alındı. Urfa’ya hiç gitmediği halde suçlamaya maruz kalan çocuk bir gün sonra serbest bırakıldı.

Gözaltından sonra psikolojik sorunlara başlamayan çocuğun hikayesi de Kürdistan’dan zorunlu göç sonucu gelen on binlerce çocuğun yaşadığı travmaya sadece bir örnek. 

Siirtli olan Tuğrul ailesi, 90’lı yıllarda Eruh’a bağlı Kuşdalı köyüne atılan havanlarla birlikte göç etmek zorunda kaldı. 1995 yılında Mersin’e gelen aile, göçün verdiği yaşamsal sıkıntıların yanı sıra Mersin’de de sürekli devletin baskı ve zulüm politikasından da kurtulamadı. Aileden Salih Tuğrul, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esaretinden birkaç gün sonra gözaltına alınarak tutuklandı. 17 yıl boyunca kaldığı cezaevinde felç geçirdi. İHD’nin ağır hasta tutsaklar listesinde yer aldı. Eylül 2014’te tedavi görmesi için tahliye edildi. 

Tuğrul ailesi şimdi de 7 yaşındaki Ş.T. hakkında açılan soruşturmanın şokunu yaşıyor. 
Mersin Cumhuriyet Savcılığı, 7 yaşındaki Ş.T. hakkında Birecik sınırında “polise taş atmak ve molotof kokteyli atmak” ve “yasadışı gösteriye katılmak” iddiasıyla soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Ş.T. karakola çağırılıp ifadesi alındıktan sonra sevk edildiği savcılıkça serbest bırakıldı.
Ş.T.’nin babaannesi Meryem Tuğrul, torunun gözaltından beri psikolojik sorunlar yaşadığını, olayın şokunu hala atlatamadığını ve çok sessizleştiğini gözlemlediklerini söyledi. Babaanne Tuğrul, “Artık devlet elini üzerimizden çeksin” dedi. 
Ş.T. ise, arkadaşlarının kendisine, “18 yaşına gelince seni cezaevine atacaklar” dediklerini belirterek, “Cezaevine girmekten korkuyorum” dedi. 


 DİHA/MERSİN