
Kaya'nın yaşam öyküsünü anlatan ağabeyi İrfan Kaya, 1992 yılında Muş'un Malazgirt İlçesi'nin Nazê (Sırtdüzü) Köyü'nden devlet baskısı nedeniyle İstanbul'a göç etmek zorunda kaldıklarını hatırlattı. Yaşamlarının büyük bölümünü İstanbul'un Avcılar, Küçükçekmece ve Bahçelievler ilçelerinde geçirdiklerini belirten Kaya, kardeşinin sosyal ilişkilerinde sıcakkanlı olmasından dolayı herkes tarafından sevildiğini ve gençlerle yakından ilgilendiğini ifade etti.
Direnişin izinde
Ağrı İsyanı'nda yer alan dedelerinin verdiği mücadelenin kendileri için örnek olduğunu söyleyen Kaya, "Dedem hepimiz için bir kahramandı. Dedem bir dönem kaldığı Rojava'da birçok çevre tarafından tanınır, sevilirdi. Çağdaş da ben kendi halkımın bulunduğu yere, kendi dedemin mücadele ettiği yere gideceğim, ölürsem de orada ölürüm dedi ve Rojava'ya gitti" dedi.
'Zulme sessiz kalamam'
Kardeşinin yaralı arkadaşını kurtarmaya çalışırken hayatını kaybettiğini belirten Kaya, kardeşi ile yaşamını yitirmeden bir gün önce telefonla konuştuklarını söyledi. Kaya kardeşinin Rojava'daki saldırılara ilişkin kendisine ''Ben böyle bir zulüm karşısında sessiz kalacak bir vicdana sahip değilim" dediğini aktardı.
DİHA/İSTANBUL