Rojava'da 16 Ağustos'ta çetelerin Serêkaniyê'ye saldırmaları üzerine çıkan çatışmada arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken 2 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitiren YPG'li Çağdaş Kaya'nın (Hemze) yaşam öyküsü Kürt tarihinden kısa bir kesit niteliğinde. Muş'un Malazgirt İlçesi nüfusuna kayıtlı olan Kaya (27) bölgede devam eden çatışmalı süreçten ve devlet baskısından ötürü henüz 5 yaşındayken 6 kardeşi ile birlikte İstanbul'a göç etmek zorunda kaldı. İstanbul gibi bir metropolde 22 yıl boyunca yaşamını sürdüren Kaya, kimliğinden ve kültüründen taviz vermedi. Kendi deyimiyle "dedesinin yolundan" giden Kaya, 1926-1930 yılları arasında yaşanan Ağrı İsyanı'na katılan ve ardından Rojava'ya gitmek zorunda kalan dedesi "Muşlu Fesih" adıyla da bilinen "Fesihê Mihê Mîrze" gibi direnişin içinde yer almayı seçti. Saldırıların yoğunlaşmasıyla 10 ay önce Rojava'ya giden Kaya, burada yürüttüğü çalışmalar ardından 6 ay önce YPG'ye katıldı. Kaya, bu süre içinde Rojava'nın farklı kentlerinde YPG'li olarak görev yaptı.

Kaya'nın yaşam öyküsünü anlatan ağabeyi İrfan Kaya, 1992 yılında Muş'un Malazgirt İlçesi'nin Nazê (Sırtdüzü) Köyü'nden devlet baskısı nedeniyle İstanbul'a göç etmek zorunda kaldıklarını hatırlattı. Yaşamlarının büyük bölümünü İstanbul'un Avcılar, Küçükçekmece ve Bahçelievler ilçelerinde geçirdiklerini belirten Kaya, kardeşinin sosyal ilişkilerinde sıcakkanlı olmasından dolayı herkes tarafından sevildiğini ve gençlerle yakından ilgilendiğini ifade etti.

Direnişin izinde
Ağrı İsyanı'nda yer alan dedelerinin verdiği mücadelenin kendileri için örnek olduğunu söyleyen Kaya, "Dedem hepimiz için bir kahramandı. Dedem bir dönem kaldığı Rojava'da birçok çevre tarafından tanınır, sevilirdi. Çağdaş da ben kendi halkımın bulunduğu yere, kendi dedemin mücadele ettiği yere gideceğim, ölürsem de orada ölürüm dedi ve Rojava'ya gitti" dedi.

'Zulme sessiz kalamam'

Kardeşinin yaralı arkadaşını kurtarmaya çalışırken hayatını kaybettiğini belirten Kaya, kardeşi ile yaşamını yitirmeden bir gün önce telefonla konuştuklarını söyledi. Kaya kardeşinin Rojava'daki saldırılara ilişkin kendisine ''Ben böyle bir zulüm karşısında sessiz kalacak bir vicdana sahip değilim" dediğini aktardı.

DİHA/İSTANBUL